Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '14

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1682
 

İktisat (Ekonomi) hakkında neler biliyoruz ?

İktisat (Ekonomi) hakkında neler biliyoruz ?
 

İKTİSAT HER ZAMAN BİZİM ÖNCELİĞİMİZDİR. İKTİSADI BAŞ TACI ETMELİ VE SÜREKLİ KENDİMİZİ EKONOMİK AÇIDAN GELİŞTİRMELİYİZ.


İktisat Merkantilislerle başlamıştır. Bu durum bazı iktisatçılara göre ise; bu başlangıç Adam SMITH ile başlamıştır. İktisat; bir yaklaşım olarak ortaya çıkması 15. yy. denk gelir. Bu dönemde Merkantilizm vardı. Ancak ekonomi ilk çağlarda bile bir insanın avladığı hayvanların fazlasını başkasına verip yerine başka bir şey alması da bir ekonomik ilişkidir. İktisat; Sosyal bilim dalıdır. Asıl dayanağı insan, toplum ve davranış şekilleridir. İktisadın ölçülebilirliği üzerine Ekonometri doğmuştur. İktisat diğer bilim dalları gibi hipotez, teori ve yasalar içerir. Ancak bu durumlar iktisatta farklılık gösterebilir.

İktisatta dinamizm vardır. İktisat veya ekonomi insanların yaşam için verdiği mücadeleleri içerir. Yani geçinebilmek için ne tür bir kaynaktan faydalanmaları veya gelir sağlayıcı bir takım girişimler iktisadın konusunu oluşturmaktır. İktisat veya ekonomide devletinde rolü olmakla birlikte, bazı iktisatçılar bu duruma karşı çıkmış ve devletin ekonomiden elini eteğini çekmesini istemişlerdir. Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler sözü iktisatta meşhurdur. Ama günümüzde devletin ekonomideki rolü gerçekten çok etkin gözükmektedir. Çünkü Ekonomide; belirli bir Maliye Politikası uygulanması gereklidir. Bu gereklilik nedeniyle; Devletin ekonomi üzerinde her zaman yetki ve sorumluluğu olagelmiştir. Ekonomide önemli bir etkin kurumda Merkez Bankasıdır. Merkez bankası özellikle Para Politikası yönünden etkinliğini sürekli göstermektedir. Ülkemizde Merkez Bankasının konumu ise bağımsız  olarak gözükmektedir. Yani Merkez Bankası ekonomiyi etkileyen önemli kararlarını kendi özgür iradesi ile almaktadır. Bu kararlar ekonomi üzerinde çok etkili olmaktadır. Ayrıca ülkedeki siyasi atmosferde ekonominin gidişatını etkileyen önemli faktörlerdendir. Bu nedenle ülkenin siyasi ve ekonomik yönünün çeşitli spekülasyonlardan özellikle ama özellikle uzak tutulması gereklidir. Buna siyasi veya ekonomi erklerinin özellikle dikkat etmeleri ülke açısından önem arzetmektedir.

Ekonomi veya iktisat her zaman uygulama gerektirir. İktisat veya ekonomi gerçekten insanlar için çok önemli bir  bilimdir.  Her topluluk ve insan için temel bir bilim alanıdır. Temelden en üst  noktaya kadar geliştirilmesi ve yenilenmesi gereken önemli bir alandır. İktisadın kendine göre çok değişik alanları mevcuttur.  İktisat tarihi, bu anlamda önem arz etmektedir.  İktisat biliminde çok önemli olaylar da mevcuttur. Örneğin; 1929 büyük ekonomik durgunluk veya bunalım özellikle iktisat tarihine çok önemli bir damga vurmuştur.  Bu durgunluk öncesinde; etkili olan yaklaşım, meşhur klasik iktisat akımı olmakla beraber, Büyük Bunalım sonucu önemini kaybetmiştir.  Yerini ise; Keynesyen akıma bırakmıştır.  Bu akımın öncüsü tabii ki John Meynard Keynesyendir. Keynesyen akımın etkisi çok uzun sürmüştür. Bu  ve buna benzer bir çok akım olmakla birlikte akımların kendilerine has özellikleri mevcuttur. Bu görüşlerin ışığında iktisatçılar hareket etmeye çalışmıştır. Bugün ve bugünden sonrada  daha bir çok akım ortaya çıkacaktır. Önemli olan nokta veya amaç  İktisadın en yüksek seviyeye  çıkarılması, yani ekonomiden maksimum fayda sağlamaya çalışmaktır.  Bu amaç için, bir çok iktisatçı veya ekonomist zaman içerisinde gerçekten çok büyük işler başarmışlardır. Bu başarılı durumlar örnekleri ile bizlere yol göstermektedir. Zamanla toplumda bu başarıları hissedecek seviyeye gelecektir. En büyük temenni de toplumun iktsadi ve ekonomik yönden en zirve noktaya gelmesidir.

İktisat denince aklımıza gelmesi gereken en önemli terimler arz ve talepdir. Bu arz ve talep iktisadi görüşlerde farklılık veya değişim gösterebilir. İktisat bilimini incelerken en çok dikkatimizi çeken konuların başında ilk olarak Mikroiktisat gelmektedir. İkinci konu ise  Makroiktisattır.

Öncelikle Mikroiktisadı ele aldığımız zaman Mikroiktisat demek ekonominin mikro yönünü ele alan iktisattır. Mikroiktisat; tekil hane ve firmanın karar süreci ile bunların piyasalarda karşılıklı bağlantılarını inceler. Mikroiktisat, birey ve firmanın rasyonellik varsayımına uyduğu takdirde fayda ve kârı nasıl maksimize edeceğini açıklar. Kelime anlamı Yunanca da küçük demektir. Mikro, tüketim, tasarruf, yatırım gibi makro değişkenlerin parçalara ayrılıp incelenmesini ifade eder. Mikroekonomide iktisatçılar tek bir fiyat üzerinde incelemede bulunurlar. Mikro ekonominin temel konuları tüketici ve firma davranışlarıdır. Bunun yanında tüketici bireysel ekonomik kararların oluşturulması, kaynak dağılımı, fiyatlar, üretim ve gelir dağılımının belirlenmesi de bu konular arasındadır. 

Makroiktisat ise; Milli gelir, İstihdam, Genel fiyat düzeyi, Para, Bankacılık Sistemi, İhracat, İthalat, Döviz Kuru, Enflasyon ve Büyüme gibi makro kavramları analiz eden iktisat bilimidir. Makroiktisat çok sayıda hane, firma ve piyasayı eşanlı etkileyen ekonominin tümüne ait gelişmeleri inceler. Makro, Yunanca'da büyük anlamına gelir. Kısacası; Makroiktisat ekonominin tamamını inceler. Makroiktisadın çıkış noktası; ekonominin tamamı açısından, harcama ve gelir akımlarının incelenmesidir. Ekonomiyi iki ana kısımda incelemek bize, her zaman basitlik sağlayacaktır. Bunlar üreticiler ve tüketicilerdir. Makroekonomide iktisatçılar genel fiyat düzeyi üzerinde özellikle dururlar.

Sonuç olarak; İktisadı her insan kendisi için özel bir alan olarak görmeli ve bu bilim üzerine kendini geliştirmelidir. Her türlü ekonomik ve bilim üzerine yazılan makale ve dergileri sürekli takip etmelidir. Ekonomi ve bilim üzerine yapılan ulusal ve Uluslararası konferansları kaçırmamaya çalışmalıdır. Elinden geldiği kadar bilinçli bir birey olmaya gayret göstermelidir. İktisadi veya ekonomik terimlerin ne anlama geldiğini de öğrenmeye gayret etmeli ve ekonomi üzerine yayın yapan Televizyon kanallarını izlemeye sürekli devam etmelidir. Her alanda kendini geliştirmeye gayret  etmeli ve geliri ile gideri arasında dengeyi nasıl sağlayacağını, çok daha iyi öğrenmeye çalışmalıdır. Hayatına bütçe kavramını sokmalı ve bu alanda kendini geliştirmeye her zaman  çalışmalıdır.

HEDEF! İKTİSADİ BİR ŞEKİLDE YAŞAYABİLMEK OLMALIDIR.... 
   
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 94
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1530
Kayıt tarihi
: 20.06.14
 
 

Üniversite, Kamu Yönetimi, Yerel Yönetimler, Çalışan, İyi bir kariyer sahibi olmak, Kitap okuma, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster