Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ağustos '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
921
 

İlerleyemiyoruz

İlerleyemiyoruz
 

www.uefa.com


Çarşamba günkü maçlar ve skorlar bir kez daha gösterdi ki takımlarımız maalesef seneden seneye düzenli bir ilerleme göstermiyor, bunun yerine elde edilen başarılar dönemsel ya da sezona özgü başarılar oluyor. Turkcell Super Lig için büyük takımlarımızın rakipsizliğinden dolayı aldatıcı bir istikrar varmış gibi görünse de asıl er meydanı olan Avrupa’ya çıkıldığında başarı grafiği deprem anındaki bir sismograf iğnesinin çizdikleri gibi inişli çıkışlı oluyor.

Galatasaray’dan başlamak gerekirse müzesinde bir değil 2 Avrupa kupası olan bir takımın kupayı kazandığı yıldan bugüne kadar geçen 7 sezonda bırakın bu başarının yanına yaklaşmayı kupalara katılamama ya da ilk turda elenme gibi skandallara imza atması bu takımın yıldan yıla ilerlemediğinin en güzel kanıtıdır.

Öte taraftan geçen sene elde ettiği çeyrek final başarısı ile kendini tüm dünyaya tanıtan ve göğsümüzü kabartan Fenerbahçe’nin Partizan karşısında beraberliği zor kurtarması istikrarsızlığın ve düzenli ilerleyememenin tipik örneği durumunda. Sarı lacivertlilerin son 3 sezondur Avrupa’da devamlı ilerlediğini gözden kaçırmamak gerekir ve bu doğrultuda Partizan karşısındaki skorun bir iş kazası olma olasılığı da var ancak bunun için İstanbul’daki maçta skor ile birlikte iyi ve ileriye dönük umut verici bir futbol gerekiyor.

Bu istikrarsızlık ve ilerleyememe durumunun en büyük nedeni gelen ve giden futbolcuların fazlalığı ve elbette teknik kadronun çok sık değişmesi. Futbolcu değişiklikleri takımlarımızın kadro anlamında büyük değişikliğe uğramasına yol açarken özellikle teknik adamların değişmesi takımın tüm sistemini değiştirdiğinden sistemsel istikrarsızlığa yol açıyor.

Bugün Skibbe Galatasaray’ı, Aragones Fenerbahçe’yı tanıyana kadar belirli bir süre geçecek ve belki de teknik adam ve takım arasında uyum yakalandıktan sonra da teknik adam ile yollar ayrılacak (bakınız Fenerbahçe-Zico örneği). Sonuçta aynı kısır döngü yeni teknik direktör için yaşanacak. Böyle bir ortamda takım gücünün birikerek çoğalması ve takımın her geçen yıl geçmişe oranla daha iyi ve başarılı olması mümkün değil; nitekim UEFA şampiyonumuzun kendi sahasında Bükreş temsilcisi ile, geçen senenin ŞL çeyrek finalisti Fenerbahçe’nin de Partizan ile berabere kalmasının nedeni sadece bu sil baştan uygulamaları. Elbette Aragones iyi bir teknik adam, tıpkı Skibbe gibi ama Çarşamba günü takımlarımızın başında Zico v Gerets olsa skorlar çok büyük olasılıkla bizim lehimize olurdu.

Neticede başta teknik direktörler olmak üzere takımı güçlendirmek adına yapılan onca transfer, bölgesel ya da saha içi diziliş göz ardı edilerek yapıldığı için aslında ilk etapta takıma zarar veriyor; sonrasında ise ne olacağını zaman gösteriyor. Böyle bir ortamda takımlarımızın başarısı da tıpkı bir jackpot makinesinde aynı simgelerin yan yana gelme olasılığı gibi iyi kadro, iyi yönetim ve iyi teknik adamın aynı anda bir takımımızda buluşma olasılığına kalıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

galatasaraylı olarak çok üzlüyoruz nerede o eski galatasaray. Tarihleri galatasaray yazar diyoruz ama galatasarayın da tarih yazaması da tarih olacak sanırım. saygılarımla.

METİN ÜSKES 
 15.08.2008 12:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 787
Toplam yorum
: 416
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1417
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster