Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1390
 

İlber Ortaylı: Özerklik tehlikelidir

İlber Ortaylı: Özerklik tehlikelidir
 

Tarihçi Prof. Dr. İlber ORTAYLI 21 Mayıs 1947 (Bregenz, Avusturya)


Bugün AKP iktidarınca belli çevreler yanında özellikle ABD, AB ve M. Barzani'nin Büyük Kürdistan düşü bağlamında içine düşülen Açılım-Savaş-Barış-Çözülme ve Demokratikleşme gibi zorlama çıkışları sağlıklı bir biçimde yorumlayabilmek için Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı diyor ki:

'Bugünlerde Kürtçe seçmeli ders olursa ana dilde eğitim yasal zeminde meşruluk kazanmaya çalıştırılıp Kürtçe kanallar açılırken. Abdulhamit Han Arnavutça hutbe okunmasını yasaklamıştır. Türkçe okunmasını emretmiştir. Bu devlet bölücülüğüne girer ve devletinizin parçalanmasına ve yıkılmasına yol açar.

Bugünlerde Kürtçe seçmeli ders olursa ana dilde eğitim yasal zeminde meşruluk kazanmaya çalıştırılıp Kürtçe kanallar açılırken. Abdulhamit han Arnavutça hutbe okunmasını yasaklamıştır. Türkçe okunmasını emretmiştir. Bu devlet bölücülüğüne girer ve devletinizin parçalanmasına ve yıkılmasına yol açar. En basitinden bu açılım işinden önce şehir merkezlerinde molotof atıp canlı canlı insan yakmalar ve sokak çatışmaları görülmüyordu. Eğer bu iş anayasa hakları çerçevesinde yeni haklar vermeye kadar giderse ülkenin hızlı bir şekilde bölünmesine gider.

Bu özerklik ve açılım safsatasıyla Osmanlı gibi Türkiye Cumhuriyeti de yıkılma tehlikesiyle karşı karışya. Bu Açılım işini başlatanlar en büyük Vatan Hainleridir. 20 yıl sonra ders kitaplarında Vatan Haini olarak okutulacaklardır. Bu sözde açılım ve özeklikler tıpkı Osmanlının güçsüz döneminde Rusya 'nın zorlamasıyla verilmişti. Şimdi ise Amerikan ve Bop Emparyalizminin Türkiye 'ye dayattığı bir zorlamadır.

Osmanlı tarihinde 1812 'de Sırbistan ilk defa bir azınlık bazı imtiyazlar elde etti.
1820’de Eflak’ta çıkan Yunan isyanı sürerken İngiltere, Fransa ve Rusya Osmanlı Devletinden Yunanistan’ın özerk bir prenslik haline getirilmesini istediler. Osmanlı Devleti bunu iç işlerine karışma kabul ederek,geri çevirdi. Bunun üzerine İngiliz, Fransız ve Rus gemilerinden oluşan donanma, Navarin’de Osmanlı ve Mısır donanmalarını yaktılar(1827)

• Yunanistan’a tam bağımsızlık verildi.

• Eflak ve Boğdan’a imtiyaz verildi.

• Sırbistan’ın özerklik hakları genişletildi.

Bununla yetinmeyen Sırplar tam bağımsızlık isteğinde bulundular.Bunun üzerine üzerlerine bir ordu gönderilerek Belgrat alındı (1813).

1815’te Sırplar tekrar ayaklandılar Rusların karışmasını istemeyen Osmanlı Devleti Sırplara bazı haklar daha tanıdı.

Zaman içerisinde gelişen olaylar karşısında Osmanlı Devleti 1829 Edirne Antlaşmasıyla Özerklik verdi.1878 Berlin Antlaşmasıyla Sırbistan tam bağımsızlığını kazandı.

Navarin baskınından sonra ortaya çıkan karışıklıktan yararlanmak isteyen Ruslar Osmanlıya savaş açtılar. Ruslar karşısında başarılı olamayan Osmanlı Devleti Edirne Antlaşmasını imzalayarak Yunanistan’a bağımsızlık vermek zorunda kaldı (1829)...' (Bu bilgiler Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın Ağustos 2011'deki konuşmasından alıntıdır.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kusura bakmayın ama yorum yazmadan edemedim, daha doğrusu çok merak ettiğim iki nokta var, sizin düşüncenizde olan insanlar ne zaman ana dilde eğitim konusu açılsa, hemen Osmanlıya dönüp yok şunun bunun etkisi ile Sırplara muhtariyet verilmiş, Yunanlılara şu verilmiş Arnavutlara özerklik tanınmış, vesaire nedenlerle Osmanlı yıkılmış. Benim merak ettiğim 1. nokta siz bu bahsedilen ayrıcalıklar tanınmamış olsa Osmanlının yine de günümüze kadar aynı topraklar üzerinde hakimiyet kurabileceğini mi düşünüyorsunuz? Yani iki dünya savaşından zaferle çıkmış o dönem üzerinde güneş batmayan İngiltere işgal ettiği topraklardan çekilirken ve keza Fransa 1 milyondan fazla insan öldürmesine rağmen Cezayir'den, Amerika Vietnam'dan aynı şekilde, SSCB dağılırken, sizce Sırp, Yunan ve bilumum Osmanlı tebaası her sabah 'Ne mutlu Türküm diyene' diyerekten mutlu bir şekilde Osmanlı sınırları içinde yaşayacak mıydı? İkincisi diyelim ki Kürdüm ve kültürümü evlatlarıma aktarmak istiyorum,ne yapmalıyım?

Mehmet Duman 
 17.10.2013 13:36
Cevap :
Sayın Duman tarihi yorumlamak konusundaki kendinizce başarınızı kutlarım.Bu konuları burada bir kaç cümle ile yazmak yetmez.Milliyet Blog yazarı olmadığınıza göre,'Hariçten gazel okumak'içerikli bu çabanıza cevap vermek istesem de sorunların içerisinde anlayamadığınız'arkadan adan vurmaya dayalı'terör saldırıları yanında OsmanlıDevletinin Rusya ile birlikte Batılı çoğu devletler tarafından din-mezhep-toplumsal haklar ve azınlık hakları ile özerk yönetim hakları kapsamındaki siyasi baskıları ile terör olaylarını ve cephe savaşlarını görmezden geldiğiniz çok açık olduğundan;on binlerce şehitlerin varlığını da göz önüne alarak önce bu konuları düşünmenizi dilerim.Bir de benim yazılarım içerisinde;terör,toprak ağalığı, feodalite,Kürtler,Kürtçe,Türkler,BDP,PKK,KCK,Ziya Gökalp,Musa Anter,Yavuz S.Selim,ABD,AB,BOP gibi kavramlar bulunan yazılarımı okumanızı salıkveririm.Kaldıki Türkler bu topraklları kimseyi arkadan vurmadan kahramanlıkları ve adaletli yönetimleri ile kazanmışlardır.Oldu mu?  23.11.2013 16:51
 

İlber Ortaylıyla da sizinle de çok farklı düşünüyorum efendim.Buyurun Türklüğü birlikte yüceltelim. Ağrı Dağının adını Tanrı dağı olarak değiştirelim. Her yıl Ergenekon'dan çıkış temsili destanını bayram olarak gerçekleştirelim. Paramıza bozkurt resmini koyalım.Hiç itirazım olmaz. Ama şu bölünme masalı beni deli ediyor. İnsanlarımın özgürlük ve barış içinde yaşaması milletin bütünlüğünden daha önemli. Osmanlının toprakları zaten kendisinin değildi ki zorla almıştı. Ama Anadolu bizim vatanımız.Yani Kurtuluş savaşı mantıklı Ridaniye savaşı gereksiz.

Kerim Korkut 
 16.10.2013 12:47
Cevap :
Kerim Bey neden olmasın!Düşünce özgürdür.Ancak bir de şu var ki her oluşumu kendi koşulları içerisinde yorumlamak zorundayız. Yoksa onların açıklanmaları bugünün kavramları yanında suçlayıcı da olsa söz konusu olayların etkilerine de bağlıolarak toplumların değişmezi olan 'değişim' adlı sarmalı nasıl anlayabiliriz,değil mi?Kaldı ki Osmanlılar Batı'daki değişimi yakalayamamak yanında özellikle Doğu'da fetihlereçıkmamak gibi açmazları onların direncini kırmıştır.Osmanlı'nın toplumsal,hukuki ve ekonomik çözümlemeler konularındaki açmazlarını da taşıyan kimi zoraki değişim çabaları ne yazık ki toplumu,üretimi,ticareti,eğitimi,mülkiyeti,teknolojik ilerlemeyi,kültürveuygarlık değerlerini daha güçlü bir yapılanmaya taşıyamamıştır.Osmanlılar Koçi Bey, NamıkKemal,A.C.Paşa,Ziya Gökalp ilePrens Sabahattin gibi değerlerini görmezden gelerek sorunlarını kendinden menkul bazı sultanlar ile sadrazamların, kaba deyişle 'elçabukluğu marifet' yollarına takılmıştır.TC Batıyı yakalamak için bir devrimdir.  22.10.2013 22:18
 

Evet, Balkanlarda aynen böyle oldu..Önce özerklik sonra bağımsızlık..Böyle giderse güney doğuda da aynısı olacak..Sonra buna sebeb olanlar oturup kına yakarlar...

mustafa semih arıcı 
 11.10.2013 22:29
Cevap :
Ya sabır Mustafa kardeş.Atalarımızın 'tarihin tekerrürü' dedikleri olay bu olsa gerek.Bu konuları yaşadığı yıllarda Balkanlar'daki ayrılıkçı ve çatışmacı olaylar çerçevesinde gören büyük şairimiz Mehmet Akif ERSOY ne güzel anlatmıştır biliyoruz: 'Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? ‘Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?' Onun bu yorum kapsamında düşünecek olursak TerörSorununun ya da Batı güdümünde 1700'lerden beri geliştirilen 'bir millet yaratmak' siyaseti kapsamında Kürtlerin terör saldırıları destekli sözde temsilcileri şimdi Güneydoğumuzu bir 'bedel' olarak emirlerine verilsin istiyorlar.Bence AKP son çalkantılı durumlarda da görüldüğü gibi Osmanlı atalarımızın içine düştükleri o korkunç 'muhtariyet' (bugünkü 'özerklik') isteğine hiç de teslim olmayacaktır.Eğer böyle olur ise herşeye rağmen bazı artıları olan AKP tarih karşısında ihanetle suçlanacaktır bence.İlginiz için teşekkür  12.10.2013 20:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 970
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster