Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
2092
 

İlişkilerde dolma kalem gibi olabilmek

İlişkilerde dolma kalem gibi olabilmek
 

Yerde gördüğümüzde bazen eğilip bile kaldırmadığımız tükenmez kalemler vardır.

Tükenmez kalemdir o bizim için. Aslında pek de bir önemi yoktur. Şu sözlere bakın meselâ :

'Bana bir tükenmez versene' ya da 'Tükenmez yok mu yaaa?'

Bana bir tükenmez versene dediğimizde, kaleme karşı bir hassasiyetimizin olmadığı bellidir. Öyle ki, tükenmez kalem bile demeyiz, kısaltır tükenmez deriz.

Tükenmez işte. Ver bir tane olsun bitsin. Yeter ki şu işim görülsün…

Hatta gündelik işlerimizde kullandığımız tükenmez kalemleri özellikle sıcak havalarda, cebimize bile koymak istemeyiz ki, mürekkebi aktığında üstümüz başımız batmasın.

İhtiyaç duyacağımızı bilsek bile yanımızda taşımaktan, onunla olmaktan imtina ederiz.

Mevzubahis dolma kalem olduğunda durum farklıdır. Görüntüsü, asaleti, ağırlığı, yazı kalitesi ve kalıcılığı…

İz bırakır dolma kalem.

Etki bırakır insan üzerinde.

Ayrıcalığı kendiliğindendir.

Yere de düşse, eğilip dikkatlice kaldırırız.

Çok önemli arşiv değeri olan belgelerin tükenmez kalemle yazılması yasaktır. Çünkü birgün mutlaka silinirler. Hele ki mürekkebi kaliteli değilse…

Dolma kalemin en dandiği bile kalıcıdır. Ayaküstü bir konuşma esnasında, minik bir not almanız gerektiğinde, yanımızdakine şöyle seslenmeyiz: Bana bir dolma kalem versene

Çünkü dolma kalemin talep edilişi bile farklıdır. Sözgelimi: Dolma kalemin var mı? denir.

Çünkü o kalıcı ve ağırdır. Özeldir. Nadir bulunur. Herkes kullanamaz. İz bırakır hem de kalıcı iz bırakır.

Dolma kalem sıcakta gevşemez, yavşamaz, akmaz yani.

Tercih edilendir. Değerli olduğunu ve bir gün mutlaka ihtiyaç duyulacağını bilir.

Hayatının belli bir yaşına kadar hep tükenmez kalem kullanan birisinin eline dolma kalem verdiğinizde kullanmasını beceremeyebilir.

Nasıl tutacağını da bilemez. Çünkü ona sahip olmak sadece zilyetliğine sahip olmak değildir.

Dolma kalemi nasıl kavrayacağını bilmek, onunla çalışmak ayrı bir kültür gerektirir. Aksi taktirde değil dolma kalemle yazı yazmak, bir tek harf bile yazılamaz.

Kullanmasını bilmediğinden, elindeki dolma kalem için yazmıyor bu yaa deme hatasına düşenler bile olabilir.

“Hayır ! o dolma kalem yazıyor ama sen kullanmayı bilmiyorsun, onun dilinden anlamıyorsun, bu yüzden ondan faydalanamayacaksın” bile diyemezsin.

Hülâsa; herkes dolma kalem kullanamaz ve taşıyamaz.

Bahsini ettiğimiz fiziksel bir ağırlığı taşımaktan öte, o dolma kalemin mânâsını ve derinliğini kavrayabilmekten, taşıyabilmekten geçer.

İnsanlar içinde de tükenmez kalem gibi olanları vardır, dolma kalem gibi olanları da.

Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Baver bey dolma kalem demişsiniz ama yazıya nedense bildiğimiz dolma yemeği resmi koymuşsunuz.Bu yazıyı yazarken aç mıydınız yoksa? Düşünün bir dolma kalem üzerine yazı yazılıyor ve bunu binin üzerinde kişi okuyor.Burada anlatım başarısından bahsedilebilir.

Kerim Korkut 
 22.05.2011 8:32
Cevap :
Değerli yorumunuza teşekkürler Kerim Bey.  22.05.2011 21:50
 

İlkokulda dolmakalem, hokka, mürekkep üçlüsüyle tanıştırıldım. Hediye alınması gerektiğinde de hep dolmakalem seçilirdi o dönemler. Bugüne gelindiğinde; dolmakalemi tükettik sıra tükenmez kaleme geldi. Onu da tükettik. Ne var ne yoksa hepsini, herşeyi tükettik...Tüketim çılgınlığı bu olsa gerek. Sevgiler, kendine iyi bak.

Esma KAHRAMAN 
 13.05.2008 0:51
Cevap :
Ne var ne yok herşeyi tükettik ne yazık ki tüketmeye de devam ediyoruz. Ancak bizler hep birlikte ne mutlu ki birşeyler üretiyor ve tarihe notlar düşüyoruz.Sağolun katkınız için  13.05.2008 13:26
 

basit olarak gördüğümüzz dolmakaleme farklı bir açıdan bakış kazandırdığın için teşekkürler şöyle bir düşünüyorumda okadar çok kişinin elinde nice dolma kalemler var hakkını veremedikleri, kötü niyetle kullanılan. seninde belirtiğin gibi kullanmayı bilmeyen mürekkebini yüzüne gözüne bulaştırmış. tüm halk "sen bunu kullanmayı bilmiyorsun" diye bağırıp çağırıyor ama anlayan kim! yüzü kızarıpda görevini bırakan kim! tek düşündükleri "bu dolma kalemle bu çuval/banka hesapları (artık cüzdan diyemiyorum) nasıl dolar". sonumuz hayırlı olsun iyi çalışmalar

murat gül 
 08.04.2008 9:35
 

hayata anlam katan zaten duruşumuz ve üretkenliğimiz değilmi. elbette yeniden yeniden hayatı yenilemeli insan kalemine sağlık sevgiler.

Ali BAKMAZ 
 26.03.2008 9:33
Cevap :
Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.  29.03.2008 22:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 1368
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1871
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Kabataş Erkek Lisesi Matematik (1992) Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Mak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster