Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '14

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1119
 

İlahi Komedya- Dante'nin Gözünden Ölüm Sonrası Yaşam

İlahi Komedya- Dante'nin Gözünden Ölüm Sonrası Yaşam
 

"Her karanlık kendini sonlandıracak aydınlığın  tohumlarını içinde taşır."
Dante           

14. yüzyılda yazılmış bir başyapıt, dünya edebiyatının en uzun, tam 14 bin 233 dizeden oluşan şiirsel eseri İlahi Komedya... Dante'nin  bu eserini bir kaç gün içinde yazıp bitirişi bizde Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılma sürecine rastlıyor. İlahi Komedya'nın bir özelliği de Avrupa'da bilim sanat dili Latince iken Dante'nin "İlahi Komedya"yı kendi dilinde-İtalyanca- yazmasıydı. Yani İlahi Komedya Avrupa'da ulusal dile geçişin ilk adımı oluyor durumda.  Ardındansa rönesans ve reform hareketleri geliyor bilindiği üzre...

İlahi Komedya'da Dante bir yanıyla dönemin politik olaylarına göndermeler yaparken diğer yanıyla da öldükten sonraki hayatta cehennem, araf ve cennetten geçişleri anlatır. Bir hafta süren bu yolculukta, cennete varıncaya dek Romalı Şair Verileus, yol arkadaşlığı eder ona.  Cennete varış önemli ve heyecan vericidir Dante için. Çünkü; orada hayallerinin kadını Beatrice kavuşacak ve ondan sonra da onunla birlikte devam edecektir yolculuğuna.

Daha sonra cehennem bölümü gelir. Tam dokuz katmandır Dante'nin cehennemi ve bu katmanlar işlenen suçların ağırlığına göre bölümlere ayrılmıştır. Burada en önemsiz günah dinsizlik iken, en ağırı kendisine iyilik yapan birine sadakatsizliktir. Hemen bir soru geliyor şimdi aklıma; peki bana g nedir en hafif ve en ağır günah? Zor bir soru tabi  epeyce  düşünmek gerek ... ama her insan da en az bir kez sormuştur herhalde bu soruyu kendine. Benim ilk merhametsizlik geliyor aklıma... en ağır suç... acımasızlık... fesatlık... fırsatçılık... En hafifi de belki, küçük mutluluklar ya da iyilik için, kalp kırmamak için söylenen yalanlar, küçük yalanlar...Anladınız tabi sevgili okuyucu, şimdi size de sormak isteyeceğim aynı soruyu...Peki sizin için nedir en büyük ve en hafif günah?

Söylemem gereken bir şey daha var ki, İlahi Komedya'da Dante'nin beni en çok etkileyen niteliklerinden birisi de farklı dinlerden olan insanlara karşı hoşgörülü tutumu...

Aslında bir suskudur her gidişin sonrası... İnsan bir açıklama, anlam ve bir avuntu arar un ufak oluşuna. Onu bir de Dante'nin gözünden düşünmek ve hissetmek çölün içinde ormanları aramak gibi bir şeydi benim için.

Çaykovski'ye de esin vermiş İlahi Komedya'nın  Cehennem bölümü... Hem  İlahi Komedya'dan  hem de Gustave Dore'nin bu bölümle ilgili resimlerinden çok etkilenerek bestelemiş " Dante'den Esinli Senfonik Fantazi  "Francesca da Rimini" Op.32"yi. Aslında burada eseri de paylaşmayı ne çok isterdim şimdi fakat şu lanet You Tube engeli hala sürüyor ne yazık ki...(Dante bunu bilseydi insanların özgürlüklerini kısıtlayan diktatörler için de bir katman eklerdi herhalde Cehennem'ine:))) Şimdi bu yüzden  eserin Çaykovski'ye esin veren bölümüne ilişkin hikayeyi özetlemekle yetineceğim yalnıca:

DANTE'DEN ESİNLİ SENFONİK FANTAZİ "FRANCESCA da RİMİNİ Op.32
1276 yılı... Ravenna beyi Fulenta'nın kızı Francesca çirkin ve topal Gianciotto Malatesta ile evlendirilir. Ancak daha sonra onun yakışıklı kardeşi Paolo'ya aşık olur. Günün birinde iki sevgiliyi suç üstü yakalayan Gianciotto ikisini de öldürür. Sevgililer cehennemin "Şehvet Düşkünleri" katına alınırlar ve orada ölümlü hayatlarında aşk denilen tutku kasırgasına nasıl kapılmışlarsa, aynen onun gibi hiç durmayan, gücünü bir an bile kaybetmeyen cehennem kasırgasına tutulmuş oradan oraya savrulmakta ve bir anlık duraklamanın özlemi içinde yanmaktadırlar. Dante onlarla konuşmak isteyince Tanrı yalnızca bu iki ruhu cehennem kasırgasının etkisinden dışarı çıkartır. İki sevgili aynı anda öldürüldükleri için, işledikleri günahtan pişmanlık duysalarda  Tanrı'dan af dileyecek zamanı bulamamışlardır; bu nedenle içleri sızlar. Görüşmeleri sırasında Dante onlara aşkalrını nasıl başladığını sorar. Francesca Lancelot'un aşkın tuzağına nasıl düştüğünü birlikte okurken renklerin solduğunu, dudaklarının kenetlendiğini ve o anda öldürüldüklerini anlatınca Dante, duyduğu acının etkisiyle bayılıp kalır. Cansızlaşmış gibi oracıkta yığılıp kalır...

Çaykovski, eserinde bu tabloyu yansıtır...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dantenin yaşamı siyasi düşüncelerinden ötürü sürgünlerle doludur.Yaşadığı çağa tanıklık etmiştir ve onları işlemiştir.İlk kez sekiş yaşında görüp çocukca duygularla hoşlandığı Beatrice evgisini hep yüreğinde taşımış,ikinci karşılaşmasındada aşık olmuştur.onsekizli yaşlarda bu tutkunun esiri olmuştur.Ancak Beatrice başkasıyla evlenmiş evlendikten iki yıl sonrarada ölmüştür.Dante karşılıksızda olsa büyük aşkla sevdiği Batrica'nın ölümüyle yıkılmış. Acıların en büyüğünü yaşamıştır.Daha sonraki yıllarda evlenmiş iki çocuğu olmasına rağmen mutlu olmamış,evliliği sorunlarla gecmiştir.Bütün bu iç çalkantıları Dante yi dine yöneltmiş Tanrıdan çözümler ummuşturr.Batrice kavuşma umudunu"Vuslatı" öbür dünyada umuştur."İlahi koedyayı" bu duygularla yazmıştır."Malesef her karanlık kendini sonladıracak aydınlığı içinde taşımamış" öbür dünyaya havale etmiştir. Günümüzde böyle aşklara raslanmaktadır."Büyük Vuslatı öbür dünyada gerecekleştirmeyi bekleyenlere". Bence en büyük günah duygusuzluktur...

umut KIRMIZI 
 17.04.2014 16:38
 

Çok çarpıcı bir vurgu: "Her karanlık kendini sonlandıracak karanlığın tohumlarını içinde taşır". Diyalektiğin "tez-antitez-sentez" yasasının karanlık için 14. YY'daki ifadesi sanki. Tabi, karanlık varsa aydınlık da var demektir. Bu "her karanlık kendini sonlandıracak aydınlığın tohumlarını içinde taşımaz" anlamına gelmez umarım. Yine de Dante'nin pek iyimser olmadığı ortada. İçinde bulunduğumuz duruma bakılınca ben de aynı duyguları taşıyorum. Keşke, her karanlık kendini sonlandıracak karanlığın ve aydınlığın tohumlarını içinde birlikte taşır" diyebilseydik. Sorunuza gelince; Berkin'in öldürülmesi üzerine yaşananlar vesilesiyle yazdığım blogda bunu düşünüp cevabı ilahi açıdan sorgulamıştım. Sanırım "kibir" en büyük günah olmaya benim de en güçlü adayım. Selamlar.

Hakan Kildokum 
 10.04.2014 10:33
Cevap :
Teşekkür ederim güzel yorumunuz için...selamlar...sevgiler...  10.04.2014 19:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 435
Kayıt tarihi
: 02.11.09
 
 

Edebiyat, sinema, tiyatro ve müzik başlıca ilgi alanlarım. Gezmeyi, okumayı, yazmayı, düşünmeyi v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster