Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '12

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
438
 

İktidarın ekonomik karnesi

İktidarın ekonomik karnesi
 

pusulaharita


On yıl bir ülkenin değil ama bir iktidar partisinin hayatında uzun bir zaman dilimidir... AKP, 2002 yılında ilk başarısını, "bankaların hortumlanması", yolsuzlukların yaygınlaştığına ilişkin yakınmalar ve esnaf ile çiftçinin kapanan kepenkleri ile durma noktasına gelen belediye yatırımları üzerinden, yaratmıştı...

Yine ekonomi üzerinden okunduğunda, geride bıraktığımız iki seçimde de -açıklanması güç- bir başarımı söz konusu... Çünkü nicedir, eleştirdiği ama kendisinin derinleştirdiği, dış borç, cari açık, duraganlık, sıcak paraya dayalı, iş yaratmayan, yabancılaştırmaya yol açan özelleştirmeler ile beliren bir "ekonomik tablonun" mimarı konumunda...

2002 ile 2010 yılının verileri karşılaştırıldığında bu tablo çok açık ve çarpıcı sonuçlar içermekte:

Devlet Borçları                     149 milyar dolardan   306 milyar dolara

Özel Sektör Dış Borcu         43 milyar dolardan  190 milyar dolara

Vatandaşın Bankaya Borcu  7 milyar TL den   180 milyar TL'ye

Çiftçinin Bankaya Borcu        5 milyar TL'den    24 milyar TL'ye

İşsiz Sayısı                              2,27 milyondan    3,26 milyon kişiye

İthalat                                       68 milyar dolardan     188 milyar dolara

Dış Ticaret Açığı                    16 milyar dolardan     72 milyar dolara

Protestolu Senet Tutarı         1 milyar dolardan    6 milyar dolara

Karşılıksız Çek Sayısı            740 binden  1 milyon 900 bine

çıkmış durumdadır...

Bu karşılaştırmada 2002 ile 2010 yıllarını temel almıştır. Politikalar değişmediğine göre bu verilerdeki olumsuzlukların, aradan geçen iki yılda, yani günümüzde 2012 yılı için, daha da artması doğaldır.

O arada, DİSK araştırma merkezi daha dün yayınladığı bir raporda 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırını 3,354 TL, açlık sınırını ise 1,061 TL olarak belirmekte, her dört kişiden üçünün yoksulluk sınırının altında olduğuna dikkat çekmektedir.

Asgari ücretin nasıl korunduğu tartışmalıdır, ancak emekliler ve çalışanların refahtan pay almak bir yana gerçek gelirlerini koruyamadıkları tartışmaya gerekmeyen bir açıklıktadır; bu olgu, çarşıya, pazara, ödenemeyen kredi kartlarına yansımaktadır.

Bu iktidar döneminin mutfağa, fileye, yansıyan fiyat artış kalemlerinden bazıları şöyledir:

1 kg Kırmız et       8 TL den  35 TL'ye

12,5 Lt Tüp           14 TL'den 55 TL'ye, 

yükselmiş, o arada, Dünya'nın en pahalı benzini rekoru kırılmış, doğalgaza zam yağmıştır.

Öte yandan, iş kazalarında Avrupa birincisiyiz... Sendikal haklar gerilemekte...

Ekonomik ve Sosyal Konsey fiilen işlevsiz hale gelmiş bulunmaktadır...

Tablo, budur... Ya karne?

"Ekonomik karne" (ikmale) yani % 10 seçim barajının altında bırakacak gibiyken, en yakın rakiplerinin toplamını aşan oy alarak iktidar kalınması, gerçekten çok iyi analiz edilmeye muhtaç bir olgudur... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bendeniz bu iktidarın muhalifiyim. Bir an evvel iktidardan düşmesini istiyorum. Ekonomiye bakınca, rakamlar ne derse desin, kitlelerde çok büyük sıkıntılar yok. Yüzde 50'nin birinci sırrı orada... İkincisi, AKP merkez sağa oturdu. Aldığı oylar merkez sağın oylarıdır. Mesele, ona alternatif olabilecek bir SAĞ liderin ortaya çıkamayışıdır. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 09.12.2012 19:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 475
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster