Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '06

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
4256
 

İlginç rahatsızlık: M.S.

Hikayem yüz felci geçirmemle başlıyor. Dil öğrenmek için İngiltere’ye gittiğimde bir gün yüzümün sol tarafını pek de kontrol edemediğimi fark ettim. İki gün sonra yüzümün sol tarafı kasılıp kalmış, felç olmuştu. Gittiğim doktor ‘dudağımda çıkan uçuğun virüsü herpes’in yüzüme yerleştiğini söyledi. Yüzüm biraz düzelip İstanbul’a 1 ay için döndüğümde yine doktora gittik. O doktor da bundan farklı bir şey söylemedi. 6 ay için yüzümün sol tarafını kullanamadım. Tekrar İngiltere’ye döndüğümde yüzüm kendi kendine geçti.

İstanbul’a dönüp çalışmaya başladığımda yine ilginç şeyler başıma geldi, mesela bir süre yürürken zaman zaman bir bacağımı zorlukla kullandım, kasılıyordu ve topallıyordum. Ardından baş dönmeleri başladı.

Çok sevimsizdi çünkü ailemden yalnız yaşayabilmek için izin almıştım ve ev de bulmuştum. Fakat kiraladığım evi boyatacak param yoktu yani kendim boyamalıydım. Tek başıma merdivene tırmanmak boynumu kırmaya davetiye çıkartmak olacağından, ben merdivendeyken yanımda olması için kuzenimi çağırdım. Neyse hiçbir tarafımı kırmadan yeni evime yerleştim. Ama bir şeylerin ters gittiğini fark ediyordum. İşin komik olan kısmı bunlar birkaç hafta oluyor ve geçiyordu. Bu tip manasız sorunlardan çeşitli doktorlara gittim ve yegane teşhis psikolojik dengemin bozuk olduğuydu.

Tam yeni evime yerleşmişken benim için çok önemli bir arkadaşım vefat etti. Bu benim ölümle ilk tanışmamdı. Ardından anneannemi, birtaneciğimi kaybettim. Bu tüm aile için gerçek bir şoktu. Özellikle dedeciğim için. 49 senedir tek başına yemek bile yememiş dedeciğim artık tek başına kalmıştı.

Bu sevimsiz dönemde yürümekte gerçekten çok zorlanmaya başladım. Onbeş adımdan sonra yoruluyordum, bu benim için oldukça alışılmamış bir şeydi.
İlaç reprezantanı bi arkadaşıma durumu anlatınca benim bir nöroloğa görünmem gerektiğini söyledi ve hemen beni müthiş karizmatik doktoruma (Aksel Siva) götürdü.

Veeeee 7 sene önce Multiple Sclerosis hastası olduğumu öğrendim. Bu hastalığı dil öğrenmek için gittiğim ülkede fazlasıyla duymuştum. Evet,hiç hoş değildi. İlk şoku atlattıktan sonra doktor bir arkadaşın tavsiyesi ile hastalık hakkında öğrenebileceğim her şeyi öğrenmeye çalıştım.

Ulaşabildiğim sonuçlar:
MS genellikle gençlikte başlayıp yaşam boyu süren bir beyin ve omurilik hastalığı. Bulaşıcı değil. Ölüme neden olmuyor. Bazı kişilerde kalıcı özürlülükler oluşturabiliyor. Bazı kişilerde ise kişinin kendisinin bile ayırt edemeyeceği kadar hafif sorunlarla seyir ediyor. Bedenin neredeyse her yerinde, çoğunlukla gelip geçici olan bir çok bulgu yaratabiliyor.
Çözüm: şu an için yok

Bence çok komik bir hastalık. Zaten sıradan ve normal bir hastalık olsa beni bulmazdı.

Sebep nedir bilinmiyor ama en geçerli teori : vücudunuzun bağışıklık sistemi fazla çalışıyor, beyin hücrelerini ve sinir hücrelerini de düşman hücre sanıp yiyor. Diğer bir değişle vücutta iç savaş çıkıyor.

Bu dönemler “atak” diye adlandırılıyor. Bağışıklık sistemini diskalifiye etmek için hastaya kortizon veriliyor. Kortizon kullanıldığı sırada hiç tuz yememek gerekiyor, tuz yiyince vücut su atamıyor ve şişiyor, tabii bir de kortizonun hediyesi olarak kemikleriniz eriyor. Yani doktor kontrolünde kullanmak gerekiyor. Benim hastalığım da herkesteki gibi ataklarla ilerliyor. Mesela bir eliniz tahlillerinizi yaptırıp ilaçlarınızı alana kadar tutmuyor, ya da tek bacağınızı bir süre hiç kullanamıyorsunuz.

Burada ailenizin konuya bakış açısı çok önemli. Böyle çılgın bir rahatsızlık ile baş etmek zaten zor, ailenizin ve arkadaşlarınızın yanınızda olduğunu bilmek size güç katıyor. Ama en önemlisi sizin güçlü olmanız. Sürekli meşgul olacak uğraşılar bulmak ve bakış açınızı pozitif yöne doğru değiştirmek zorunlu. Negatif bakış açısıyla yaklaştığınızda her şey üzerinize geliyor ve maalesef tüm hissettiklerinizi fiziksel olarak da deneyimliyorsunuz.

M.S. tüm hissettiklerinizi istemeden dışa vurmak. Bir konuya üzülmüşseniz, kırılmışsanız bir şey söylemeseniz de vücudunuz, vücut diliniz sizi ele veriyor.
Yani zaten “iç savaş”tan yorgun düşmüş beynimizi mümkün olduğunca salim tutmak kendimize yapmamız gereken bir iyilik.

Hastalık konusunda İstanbul 'daki Türkiye M.S. Derneği yardımcı olmak için her ay toplantı düzenliyor. Toplantıda danışabilecek bir doktor da oluyor, derneğin web sayfası ‘www.turkiyemsdernegi.org’dan da yardım alınabiliyor.

Hep yanımızda olan ve hakkını asla ödeyemeyeceğimiz ailelerimiz var, ama ne hissettiğimizi yalnızca kendimiz bilebiliriz. Bu oyunda kendimizin en iyi arkadaşı yine kendimiziz. İç çatışmaları bir tarafa bırakıp, yaşadığımız hayatın tadını çıkarmaya çalışmalıyız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu dönem nöropsikoloji dersimin bir bölümüydü hastalığınız. Gerçekten baş etmesi zor bir hastalık fakat bu sizi yıldırmasın. Burada bunu bizimle paylaşabilmeniz büyük bir adım ve samimiyet göstergesi. Umuyorum ki hayat gülümsemesini sizden esirgemeyecektir. Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 02.12.2006 13:23
Cevap :
Desteğiniz için çok teşekkür ederim Yeni bebeğinize de sağlıklı ve uzun bir ömür dilerim  03.12.2006 15:13
 

Çok geçmiş olsun. Sana yol göstermeye, telkinde bulunmaya ya da hayatı nasıl yaşanır kılma yollarını göstermeye hiç gerek yok. çünkü bence hepimizden hayatı daha farkında olarak ve hepimizden daha anlamına vararak yaşıyorsun. Olumlu kısmı diye bakılabilir belki bu olumsuzluğa.. Mucizelere inanır mısın? seni bulmayacağını nerden biliyosun... Hayata devam.. Sevgiler Bahar

Bahar Lale Gültekin 
 27.07.2006 15:59
Cevap :
evet, mucizelere inanıyorum. tabi yarın seni ve beni bulabilirler... Sevgiler Çiğdem  27.07.2006 18:49
 

siz eğer hastalığınızı ve kendi duygularınızı yazabiliyorsanız, demek onunla mücadele gücünü kendinizde buluyorsunuz. Hayat bir mücadele bumücadeleyi kazanmak,yaşam süresince hep iyiyi,güzeli,sevgiyi,barışı ve sağlığı yakalamak isteriz ama herşey istediğimiz gibi olmaz ama sendeki mücadele gücün hiç bitmesin,hayat seni üzmesin..

Mehmet EREN 
 23.07.2006 10:27
Cevap :
içten ve nazik dileklerinize çok teşekkür ederim.  25.07.2006 14:10
 

hayatı boyunca bir hastalıkla yaşamanın ne demek olduğunu sizden iyi kimse bilemez. Dediğiniz gibi bu çok ilginç bir hastalık. Beyninize sanki yanlış bir program yüklenmiş gibi. Ama bence bu durumla başetmenin yollarını bulmuş gibisiniz. Güçlü birine benziyorsunuz ve aynı zamanda da soğukkanlı. Mümkün olan en az mutsuzluk ve zararla hayatınızı geçirmenizi diliyorum.

Başak ALTIN 
 23.07.2006 8:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1429
Kayıt tarihi
: 24.06.06
 
 

33 yaşındayım ve sevgili kızım Mernuş ile yaşıyorum Galeride fotograflarını görebilirsiniz...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster