Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
664
 

İleriyi görebilmek

“İleriyi Görmek” ya da “İleriye Ulaşmak”

Bazı insanlar vardır ki “ileriyi gördüklerini”, “geleceği okuduklarını”, “ilerici” olduklarını söylerler, hatta bununla övünürler…

Bazıları da vardır ki, daha önceden ileriyi görmüşlerdir, bu gördükleri “ileri” yerde kendilene bir merkezi amaç, yani hedef seçmişlerdir ve buraya ulaşmışlardır. Bu ulaştıkları yer onlara yetmemiştir, bundan sonra kendileri için bir “ileri” daha belirlemişlerdir, belki buraya da ulaşmışlardır … Ve bir yeni “ileri” yle devam ederler, yani her ulaşılan hedef, yeni bir amaca öncülük etmiş olur.

Bunların birbirbirinden farkı şu: Birinciler sadece gördükleri o “ileri” ile övünürler, ama diğerleri ise o belirledikleri “ileri”ye ulaşmayı ilericilik sayaralar. İlk tanıma girenler sadece konuşurlar, kendilerine güvenleri yoktur ve korkaktırlar, ikincileri ise az konuşurlar, gösterişten ve sükseden uzak durur, cesaretleri, güvenleri ve yaptıkları ile anılırlar. Bunlardan çoğu da isimsiz kahramandırlar.

Burada şu benzetmeyi de yapabiliriz, birincileri yükseklik korkusundan dolayı tesadüfen boylarınca bir tepeye çıktıklarında, kendilerini aya çıkmış sanırlar. Bununla da yetinmezler, bu yaptıkları ile övünür ve böbürlenirler, çevresindekileri de bu yaptıklarının büyüklüğüne inandırmak için olmadık çabalar harcarlar, insanların kendilerine inanmaları için olmadık diller dökerler, yalan ve palavraları da cabasıdır. Bir dönemin politikacıları gibi, “Anadolu’ ya deniz” getirdikleri bile olur…

İkincileri ise, dağcılara benzerler, her ulaştıkları dorukta, bir sonraki doruğa dikerler gözlerini. Bu ulaştıkları yerlerde zafer sarhoşu olmazlar ve ne oldum delisi olmadan, sabırsızlıkla en üstteki doruğa ulaşmanın planlarını yaparlar. O en üsteki noktaya ulaşmadıkları sürece kendilerini birşeyler başarmış saymazlar, bunun eksikliğini hissederler. O ulaşılması güç olan tepeye ulaştıklarında bile, acaba bir başka yüksek nokta daha var mıdır, henüz ulaşılmamış bir tepe var mıdır, sorularını sormaya başlarlar. Bulundukları yerden geldikleri yerlere dönüp baktıklarında ise, bununla övünmezler, tam tersine çektikleri sıkıntılar, harcadıkları çaba ve zaman akıllarına gelir. Bu yolda zaman zaman yaşanmış acı anıları takılır kafalarına, doruğa ulaşmak için onlardan önce yitirilen yaşamlar canlanır gözlerinin önlerinde. O yollarda harcanmış emek ve çabaları düşünür, onlardan ne gibi sonuçlar ve dersler çıkaracaklarını hesaplarlar... O dorukta sevinç ateşinin ışıklarında üzüntü burkar içlerini.

Bu benzetmeleri çoğaltabiliriz; iki askeri düşünün, bunların eğitilmelerinin amacı, olası bir tehlike anında, karşılarına çıkacak olan hedefi (düşmanı), korudukları değerlere zarar vermesinler diye, yok etmektir. Bunun için de eğitim süresince karşılarına sanal hedefler konur ve bu hedefleri vurmaları istenir. Birinci kategoriye giren insanlar (askerler), hedeflerin can alıcı noktalarına atış yapamadıkları halde, yani karavana atışı yapsalar bile, kendileri ile övünür, başarılı olduklarını sanar, bunu da o tanıdık komutan edasıyla çevresindekilere anlatmaya, onlara kabullendirmeye çalışırlar. İkinci, kategoridekiler ise, her hedefi onikide vurmalarına karşın, yaptıkları işin bilincinde olarak, yapılması gerekeni yaptıklarını bilirler ve bunun bu şekilde anlaşılması gerektiğini söylerler.

Bu benzerlikler, pilotlarda, gemi kaptanlarında, otobüs şoförlerinde ... vs. de vardır. Hatta bu bezetmeyi günümüz politikacılarında da görmek olasıdır. Birileri batırırlar, birileri ise kurtarmak için çaba harcarlar....

Bunlardan birincileri basit ve ulaşılması kolay işlerle zaman harcar, kuru gürültü yaparak, yaptıkları ile övünürlerken, ikincilerinin hedefleri daha büyüktür, her zaman ulaşılması zor olan amaçları vardır ve hep sessiz sedasız yürürler....

Kısacası, ileriyi (yani hedefi, amacı) görmek yetmez, ileriye (yani hedefe, amaca) ulaşmak gerekir.

İsmail Özşahin 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 253
Kayıt tarihi
: 05.01.12
 
 

Eğitimci Egitim Yüksek Okulu Nigde / Egitim Yüksek Enstitüsü / Sailer Institut Köln C..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster