Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1920
 

İlişki bittiğinde acıyı devretmeli...

Her zaman şimdi de yaşamayı becerebilirsen mutlu bir insan olursun... 

Ayrılık... Çoğu zaman zordur. Hele ki hiç beklemediği anda terk edildiyse insan daha da kötü hisseder kendini. Belki aldatılmıştır, belki başka birisi kendisine tercih edilmiştir, belki de kendisi severken karşısındakinin sevgisi bitmiştir. Ayrılık nedensiz de olabilir. Bazen senaryolar üretmeye hiç gerek yoktur. 

Böyle bir ayrılık her insanın başından geçmiştir. Herkesin farklı başetme yöntemleri olur. Kimisi çok çabuk atlatır kimisi ise bitmiş ve geri dönüşü olmayan bu ilişkiye saplanıp kalır. Kendini çukurda hisseder hatta bazen ölüm kolay gelir. Bazı ayrılıklar kişinin kabul edebilme gücüne göre çeşitli sonuçlara yol açabiliyor. Çok acı ki kişi intihara bile sürüklenebilir. Kimisi aşırı alkol kullanımı, kimisi aşırı yeme, kimisi kendini dünyadan soyutlama yolunu seçebilir. 

Aşırı olsada doğal tepkilerdir bunlar. Uzun yıllar sürmüş ya da kısa zamana çok anı ve aşk sığdırılmış ilişkiler bittiğinde kişi geçmişinde asılı kalabiliyor. Acının sebebi anılar... 

Oysa o anılar o zamanki en büyük aşkınıza ait anılardı. Hepsi güzeldi, hepsi sizindi. Onları atmanıza ya da inkar etmenize gerek yok. Demek ki bittiğine göre biz birbirimizi hiç sevmemişiz her şey yalanmış demenize de gerek yok. 

Sadece yasınızı yeteri kadar tutun. En iyisi düşüncelere izin vermek onları için için değerlendirmemektir. Geçmişi ya da anılarınızı düşünmemek mümkün değildir. Gittiğiniz yerler, görüştüğünüz insanlar, evi veya arabası, çalıştığı yer, birlikte severek yaptığınız bir aktivite elbetteki onunla ilgili anıları ve düşünceleri beraberinde getirecektir. Bunlara sırtınız dönüp düşünmemeyi denemek tam aksine konuyu düşündüttürür. Yani kaçınmak kötü bir stratejidir. Düşüncelerinizi serbest bırakın. İlişkiniz her ne şekilde bitmiş olursa olsun siz karşınızdakinin bundan ne gibi bir fayda sağladığını bilemezsiniz. Çünkü her davranışın arkasında kişi için olumlu bir niyet yatar. Aldatılmış, reddedilmiş, başkası için terkedilmiş bile olsanız emin olun ki başınıza gelen en kötü şey başınıza gelebilecek en kötü şey değildir. 

Bazen böyle bir şey yaşadığımızda başımıza daha kötüsünün gelemeyeceğini düşünürüz. İşte bu yüzden kimileri intihara yönelir. Oysa bir gün bir bayan arkadaşlarının yanında çok mutsuzum, mutlu olmak için hiç bir nedenim yok demiş. Arkadaşları bu duruma çok içerlemişler ama bu lafı eden çocuk değilmiş neticede. Ve ne acı ki ertesi gün aynı bayan trafik kazasında annesini ve iki kardeşini kaybetmiş. Yani mutlu olmak ve şükretmek için her zaman bir nedenimiz vardır. 

Şu andan itibaren nefreti bırakın, sevgisiz hiç bir şey başarılamaz. Herşeyi sevmeli, çünkü hepsini sevmek için mutlaka bir neden vardır... 

Çoğunlukla ayrılık geri dönüşü olmayan bir ayrılıktır. İki kişi konuşarak karar vermiş, bir ihanet ya da geri dönüşü olmayan cümlelerin sarfedilmesi, şiddet vs. yaşanmış olabilir. Ayrıca ayrıldığımız kişinin artık başka bir partneri de olabilir. 

Unutamamak diye bir şey yoktur. Unutmamak diye bir şey vardır. Doğru kararı almadan önce tüm yanlışları yapmak zorunda değiliz. Unutmamak bize bir fayda sağlar. İçimizdeki boşluğu doldurur ya da bir gün elbet geri döneceğini sanarız. Peki asıl soru şu: geri dönse bile her şey eskisi gibi olacak mı? Belki olur belki olmaz bunu bilemeyiz. Belki döner belki dönmez bunu da bilemeyiz. Ancak bir ilişki bittiyse doğru olan bunu kabullenmektir. Tam bu noktada çok sevdiğim bir duayı paylaşmak istiyorum; 

'Tanrım,  

Bane değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenme gücü,  

Değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti,  

Ve bu ikisi arasındaki farkı kavrayabilme bilgeliği ver...' 

Bu duayla ruhumuz tekrar can bulabilir ve herşeyi kabul edip affettiğimizde serbest kalırız. 

Unutmamalıdır ki negatif olarak hissettiğiniz her şey sonradan iyiliğinize yarar. Belki de bu ilişkinin bitmesi sizi doğru eşinizi bulmak için özgürleştirmiştir. 

Mutluluk haline dönüşmeyecek felaket, felakete dönüşemeyecek mutluluk yoktur. Kendi yazgımız tamamen bizim elimizdedir. 

Belki Tanrı senin doğru insanlarla karşılaşmadan önce yanlışlarla karşılaşmanı istiyor ki, bu olduğunda şükredeceksin... 

Hayatın her anından zevk alın, tadını çıkarın. Keyfinizi muhafaza edin. Ve en iyi çözümü dileyin. Acıyı ve unutturma görevini o büyük güce devredin. Hep mutlu olduğunuzda çevrenize yaydığınız ışıkla ne kadar çok kişinin gözünü alacağınıza siz bile şaşıracaksınız... 

Sevgilerimle... 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 46
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1078
Kayıt tarihi
: 28.11.10
 
 

İnci AKTAŞ 1984 yılında Bursa'da doğdu. Uludağ Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldu. İstanb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster