Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '07

 
Kategori
Sanat Tarihi
Okunma Sayısı
2054
 

İlber Ortaylı ve Topkapı Sarayı

İlber Ortaylı ve Topkapı Sarayı
 

Sanıyorum bayramın ikinci günü akşamıydı. Artık izlecenecek doğru dürüst kanal kalmadığından, haber kanallarının bağımlısı olduk. İyi ki tüm haber kanalları var. Yoksa bizim için TV denen alet, evin bir aksesuarı olarak saklanacaktı.

NTV'yi izliyorum. "Gece-Gündüz" programı var. Topkapı Sarayı'nda çekilen programın konuğu Saray'ın müdürü değil de bir başka üst yöneticisi İlber Ortaylı. Ben o saate kadar İlber Ortaylı'yı bu Saray'ın ve müzenin müdürü olarak biliyordum. Ancak, alt yazı yanlış bildiğimi bana gösterdi.

İlber Ortaylı sayesinde Topkapı Sarayı ve Müzesi yeniden yapılandırmaya girdi. İlber Hoca, Kültür Bakanlığı'ndan kaynak isteyemezmiş. Nedeni de Bakanlığın bütçesi çok kısıtlıymış.

Diyanet'in bütçesinin kaçta kaçı doğrusu bunu merak ettim. Mutlaka İlber Hoca da merak edip bunu araştıracak ve kamuoyuna "aydın" olmanın verdiği görev ile açıklayacaktır. Ve diyecektir ki: "Bakın ey yüce Türk milleti! Eğitim ve kültür üzerine kurulmuş bu ülkenin kaynakları nerelere akıyor".

Siz İlber Hoca'yı bekleye durun.

İlber Hoca bu açıklamayı yapacağına, gidip sağdaki işadamlarından yardım rica etmiş. Onlar "Hay hay Hocam ne demek" demişler ve istediklerini yaptırdıktan sonra, "Aman Hoca bizim kasamız boşalmış, size verecek paramız kalmamış" demişler. İlber Hoca'nın kendisi anlattı bu durumu. Allah'tan İstanbul Valiliği, İstanbul İl İdaresi, İstanbul Belediyesi el atmış da Topkapı Sarayı ve Müzesi restore edilmiş.

Bundan böyle Topkapı Sarayı ve Müzesi'ne gidecekler "Kutsal Emanetler" ya da "Mukaddes Emanetler" bölümünü de gezebilecekler. Oradaki bir Türk mucizesi ve Türk buluşu olan "havada asılı kılıçları" görecekler. Oysa orada bir sihirbazın göz aldatmacasına dayalı hünerler var. İkili camlar var, mıknatısların oyunları var. Her neyse, iyi düşünülmüş. Yine orayı gezerken çeşitli peygamberlerin günümüze gelen, asası, hırkası, kılı, ayak izi, kılıçı olacak.

Ama, durun bakalım böyle paldır-küldür nereye gidiyorsunuz? İlber Hoca'mızın vaazını dinleyin hele.

Bilindiği gibi bizde Müzeler en az gezilen yerlerdir. Nedeni ise pahalı olmasıdır. "Müzeler Haftası"nda gezenlerin sayısı nasıl artıyor görüyoruz. Bu artışın nedeni o hafta müzelerin ücretsiz olması. Demek ki ahalinin gezme isteği var.

Müzeleri gezmek yazın artmaktadır. Yerli ve yabancı bir çok turist yazın sıcağında müzeleri gezmeye gelir. İşte bu turistler yazın sıcağında üstlerinde t-şort, altlarında mini şortla Topkapı Sarayı Müzesi'ne geldiklerinde, İlber Ortaylı Hocamızın "muhafızlarınca" durdurulacak. "Bre zındıklar bu kıyafetler ne ola?" diye karşılanacak. Turist rehberleri bunları dünya dillerine çevirecekler. Turistler şaşkın.

İlber Ortaylı Hocamız o programda açıkladı ki, bundan böyle Topkapı Sarayı Müzesi, Kutsal (pardon Mukaddes) Emanetler bölümüne şortla, başı açık falan girilemeyecek. Neden? Çünkü orada beşbin sene önce yaşamış (yaşamış mı yaşamamış mı o da belli değil ya) Musa'nın asa'sı varmış. Hz. Muhammed'in sakalından bir tek kıl varmış. Çeşitli peygamberlerin kullandığı kılıç, giysi falan varmış.

Şimdi bunlar var diye bizler oralara abdest alıp, iki rekât namaz kılıp, örtünüp de mi gireceğiz?

İlber Ortaylı öyle diyor. "Örtünecekler" diyor. "Şortla falan giremezler" diyor. İnanmayan NTV'den programı bir daha istesin. Bitmiyor, Hocamız devam ediyor: "Buna uyan gelir, gelmeyen de gelmez umurumda değil". Sanki Saray babacığının malı, istediğini alıyor, istemediğini kovuyor.

Umurunda değil de sevgili Hocam, sonra gidip ziyaretçiden alamadığın para için üç kuruşluk işadamına avuç açıyorsun. Senin görevin oraya gelen ziyaretçi sayısını arttırmak ve insanları bilgilendirmek. Aksini düşünüyorsan, Sarayı restore et, kapat kapıları seyret!

Hey gidi İlber Hoca! Hey gidi dünyanın 15 dilini bilen Hocamız hey! "Tarihimizle barışmak" deyip, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti ile bir türlü barışmayan insanların içinde ne işin vardı? Oysa bizler seni ne çok severdik? Bizler seni ne çok okurduk? Adım adım gezerdik şehr-i İstanbul'u.

Bırakın şu siyasetçilerin size vermiş olduğu görevleri. Dünya üniversitesine geri dönün.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kraldan - Cumhuriyet rejiminde ne denirse artık okuyanlar buluversin-daha kralcı olan bu tür alacalı aydınlarla bu ülkenin başı çamurdan çıkar mı? Ne demek oluyor şimdi bunlar? Ellerinize sağlık. selamlar.

Ezgi Umut 
 26.12.2007 19:28
Cevap :
Türkiye yalnız ekonomik göstergelerde iyi o kadar. Onun da nedeni yabancı yatırımcıların istikrarlı bir Türkiye'den büyük kârlar elde etmesidir. Yoksa Türkiye, büyük bir kültür erimesine, kılık-kıyafette büyük bir karşıdevrimi yaşamaktadır. Ve ne yazık ki bu gidişe "dur" diyecek hiç bir kurum kalmamıştır. Çetin Altan hep "Enseyi karartmayın" diye bitirir yazısını. Hayır, artık enseyi karartın.  26.12.2007 21:06
 

Enson 2 yıl evvel gezmiştim Topkapıyı. 3 yer 5 ytl idi. Giriş, Harem ve hazine+kutsal eserler. Şimdi demek kutsal eserleri girişe katınca doğacak 2.5YTL lik düşüşü dışarıdan gelen paralarla kapatmışlar. Ben de Vatikana gittim ve orda sadece S.Pietro klisesinde örtünme kuralları geçerli ve o kurallarda cami kuralları ile aynı. Aklım almıyor, ibadet hane değil bişey değil. Küçüklüğümden beri en az 10 kere gitmişimdir Topkapıya. Çok garip geliyor böyle bir örtünme haberi. Girişte peki şortlu turistlerin bacaklarını dizden 3 parmak aşağısına kadar örtecek örtüleri verecekler mi? yoksa baştan herkes kapri ile mi gelecek? veya sultanahmet etrafında çin işi eşarplar satan hatunları müze görevlileri içeri mi alacak? sonra ne olacak acaba? ayasofya restorasyonunu yeşil sermayeye yaptırıp içeri girişi bura hem cami hem klise örtünün içerisi zaten serin diye kontrol mu edecekler? ayrıca içerde kapalı dışarda açık. Neye saygı? Nesneye mi saygı?

Legolas 
 26.12.2007 13:26
Cevap :
Bakarsınız yakında "camiye 200 metre mesafede açık gezilmez" diye de bir kural getirirler. Baksanıza 10 km'lik alanda cami yok ama cami alanı diye bira bile sattırılmayan alanlar var. Büyük bir hızla ve sanki demokrasinin gereğiymiş gibi gösterilerek çağdaşlıktan ayrılıyoruz. Dünyanın hiç bir ülkesinde rejimiyle kavgalı bir iktidara ülke teslim edilmez. Bizler hep bir kandırmaca içinde yaşıyoruz. "Müslümanım" deyip eşini türbanlı yanında gezdirenlerin kol saati 10 bin dolar civarında. En lüks mağazalardan yapılan alış-verişler. Var mı Müslümanlıkta afra-tafra-caka-fiyaka?  26.12.2007 21:19
 

Bahsettiğiniz programı izlemedim. İzlemeyi isterdim. Ben İlber Ortaylı'yı çok beğenirim. Elbette bir tarihçi kadar, yapıp ettiklerini, eserlerini, görüşlerini bilmem ama bana bir otorite gibi gelir. Eğer bütün bunlar doğruysa, Ortaylı şunu çok iyi bilmelidir. Bizler putperest değiliz. Kıla, asaya, hırkaya tapmıyoruz veya onlar bizim için dini açıdan hiç bir anlam ifade etmiyor. Basit eşyalar. Şu yönden bir şey ifade ediyor; bizler peygamberlerimizi seviyor ve onlara saygı duyuyoruz. Bu eşyalar da, sanki onları bize anımsatıyor ve hissettiriyor. Bunun için değerli. Ancak, önünde ibadet edecek halimiz yok ya ne diye örtünelim!

Sevgi Biçer 
 25.12.2007 19:31
Cevap :
Görüşlerinize aynen katılıyorum Sevgi Hanım. İlber Ortaylı'nın sahasında bir otorite olduğunu ben de biliyorum. Onun için de yazımın sonunda kendisini dünya üniversitesine davet ettim. Hocamızın yapması gereken bilmediği müzecilik değil, çok iyi bildiği tarih. Ancak, tarafsız tarih!  25.12.2007 20:26
 

İlber hoca osmanlı özentiliğini çağdaş Türkiye idealinin üstünde görenlerin bayraktarlığını yapmaya devam ediyor. Vatanını ingilizleri çizmelerine bırakanların, milli mücadeleyi yapanları vatan haini ilan edenleri nedense hiç anlatmıyor. Hep kanuni, fatih dönemi. Gel birazda vahdettini anlat hocam diyorum bende. saygılarımla...

kartal0634 
 24.12.2007 13:50
Cevap :
"İlber Ortaylı ne yapmaya çalışıyor" adlı blog yazımda ben de sizin görüşlerinize paralel görüşler ileri sürmüştüm. Haksız değiliz değil mi?  24.12.2007 21:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 681
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2950
Kayıt tarihi
: 26.05.07
 
 

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdum. Bir daha da Kadıköy'den ayrılmadım. İstanbul Üniversitesi, Ede..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster