Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
299
 

İletişim, sosyal medya ve siyaset

Son dönemde, iletişim araçlarını ve sosyal medyayı normal, standart bir insanın ne kadar etkin kullandığını düşünüyorum. Facebook, twitter, bloglar, forumlar, sözlükler ve çeşitli anlık mesajlaşma programlarını ve hatta arkadaş bulma sitelerini 14-40 yaş grubuna dahil ve gündelik hayatında internete elini süren insanların çoğunun kullandığı biliniyor. Bu insanların çoğu içinde bulundukları ortamlarda siyasetle ilgili bir konu açıldığı zaman iki kelimede olsa görüş belirtmekten kaçınmıyorlar. Hiçbir şey demeseler bile en azından, " hadi canım olur mu öyle" yada " aynen öyle" diyerek taraf olduklarını ve desteklerini belli ediyorlar. Peki bu kişiler siyasi gelişmeler hakkında yukarda saydığımız araçları ne kadar kullanabiliyorlar? Bu araçlar etkin, amacına uygun ve kimsenin özel hayatını rencide edecek veya kişilik haklarına saldıracak şekilde olmadan kullanılırsa nasıl bir etkisi olur gündelik siyaset hayatımıza? Tabi, son dönemde birçok siyasetçi özellikle twitter dan ve facebook tan mesaj vermeye çalışıyorlar ancak normal bir vatandaş bunu ne kadar alıyor, kendisini bu mesaj halkasının içinde ne kadar konumlandırabiliyor?  

Standart bir vatandaş, gün içinde facebook a bağlandığı zaman hızlıca kendi arkadaşlarının ne yaptığını gözatıyor, onların resimlerine bakıyor, paylaşmak istediği varsa birkaç kendi resimini yüklüyor, aklına takılan yada bir yerde okumuş olduğu güzel bir söz varsa hemen duvarına yazıyor, aynı şekilde twitt atıyor, messenger dan gönderiyor. Aynı insan tipi forumları genelde aradığı bir teknolojik eşya için kullanıyor, "fotoğraf makinası almayı düşünüyorum, hangi model daha iyidir" gibi yazılar yazıyor ve takip ediyor. Bu noktada doğru veya yanlış bir yorum, bir düşünce internet üzerinden bir anda yayılarak birkaç günlüğüne trend olabiliyor.  

Zülfü Livaneli'nin, Seranad isimli romanında bahsettiği gibi, en geç on yıl içinde, yeni yetişenler, insanlığın ulaştığı araştırma ve düşünme düzeyinin gerisinde kalarak, matbaadan önceki kitapsız dünyanın söylenti ve dedikodu özelliklerine geri mi dönecekler?  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 330
Kayıt tarihi
: 30.11.10
 
 

Incentive ve incoming proje yöneticisi olarak çalışmaktayım. Kitap okumak ve yazı yazmak fırsat b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster