Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '19

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
100
 

Ilık Havada Hoşça Kal

Silivri Belediye’sinin düzenlemiş olduğu söyleşi ve imza gününde söylediğim gibi, en çok kahramanlarımın adını değiştirdiğim için pişmanım. Zamanla kahramanların gerçek adlarıyla, benim onlara verdiğim isimler karıştı.

Tuhaf bir şey ama oluyor işte.

Yaklaşık yirmi yıldır yazıyorum. 2016 yılında ilk kitabım Aynı Şarkı çıkmıştı.

Geçtiğimiz ay ikinci kitabım Ilık Havada Hoşça Kal raflardaki yerini aldı.

Aynı Şarkı’nın da ikinci baskısını yaptık, kapağını değiştirdik. Her iki kitabında kapaklarını sevgili Gülay Nalcı çizdi. Pek hoş da oldu. Şimdiye kadar olumsuz bir eleştiri almadım, ellerine, gönlüne sağlık.

Editörüm Gülşen Yılmaz, pırıl pırıl edebiyat sevdalısı bir genç.

Yazıları Emine Duman Hanım seçti, kolay değil bin beş yüzün üzerinde karalamam var.

Yaklaşık bir ay önce Antalya Büyükşehir Belediye’sinin düzenlemiş olduğu kitap fuarına katılma, farklı kültürlerden gelen okuyucularla tanışma şansım oldu.

Öykülerin içeriğini sordular.

Sahi ne vardı benim kaleme aldığım öykülerde?

Dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım.

Öncelikle okuyucunun yazdıklarımda kendilerinden bir şeyler bulmasını istediğim bir gerçek.

Samimiyet, sıradan sokakta her gün karşılaştığımız pek çoğumuzun kendince sebeplerle görmezden geldiği insanların hayat hikayeleri, yaşadıklarından alıntılar.

Vefası yüzünden vefasızlık görmüş, sırtından bıçaklanmış ya kendi tercihleri ile ya da etrafındaki insanlar tarafından bir kenara itilmiş kendilerinden başka kimseye zararları dokunmamış insanlar.

Hayata küsmemiş olmaları, iki elleri ile yaşama tutunmuş olmaları ortak noktaları.

Bazen uzun uzun deniz kenarındaki bir bankı anlattığım da bazen de bir martının gözlerinden dünyaya bakmaya çalıştığım da oldu.

Kimi, en delikanlı halleri ile gezen, kulağı küpeli sokak köpeklerine üzüldüğüm de eski, yıkılmaya yüz tutmuş evlerin içinde yaşanmış olma ihtimali yüksek olayları kurguladığım da oldu.

Bazen gaz lambası oldum.

Bazen tahta bir iskele.

Hayata dair, hayattan bir şeyler, insana dair insandan bir şeyler.

Yazarken anladım ki, her şey yaşanırken güzel!

Anladım ki pek çoğumuz ağdaki balıklar gibi çırpındıkça daha çok batıyoruz.

Anladım ki yaşam mücadelesinden sebep pek çok şeyi ıskalıyoruz.

Deniz taşları, yosun kokuları, salkım söğüt ağaçları serpiştirdim öykülerin içine, ille de iyi insanları anlattım. Şarkılardaki gibi kısacık zamanlarda insanların ağzında bir tat, bir hoşluk kalsın istedim.

Zaman geçiyor.

Bizler de geçiyoruz...

İz peşinde değil miyiz, hepimiz? 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kalemine gönlüne sağlık sayın Ali GÜLCÜ, inanın sizin ilk yazılarınızı okumaya başladığım iki yıl oldu. İşte tam benim istediğim gibi yazıyor gönlümden geçen gibi demiştim. Ne kadar samimi ve içten dedim. Benim yazma stilimde aynı size benziyor. Yazdığım öykülerdeki insanların isimlerini sürekli değiştiriyorum. Takma veya benzeşen isimler kullanıyorum. Acaba ilerleyen zamanlarda gerçek isimlerini yazmadığıma pişman olur muyum, keşke gerçek isimleriyle yazsaydım kahramanlarımın der miyim diye soruyorum kendime. Yazılarınızı okumak bana çok keyif veriyor. Kaleminize sağlık, ömrünüze bereket olsun. Selam ve saygı ile...

Adil Bozkurt 
 10.11.2019 17:49
Cevap :
Adil ağabey keyifli yorumun için çok teşekkür ederim. Kendi adıma yazıda da altını çizdiğim gibi kahramanlarımın adını değiştirdiğim için pişmanım. Zaman geçince gerçek isimlerini unutuyor insan, hayalle gerçek karışıveriyor...  10.11.2019 19:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 7729
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1082
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster