Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
431
 

İleri Demokrasi ve basılmamış kitabın imhası...

İleri Demokrasi ve basılmamış kitabın imhası...
 

Bir zamanlar birileri çıkıp “Çok iyi şeyler olacak” diyerek, halka umut ve iyilik pompalamıştı. Aslında hiç kimse ne olacağını tam olarak anlamamıştı. 

Bir süre sonra birileri Ankara Polis Akademisinde bir toplantı düzenledi. Toplantı sonunda yapılan açıklamada; toplantının amacının “Açılım” olduğunu söylediler! Toplantıya katılan yandaşlar, toplantı sonunda yüzleri gülerek, “Açılım”dan bahsettiler. Ancak açılımın ne olduğunu kimse bilmiyordu. 

Gel açılım, git açılım derken, açılım meselesi meclise kadar gelip dayandı! Mecliste grubu bulunan bazı partiler sırt sırta verip, açılıma sonsuz destek verdiler. Ancak açılımın ne olduğunu hala kimse bilmiyordu. 

Toplum olarak açılımın ne olduğunu tartışırken, şöyle yorumlar gelmeye başladı. Bizi yönetenler, bu açılımın iyi bir şey olduğunu söylüyorlar, mutlaka iyidir! 

Açılımın adını önce ‘Kürt Açılım’ı koydular, sonra ‘Demokratik açılım’a çevirdiler… 

Çeviriş o çeviriş, patladı gitti… 

O saatten sonra açılımla yatıp, açılımla kalkmaya başladık. Açılıma en büyük desteği veren bölgesel parti(!)açılımın akımına kendisini öylesine kaptırdı ki, kısmi olarak yapılan ve referandumla halkın oyuna sunulan, anayasa değişiklik paketine, “Evet” anlamına gelen boykotu uyguladı. Halkımızın bir kısmı da “Yetmez ama evet” dedi. 

Ama hala açılımın içi boştu! 

Açılımın açıklığı Kandile kadar uzadı! 

Kandilden gelen bölücü örgüt üyeleri, Habur’da devlet töreni(!) ile karşılanıp, kurulan çadır mahkemelerinde 7 dakikada aklandılar! Sonra bölgesel parti yetkilileri, bu kahramanları üstü açık otobüse bindirip, il il dolaştırdılar. Her gidilen ilde kahramanlar devlet protokolü ile karşılandı. Bitmemiş istinat duvarı, okul boyası, yol düzenlemesi gibi kamusal hizmetlerin açılışını bu kahramanlara yaptırdılar(!) 

Ama hala açılımın içi hala boştu! 

Kahramanlar geçidinden sonra, açılımın için hala dolmayınca, bu kez sokak gösterileri ve terör örgütü başına özgürlük naraları yükseldi. Baktılar yine olmuyor, açılım boş! Bu kez milletvekilleri devreye girip, önce bir bayan milletvekili bir başkomiser’i tokatladı. Bu yetmedi, bir başka milletvekili eline aldığı taşla polisi taşladı(!) o da olmadı, bir büyük şehrin belediye başkanı Panzer’in üzerine çıkıp, panzerin kendisine ait olduğunu söyledi(!) Panzerin içindeki görevli polisler e yapacaklarını şaşırıp, panzeri hareket ettirmeye kalkınca, büyük şehir belediye başkanı, panzerin sahibi, neredeyse panzerden düşüyordu! Neyse ki sivil bir görevli kolundan tuttu da değerli başkan düşmekten kurtuldu. Milletvekillerinin ‘Sivil İtaatsizlik’ eylemi kapsamında üçü bir araya gelerek, yolun ortasına oturmalarını görmezden geliyorum. 

Evet, işte açılımdan manzaralar… 

Bir de “İleri Demokrasi”den manzaralar var ki! Görenler küçük dillerini yutuyor… 

Tüm dünyaya örnek gösterilen “İleri Demokrasi”mizde, insanlar sorgusuz sualsiz tutuklanıyor, yıllarca haklarında verilecek kararı bekliyorlar. Özellikle gazeteciler ve her türlü subay, astsubay, muvazzaf, emekli fark etmiyor, görüldüğü yerde yakalanıp içeri tıkılıyorlar. 

Yeter mi? 

Elbette yetmez! 

Bir savcı talep ediyor, üç kişiden kurulu Ağır Ceza Mahkemesi karar verip, 165 emekli, muvazzaf subayı mahkeme salonuna kilitleyip, ön tutuklamayı(!) gerçekleştiriyorlar. 

Bu yeter mi? 

Tabi ki yetmez! 

Bu sefer yine bir savcı talep ediyor, bir mahkeme karar veriyor. Karar şu: Basılmamış bir kitap taslağını yasaklama, yok etme, imha etme… 

Evet, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, gazeteci Ahmet Şık'tan elde edilen kitap taslağının doküman ve tüm nüshalarına el konulmasına karar verdi. 

Mahkemenin kararında şöyle deniliyor: 

''(İmamın Ordusu) isimli döküman ve tüm nüshalarına içerik olarak aynı mahiyetteki evrak ve tüm nüshalarına İstanbul Emniyet Müdürlüğünün 17 Mart 2011 tarihli yazısı ekinde sunulan 16 Mart 2011 tarihli 49 sayfalık rapor içeriğinde belirtilen evrak ve tüm nüshalarına CMK 121, 122, 123/2, 124, 127 uyarınca el konulmasına karar verildi'' 

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, ''İmamın Ordusu'' belgelerinin, henüz basılmadığından kitap niteliğinde olmadığını, şu haliyle ''örgütsel doküman'' olan yazıların, ''Ergenekon Silahlı Terör Örgütü''nün amacına hizmet etmek ve propagandasını yapmaya yönelik hazırlandığının anlaşıldığını bildiriyor. 

Ellerine mahkeme kararını alan polisler, öncelikli olarak kitabın basımını önlemek için “İthaki Yayınevi”ni basıyor. Orada bulduğu bir taslak kopyasını alıp, taslağın kayıtlı olduğu bilgisayarın Hard diskini imha ediyor. Sonra Sıra Radikal gazetesine geliyor. Oradaki baskında bir kopya daha ele geçiriliyor. O da imha ediliyor. 

Sonra sıra mahkeme kararında bulunan bir bildiriyi basın aracılığı ile halka duyurmaya geliyor. 

Duyduk duymadık demeyin, katıksız ekmek yemeyin, bu bir savcılık bildirisidir! Savcılık emirlerine uymayanlar; ''(İmamın Ordusu) isimli doküman ve tüm nüshalarına veya kitap taslağına, 3. kişilerde bulunan nüshalarına, kitap haline dönüştürülmüşse suretlerine içerik olarak aynı mahiyetteki evrak ve tüm nüshalarına el konulmasına ve muhafaza altına alınmasına, şüphelinin avukatına da bir nüshasını verdiğini beyan ettiğinden avukatındaki nüshalara da el konulmasına, mahkeme kararına rağmen vermeyen veya vermek istemeyenlerin ellerinde bulunan nüshaların temini için gerektiğinde arama ve el koyma kararı talep edilmesi, bulunması muhtemel diğer adreslerin tespit edilerek, bu adresler için de arama kararı talep edilmesi, aksine davranışın hem CMK 124, hem de örgüte yardım suçunun oluşturacağının bilinmesine…” 

Aslında Ahmet Şık’ın yakalandığında söylediği “Dokunan Yanar” sözünün ne kadar gerçeği yansıttığı açıkça görülüyor. O nedenle bundan böyle kimse ağzına “İmam” kelimesini almasın. Alan alimallah yanar! 

Evet, 'İleri demokrasi' âşıkları, 'yetmez ama evet' diyenler nerelerdesiniz? Açılımın yiğit savunucuları, önemli olan açılımdır, içeriği önemli değil diyen kahramanlar neredesiniz? Hep destek, tam destek diyen yandaş, etkili, yetkili kalemler neredesiniz? 

Ali Özdemir bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tabii ki yetmez. Ancak yugoslavya gibi parça lokma olunca belki yetecek. O da belki. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 26.03.2011 10:46
Cevap :
Merhaba Osman Bey. Yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  30.03.2011 9:36
 

İlahi Mesut beyefendi, AKP kim ileri demokrasi kim? Ancak Ergenekon konusunda ben yine de ihtiyatlı hareket edelim diyorum.

Kerim Korkut 
 25.03.2011 19:48
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  30.03.2011 9:39
 

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay nerede? Bunun için mi Bakan oldun? Aşırı Demokrat Haluk Özdalga, neredesin? Bunun içinmi AKP'li oldun. Bittin AKP, bittin.

ekonomi 
 25.03.2011 16:55
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  30.03.2011 9:40
 

Merhaba Mesut bey, günümüze dair yaşananları çok güzel ve net bir şekilde özetlemişsiniz. Yüreğinize, kaleminize sağlık saygıdeğer büyüğüm. Selamlar saygılar.

Mustafa Tarkan 1968 
 25.03.2011 16:27
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  30.03.2011 9:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 2998
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster