Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '06

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
814
 

İletişim ve hayat

Tüketim Toplumunun Afyonu:  Futbol
Her geçen gün popüler kültürün ağırlığını hissettirdiği toplumumuzda bireyler yaşadıkları hayat koşturmacası içinde yeni meşgaleler yeni edimler peşinde savrulup durmakta. Monoton bir süreç haline dönüşen iş hayatı bireyleri anlık mutluluklara ve doyumlara adeta itelemekte sözde mutluluklarla birey avunmaktadır.

Futbol bu anlık doyumlardan biri, belki de en etkilisi. Erkek egemen bir toplumda hemen her hafta televizyonları başına geçen milyonlarca kişi önce maç özetleri ardından her kanalda saatlerce süren hararetli maç yorumları ile öylesine haşır ve neşir olmakta ki dünyevi hiçbir sorun bu anı bozmaya yetmemektedir. Aile için bu akşamlar hayatın durduğu, tek eğlencenin futbol olduğu ve televizyonun bireyleri esir aldığı zaman dilimleridir.

Televizyon kültürünün hala popüler olandan yana ağırlığını hissettirdiği bir toplum olarak çoğunluğumuz algımızı ve zihnimizi çok da yormayan, sadece izleyerek fikir sahibi olabileceğimiz özünde kolay seyirliklerin peşine düşmekteyiz. Herhangi bir çaba harcamadan 22 kişinin bir futbol topuyla yaptığı mücadelede en pasif ve  en etkisiz rolü severek benimsiyor hatta olayın taraftarı olmayı ve bu oyundan kendi adımıza  bir mutluluk ya da üzüntü payı çıkarmayı becerebiliyoruz.

Kapitalizmin egemenliğindeki hemen her toplum üreterek değil üretilmiş metaları tüketerek kendini ifade etmekte toplum içinde bireyler tüketen birer varlıktan ibaret hale gelmektedir. Dolayısıyla bireyler bu anlık doyumlara tüketerek ulaşmaktadır. Futbol dünya çapında yapılan bir spor olmanın ötesinde bir sektör olarak her geçen gün büyümekte ve kendine yeni seyirciler ve yeni tüketiciler yaratmaktadır. Para ve gücün, sporun, kardeşliğin ve centilmenliğin çok daha önüne geçtiği bir futbol anlayışı giderek herkesin üzerinde mutabık olduğu bir gerçek haline dönüştü. Bundandır ki gerçekte parasını ödeyerek ya da evinde televizyonunda izlediği futbol maçının en hakiki tüketicisidir. Tüketirken elde ettiği haz ve doyum onu öylesine etkilemekte ki kendinden geçerek zafer sarhoşu olabildiği gibi, taraftarı olduğu takım maçı kaybettiğinde de tüm hayatı kararabilmektedir.

Futbol diğer spor dallarından farklı olarak sadece bir spor olmadığı ve büyük paraların ortaya konduğu bir sektör olduğu için belki de bizim gibi erkek egemen toplumlarda el üstünde tutulmakta ve ulvi- kutsal bir yere konmakta. Yaşanan bu süreç içinde izleyici olan bireyler futbolsever olmaktan öte bu düzenin devamı için farkında olmaksızın çalışan gönüllü tüketiciler olarak nitelenebilir. Düzen kendi tüketicilerini yetiştirirken olayın hep centilmenlik ve kardeşlik boyutunu öne çıkararak bireyleri masumane bir hedef olarak sadece bir spor dalına destekçi olmaya yönlendirmekte. Kitleleri sürükleyen futbol olgusu işte bu yönüyle tüketerek yaşayan ve kendini bu şekilde tanımlayan bireyleri kendinden geçirecek kadar güçlü bir afyona dönüşmektedir. Maç sonrası elde edilen zafer doyumları da bu afyonun etkisiyle yaşanan anlık mutlulukların ifadesinden ibarettir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Futbolseverlere saygım sonsuz fakat ilgiyi abartarak hayatım futbol diyenlere karşıyım(bu işi meslek edinenler hariç)! keşke bir dönem asi gençliği susturmak için futbolu öne sürdüklerini unutmasalar ve bu afyonu aşırı dozda almasalar!

tervedus 
 07.07.2006 2:26
Cevap :
ilginize teşekkür ederim.saygılarımla.  10.07.2006 16:38
 

Bende bir sosyolok olarak futbol konusunda bazi goruslerinizi paylasiyorum. Evet ucuz tuketim gibi geliyor ama, gercekte hic de oyle degil. Seyretmek icin kaybettiginiz vakti hesap etseniz, cok luks bir zevk, belki ozenti. Sanayi toplumu olmanin geregi olarak, kent yasaminin tembelligi tuketen toplum. Insanlari bu turden gecici tatminlere surukleyen motivasyonlari bilmem dusundunuzmu? Bir cok nedenler siralayacaginizi da biliyorum. Var olan bu potansiyeli nasil faydali hala getirebiliriz yani sosyallestirebilriz. Yanlis anlasilmasin a sosyal demek gibi bir niyet sozkunusu degil. Uretken duruma getirmeyi kast ediyorum. Bence siyasetciler, devlet adamlari ve reklamcilar sosyalbilimcilere gereken ilgi ve destegi saglamis olsalardi toplumlari tukettikleri kadar uretmek zorunda olduklarina ikna olurlardi. Nedense sosyal bilimcilerden hep korkulmustur. Iyi ki futbol uzerinden siyaset yapilmiyor, yoksa engellenemeyen en buyuk tehlike olurdu SLM Metin

Metin YAZAREL 
 22.06.2006 4:40
Cevap :
metin bey merhaba.her birey birbirinden farklı fikir demektir. ne mutlu ki görüşlerimizde ortaklıklar ve farklılıklar buluyor ve bunu medeni bireyler olarak tartışabiliyoruz. saygılarımla.  10.07.2006 16:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 3745
Kayıt tarihi
: 16.06.06
 
 

Ankara Üniversitesi İletişim Fak. mezunuyum. Halkla İlişkiler dalında aynı üniversitede yükseklisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster