Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '10

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
2181
 

İktisat teorileri işe yaramıyor

İktisat teorileri işe yaramıyor
 

Ekonomi Bilimi Tartıyor


Ekonomi Biliminin çok önemli bir bilim olduğu konusunda zannımca herkes hemfikirdir. Ben ise aynı fikirde değilim. Oysa, naçizane dört yıl İktisat okudum: Macro İktisat, Micro İktisat ve Uluslararası İktisat. Ve de 25 yıl maliye ve bankacılık alanında çalıştım. Buna rağmen İktisat İlminin uygulamada yararlı ve etkin olduğuna inanmıyorum. Yani bana göre önemli değildir ekonomi bilimi. Belki de bu kendini inkar anlamına gelebilir. Ama ben inkar etmiyorum Gerçeği söylüyorum.

Bu değerlendirmeme karşı sorulabilir: Adam Smith, David Ricardo, Keynes, Friedman, Marx, A.Marshall, L.Walras'lar kimdir? Bütün Dünya bu kişileri Bilim Adamı olarak değerlendirirken, sen inkar mı ediyorsun diye? Hayır bunları inkar etmiyorum. Bunların hepsi ve hatta ismini saymadığım Sadun Aren, Besim Üstünel, Sabri Ülgener. Kemal Derviş gibi Türk bilim adamları dahil ismini sayamadığım yüzlercesi çok değerli bilim adamlarıdır. Ancak ortada görünen çok büyük bir açmaz var.

Bu açmaz nedir?

İktisat tarihine bakın yüzlerce teori ve sistem var. Her düşünür bunları büyük bir hassasiyetle savunmuşlardır. Bunda ne var diyeceksiniz. Bakınız hepsi aynı konuda yani, emek, üretim, kıt mal, işçilik, rant, yatırım üzerine sistem üretmişler ve birbirlerini reddetmişlerdir.( Belki bazıları birbirlerİne ilavelerde bulunmuşlardır.)

Diğer bilim ve ilim dallarına bakalım. Yüzlerce bilim ve ilim adamı var. Örneğin fizik dalında suyun kaynama derecesine veya arşimed kanununa itiraz eden varmı? Biologlar arasında Mendel Kanununa karşı çıkan var mıdır? İzafiyet teorisine karşı çıkan var mı? Her ilim adamı yeni bir kuram bulmuş ama bir öncekini inkar etmemiştir. Ancak bilgi ve bulgu katkıları olmuştur.

İktisat alanına bakalım. Keynes gelmiş, Adam Smith'in ekonomik sistemini reddetmiş, Marx gelmiş Keynes'i reddetmiştir.Belki de Friedman hepsini reddetmiştir. Böyle Bilim olur mu? Liberalizm mi, neo-liberaliz mi, kapitaliz mi, marxizim mi, keyneziyen görüş mü, yeni ekonomik açılımlar mı, hangisi doğrudur?

Sanatta ve edebiyatta da bir çok akımlar vardır. Realizm, sürrealizm, kübizm, sembolizm vs. bunların hiçbiri birbirini reddetmez. Evet bunlar ilim veya bilim değil ama bütünüyle mantıklı bir yapıya sahipler. Ekonomi Bilimi bana öyle gelmiyor.

Bakınız 1929 yılından itibaren belki onlarca ekonomik kriz olmuştur. En son da, halen yaşadığımız ekonomik kriz var. Bu kadar çok bilimsel ekonomik sistemler ve ekonomi uzmanları , yüzlerce krizi önceden tespit edip önleyemiyorlar.

Önlemelerinden vazgeçtim, aşağı yukarı iki senedir 2008 krizi devam ediyor. Neden kısa zamanda kriz ortadan kaldırılamadı? Hatta bu global krizin önlenip önlenemediği konusunda net bir şey söyleyemiyorlar. Nerede müthiş uzmanlar, profesörler, şanı dünyaya yayılmış üniversiteler, para fonu uzmanları, merkez bankası uzmanları, planlama teşkilatları?

Bırakın her şeyi, Global Krizin nedenleri hakkında hemfikir değiller ki, krize çözüm getirsinler. Nerede kaldı o muhteşem görüşler, sistemler, statik analizler, dinamik analizler, yöntemsel bireycilik, eksiksiz rekabet ve genel denge, para miktarı, emisyon, tasarruf paradoksu gibi yüzlerce terim ve açıklamalar?

Ekomimiz sıkıntıdaydı. Kemal Derviş ekonominin başına getirildi. Göya ekonomi düzeldi. oysa yeniden İşsizlik arttı, yatırımlar geriledi, tarımsal alanda neticeler çok kötü, yüzlerce işyeri kapandı, Kobiler aldıkları kredileri geri ödiyemiyorlar, refah seviyemiz düştü.( Bir tek Bankalarımızın durumu iyi.) Tedavi edilen ekonomi bu kadar kısa zamanda tekrar hastalanır mı? Nerde kaldı alınan ekonomik tedbirler ve kurulan yeni sistem? Bence bunların hepsi safsata.

Ekomomi veya ekonomist denilir ve akarsular durur. Ekonomi çok karmaşık bir ilim olarak gösterilir. Yüzlerce faktör ekonomiyi etkiler derler. Ekonomiye baktığımızda üç dört tane ana faktör vardır bana göre:

-Tasarruf ve kaynak

Emek ve Üretim

-Yatırım ve

-Tüketim

Tasarruf eğilimi, rant, para, emisyon, vergi, ithalat, ihracat gibi vesair faktörler yukardaki ana faktörlerin türevleridir.. Anlıyamadığım husus bu belli faktörler üzerine yüzlerce binlerce kitap ve makale yazılacağına, , gerçekten iyi üniversitelerden mezun uzmanların bilgilerini ve görüşlerini birleştirip tek veya birkaç model ortya koymaları mantıklı olmaz mı? Binlerce terimin ve sayfanın içinde boğulmanın ne anlamı var?

Ülkemize baktığımızda da aynı şeyi görüyoruz. Devlet Planlama Teşkilatımız var, TÜİK var, Merkez Bankamız var, bu kurumlarda çalışan gerçekten çok yetenekli uzmanlar var, fakültelerimiz ve ekonomi profesörlerimiz var, ama ekonomimiz bir türlü rayına girmiyor. Çünkü hastalık var ama tedavi edecek çok sayıda sistem var, bol bol ekonomik teknikler var. Doktorlar hangi sistemi uygulayacaklarını bilmiyorlar.

Çünkü Ekonomi Bilimi ekonomileri tedavi etmiyor.

Belki beni haklı bulmayabiirsiniz. Ne var ki ben böyle düşünüyorum.

Saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayin Cetingoz, goruslerinize katiliyorum. Ozellikle Ayse Bugra'nin "Iktisat ve Insan" kitabini okuduktan sonra iktisadin bilim olarak kabul edilmesi ile ilgili kuskular dogdu icimde. Eksik olan seylerden biri, bence, bize okullarda bilim olarak tanitilmasi sirasinda insan unsurunun "sadece karlilik dusunen" bir robot gibi gosterilmesi ve unlu teorilerin bunun uzerine kurulmasidir. Ekonomi teorilerinin uretilmesinde kulturlerin ve insan psikolojisinin ele alinmamis olmasinin buyuk eksiklik olduguna inaniyorum. Saygilarimla

ayse km 
 14.07.2010 12:15
Cevap :
Fikrime katıldığınız için teşekkür ederim.Yavaş yavaş iktisat biliminin çökmeye başladığını görünce bilim adamları insan psikolijisine daha çok önem verecekler. Bir de benim üzerinde durmak istediğim, bir tez ortaya atıyorlar, zamanla bir iktisat ekolü oluşuyr ve tek doğru bu ekolün görüşüdür diye lanse ediyorlar. Oysa iktisatta tek doğru olmadığı kesin. Hatta doğrular var da denemez. Çok ince analiz yapmak gerekiyor. Esenlikler dilerim.  14.07.2010 14:30
 

Merhaba, Milliyet Bloglarında ekonomi konularındaki yazılara göz atarken rastladım yazınıza. Size değerli iktisatçılarımızdan Prof.Dr.Osman Altuğ hocanın videolarını derlediğim linkteki videoları izlemenizi öneririm.Çözümleri tek tek önermektedir Osman Hoca.. www.youtube.com/view_play_list?p=007DAAAFC1F765F3 iyi çalışmalar

Kemal Durukan 
 10.05.2010 18:26
Cevap :
Katkılarınız için teşekkür ederim.Hoşca kalın.  11.05.2010 14:29
 

Öncelikle yazınızdan dolayı tebrik ederim. Ekonomi alanındaki yazıların kalitesini yükselten ve "haber" değil, "değerlendirme" içeren güzel bir yazı. ben de bir iktisat mezunu olarak birkaç şey söylemek istiyorum. bizim iktisat diplomasında "bachelor of arts" -yani sanat lisansı-, işletme diplomasında ise "bachelor of science" -yani bilim lisansı- yazar, varın gerisini siz düşünün iktisat bilim mi, değil mi... iktisat çok bilinmeyenli ve çok değişkenli bir ortamı sadece birkaç parametreyle ölçmeye çalışan bir bilim. dediğiniz gibi de hiç başarılı olamıyor bu yüzden. bütün ekonomi okuyanların bildiği gibi şöyle bir varsayım vardır: "insan rasyonel davranır", acaba gerçekten öyle mi? Bir çevrenize bakın! İnsan davranışları bile tahmin edilemeden iktisadı fizik gibi elle tutulur bir bilim haline getirmek çok zor. saygılarımla

GökhanKaya 
 10.05.2010 15:52
Cevap :
Yorumunuz çok enteresan. Sanat lisansı ifadesini ilk defa duyuyorum. İktisat mezunu tanıdıklarım oldu. Ancak kimse bu son derece önemli ve ilginç değerlendirmeden söz etmediler.Ayrıca sizin fakültenin iktisat kitaplarından zamanında çok yararlanmıştık.Özellikle Sabri Ülgener,Gülten Yazgan ve adını yanlış hatırlamıyorsam Sencer Divitçioğlu (Mikro İktisat Kitabı/ Çok iyi yazılmış bir kitaptı).Art kelimesi oldukça hatalı bence.O kadar da değil.Sevgi ve saygılarımla.  10.05.2010 19:33
 

Sürekli tümdengeliyorsun ve sonuçlar üzerinden Okonomi bilimini yorumlamışsın. O beğenmediğin ekonomi bilimcileri dünyadaki çok sisteme önayak olmuşlardır. Kesin çözüm diye birşey yoktur bilimde. Bu mantıkla tı biliminin kesin çözümü ölümsüzlüktür. İktisadın ki de sorunsuz herkesin mutlu olduğu bir ekonomik düzen.. Ve emin ol herşey iktisat mantığında yürüyor. Sevgiler

Ayhan ÖZTÜRK 
 09.05.2010 22:58
Cevap :
Bilimde kesin sonuç vardır, ama deney yoktur.O zaman örneğin Freud'un veya Durkheim'ın görüşleri hatalıdır demek gerekir.Bunu diyemiyoruz. Belki yüzde yüz determinzm yoktur ama yanılgı da çok azdır. Oysa İktisat sistemlerinin pratikte çok başarısız olduğu görüşündeyim.Saygılarımla.  10.05.2010 19:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 450
Toplam yorum
: 2187
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 990
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster