Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1596
 

İlişkide tartışma adabı

İlişkide tartışma adabı
 

Birbiriniz için çıldırsanız da, her an sizin için özel de olsa, “bu harika sevgiliyi hak etmek için ne yapmış olabilirim ben” diye mutluluktan havalara da uçsanız tüm bunlar bir gün ilk tartışmanızı yaşayacağınız gerçeğini değiştirmez. Aşk adım adım ortak bir yaşam oluşturmaktır. Bu ortak yaşam her iki tarafın da büyük bir istekle ve keyifle gerçekleştirdiği bir süreç de olsa zaman zaman sancılı olabilir. İlişkilerde esas, özgürlüklerin pek fazla kısıtlanmaması olmakla birlikte, iki kişilik yaşam bir takım tavizler ve yeni düzenlemeler anlamına gelir. Omuzlara yavaşça yüklenen ilişki sorumluluğu hassas bir sürece girildiğinin habercisidir. Attığımız birçok adımda, aldığımız çoğu kararda yalnızca kendimize değil, aşkımıza karşı da sorumluyuzdur artık. İlk günlerin sarhoşluğuyla üzerinde durmadığımız ayrıntılar, rahatsız olduğumuz davranışlar ilerleyen süreçte ufak ufak sorun olmaya başlar. Her ne kadar tartışmalar, küçük kavgalar ilişkilerin tuzu biberi dense de, artan tuz ve biber miktarı burada söylemek bile istemediğimiz sonuçlara yol açabilir.

Talihsiz ve istenmeyen noktalara giden bir kavga, daha başlangıç aşamasında aşkımızın aniden son bulmasıyla kâbusa dönüşebilir. Tartışmayı bilmek başlı başına bir sanattır. Yanlış başladığınız bir tartışmada haklıyken bile haksız konuma düşebilir, sevgilinizi gereksiz yere incitebilirsiniz. Birbirlerine delice âşık olanlar bile yeri geldiğinde fikir ayrılığına düşebilir, hatta birbirlerine katlanamadıkları zamanlar yaşayabilirler. İşe bunun doğal olduğunu kabul etmekle başlamalısınız. Burada önemli olan sorunları sağlıklı bir yaklaşımla nasıl çözeceğinizdir. Tartışmanın püf noktalarını bilirseniz, problemleriniz kavgaya dönüşmeden, hatta sesleriniz bile yükselmeden halledebilirsiniz. Doğru yöntemle çözdüğünüz her pürüz ilişkinizin daha da güçlenmesi, birbirinize olan güveninizin daha da artması ve sağlıklı iletişim kurmayı becerebildiğiniz için mutluluğunuzun katlanması anlamına gelir.

Tartışma başladığında en dikkat etmeniz gereken nokta kontrolünüzü asla yitirmemenizdir. Kontrol bir kere yitirilirse istenmeyen sözler, aşağılamalar, hakaretler telafisi olmayan sonuçlara sürükler sizi. Sevgiliniz kendi hatasını kapatmak için konuyu saptırmaya, sizin de bazı kusurlarınız olduğunu söylemeye başlasa bile, tahriklere kapılmadan konuyu sakince istediğiniz noktaya getirin. Ancak bu konuyu saptırma taktiğine bir daha başvurmaması için de daha sonra sevgilinizle mutlaka konuşun.

Siz ısrarla konuyu açmaya çalışmanıza rağmen sevgiliniz tartışmaktan kaçınıyorsa sakın baskı yapmayın. Ona biraz zaman tanıyın. Bazen hatalı olduğunu bilse de insanlar bunu yüz yüze konuşmaktan çekinebilirler. Hatalı olduğunu kendi içinde kabullenip belki de hiç tartışmaya gerek kalmadan davranış biçimini değiştirebilir. Sizin ısrarlarınız karşısında sustuğunda bazen konuşmanıza son verip, ona içten bir şekilde sarılın. “Seni seviyorum ve sana değer veriyorum, bu yüzden de içimde sana karşı olumsuz bir duygu kalsın istemiyorum. Niyetim seni istediğim çizgiye çekmek, kısıtlamak ya da üzerinde üstünlük sağlamak değil. Bunu bilmeni istiyorum” tarzında bir konuşma çok ama çok etkili olacak, emin olun hiç konuşmasa da bir daha istemediğiniz davranışı sergilemeyecektir.

Tartışmayı bir üstünlük mücadelesi gibi algılamayın. Bu tavrı hissettiği anda sevgilinizin de tavrı değişecek, olay istenmeyen bir yöne sürüklenecektir. Karşınızdakini aşağılayan ve değersiz hale getirmeye çalışan bir yaklaşım emin olun, olumlu bir sonuç vermez. Bunun yerine yapıcı, konuyu kişiselleştirmeden genel ifadeler kullanarak derdinizi anlatın. Tarafsız bir yaklaşımla kendi hatalarınızın da olabileceğini satır aralarında belirtin. Böylece düşmanca değil dostça bir tavrınız olduğunu algılayacaktır. Sorununuzu şimdiden çözdünüz sayılır!

Bazen kendimizi objektif olarak değerlendirmek, sorunların kaynağında bizim davranışlarımızın da etkili olduğunu keşfetmemizi sağlayabilir. Karşımızdakinin hoşuna gitmeyen bu yaklaşımı değiştirdiğimizde sorun otomatikman ortadan kalkacaktır.

Öğüt verir tarzda konuşmalar daima sinir bozucudur. “Asla, her zaman” tarzı genellemeler hoş değildir. Sürekli karşıdakini suçlayan bir yaklaşım istenilen sonucu vermez. Bu yaklaşımların hepsini unutun. Ben dilini kullanarak, eşitlik halini hissettirerek ve asla ama asla sesinizi yükseltmeden konuşun.

Tüm bunlara rağmen tartışmada tansiyon yükseldiyse durmanız gereken noktayı bilin. Biraz ara vermek ve sakinleşmek iyi gelecektir.

En sık yapılan hatalardan biri de, arkadaş grubunun yanında onlardan hakem olmalarını isteyerek yapılan tartışmalardır. Özelinizin böyle uluorta konuşulması hem sizi bir çözüme götürmez, hem de arkadaşlarınızın saygısını yitirmenize neden olur.

Tansiyon yükselebilir, seslerin şiddeti artabilir ama yaklaşım yapıcı olursa her tartışma olumlu bir sonuca bağlanabilir. Sizi tebrik ederiz, hiç hasarsız tartışmaları atlattınız. Artık daha güçlü bir aşkınız var ve bu güç karşılaşabileceğiniz zor durumları daha kolay atlatmanızı sağlayacaktır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 2014
Kayıt tarihi
: 12.03.12
 
 

Başkalarının hayatlarını, kişiliklerini anlatmak kolay da, söz konusu kendim olunca yazacak çok a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster