Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '10

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
2562
 

İlişkilerde erkekten rol çalmak!

İlişkilerde erkekten rol çalmak!
 

MB'a adım attığım Mart 2010 tarihinden beri, ilişkiler ve aşk ile ilgili hiç yazmadığımı fark ettim.

Sanırım bunda yaşadığım nekahat döneminin etkisi oldu. Konuyla ilgili yazmama nedenim kesinlikle budur. Aşka ve sevgiye inanmadığımdan, uzak durduğumdan değil.

Zira, aşkın ve sevgi dolu bir ilişkinin erkeğin/kadının hayatına olağanüstü anlamlar kattığını, beslediğini, güzelleştirdiğini çok iyi bilirim ve aslında her iki cins için ne kadar elzem olduğunu da....

Yaşadığım aşktan sonra uzun aralar vermek, düşünmek, değerlendirmek, dönüştürmek ve içselleştirmek benim için çok önemli. Özellikle kişisel gelişimle ilgilenmeye başladıkça, bunun önemini daha çok kavradım.

Çünkü yaşadığınız her ilişkide karşınızdaki erkek/kadın, size sizi gösteriyor. Hayatla ilgili korkularınızı, duygularınızı kısaca size ait herşeyi karşınızdaki erkek/kadın'da görebiliyorsunuz.

Bu mantığı bir kez anlayınca da, artık karşınıza çıkan her kişiyi ve ilişkiyi bir fırsat olarak değerlendirip, kendinizi geliştirme yolunda büyük adımlar atabiliyorsunuz.

Ne demek ilişkinin size sizi göstermesi, biraz örnekleyelim bunu.

Karşınızdaki erkek/kadın ilişki içinde daima size saygısız ve kaba davranıyorsa, sizde"değersizlik" korkusu olduğunu,

Karşınızdaki erkek/kadın ilişki içinde daima sizi aldatıyorsa, sizde "aldatılma" korkusu olduğunu,

Karşınızdaki erkek/kadın ilişki içinde sizi daima terk ediyorsa, sizde "terkedilme" korkusu olduğunu,

Karşınızdaki erkek/kadın'a ilişki içinde asla güvenemiyorsanız, sizde "güvensizlik" korkusu olduğunu,

Karşınızdaki erkek/kadını ilişki içinde sizi daima terk ediliyorsa, sizde "terk edilme" korkusu olduğunu,

anlayabilirsiniz.

Örneklediğim korkular belli başlı olanlar ve en çok rastlananlar. Örnekleri çoğaltmak mümkün.

Korkularınızı fark ettikten sonra ise, yapılacak tek şey kalıyor geriye, korkularınızı topraklamak ve aynı korkularla bir daha yüzleşmeden mutlu-mesut yaşamınıza devam etmek.

Bu yazımı ise bambaşka bir neden yüzünden yazıyorum, geçen gün bir arkadaşımla konuşurken, tam onun başından geçenleri dinleyip değerlendiriyordum ki ortaya bir cümle atıverdim.

Sen ilişkilerinde erkeklerden rol çalıyorsun deyiverdim.

Aslında ne kadar önemli bir laf ettiğimi, eskiden yaşanan ilişkileri, hiç de uzağa gitmeden, annelerimizin, anneannelerimizin yaşadıkları ilişkileri (evlilikleri) şöyle bir gözden geçirince anladım.

Eskiden kadınlar ne istediklerini biliyorlardı. Kanımca değişen hayat şartları, ilişki modellerini de değiştirdi.

Artık kadınlar çalışma hayatına girdi, kendi ayaklarının üzerinde durur oldu, bu kulağa hiç de fena gelmiyor. Çok da mantıklı. Üniversiteye gitti, eğitim gördü ve elbette mesleğini icra edecek bir alanda çalışıp ayaklarının üzerinde duracak.

Bu durumun ilişkilere nasıl negatif etkisi oldu diye soracak olursanız cevabım şudur. Kadın çalışarak, kendi ekonomik özgürlüğünü eline alarak erkekten rol çaldı.

Eskiden eve ekmek getiren, evi geçindiren bir çok erkek, şimdi maalesef bütün yükü kadına yıkarak, sorumluluktan kaçma eğilimi içinde.

O zaman kadın okumasın mı? Çalışmasın mı ? Evde mi otursun?

Hayır, elbette değil, bunu da savunmuyorum.

Anlatmak istediğim bambaşka bir şey.

Savunduğum nokta şudur, kadın ekonomik özgürlüğü elinde olduğu için, erkekten rol çalmamalı, her sorumluluğu üzerine alıp, evin kirasını ödeyip, çocukları okutup, ilişki içinde erkeğin rolünü ortadan kaldırmamalı.

Kadının ilişkisi veya evliliği içinde yaptığı en büyük hata budur.

Peki ne yapsın ? Aldığı paradan zırnık koklatmasın mı ? Evi ve ailesi için hiç mi harcama yapmasın ?

Hayır tabi ki. Yapsın elbette, ama bütün yükü üzerine almasın mümkünse... Rol çalmasın erkekten !

Erkeğe gücünü (mecazi anlamda tabii) kaybettirmesin.

Çünkü ilişkide güç kaybeden, kendini yetersiz gören erkekle bir süre sonra mutlu olmanız da imkansızlaşır.

Erkeğe gücünü hissettirmenin önemli yollarından biri de, eski rollerine dönmesini sağlamak.

Son sözüm hanımlar size, ilişkilerinizde, evliliklerinizde eğer bir güç dengesi oluşturmak istiyorsanız, lütfen eşinizden, sevgilinizden rol çalmayın ve mutsuzluğa zemin hazırlamayın.

Erkek erkek gibi, kadın da kadın gibi olmalı.... eğer mutlu olmak istiyorsanız tabii !

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

" Korkularını topraklamak" deyiminiz çok hoşuma gitti Nilgün hanımcığım. Ayrı 1 ifade zenginliği gördüm bu deyiminizde. Tabi bu konuda sizden 180 derece farklı düşündüğümü söylemek zorundayım. Becerebildiğim, "erkekçe" cesaret gösterebildiğim her korkumla aynaları şangur şungur aşşağı indirircesine, şiddetle yüzleşip çöp tenekesine fırlatıveriyorum tenekenin kafasını, gözünü yararcasına... En sevdiğim yanlarımdan medeni cesaretimin yüksek olmasını da bu tavrıma borçluyum sanıyorum. "Erkekten rol çalmayın. Ona, kendini para kazanmak konusunda kendini güçsüz ve iktidarsız hissettirmeyin" kadar özel ve duyarlı bir tespitiyse ancak kendine güveni tam, çok güçlü bir kadın yapabilir. Şapka kullansam, ancak şapka çıkartırım bu tespite diyicem; ama bugüne kadar hiç şapka kullanmadım diyebilirim.! O zaman tespitin gücü karşısında sadece önünüzde eğilmek seçeneği kalıyor. Bütün erkek ve kadınlar bu kadar ince tespitleri hayatlarının 1 parçası yaptıkta daha 1 anlam kazanacak ilişkiler. Sevgiler.

Cem Beraat Çamsarı 
 23.03.2011 13:10
Cevap :
Eski yazılarıma gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler... Aslında farklı düşünmüyoruz. Topraklamanın başka bir yolu da, aynayı şangır şungur indirebilmek, korkuların üzerine gidebilmektir. Çok da işe yarayan bir yöntemdir. Şapka kullanın lütfen, ama önümde eğilmeyin ! Biz eşitiz Cem bey :) Yürekten teşekkürler, çok naziksiniz. Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.  23.03.2011 18:09
 

Gerçek anlamda eşitlik güzel olur bence.Paylaşmak hayatın tüm yükünü hep birlikte sağlıcakla kalın.

srhnsrt 
 03.08.2010 13:48
Cevap :
Çok haklısınız... Eşit dağılım = mutluluk. Selamlar, teşekkürler.  03.08.2010 16:29
 

kadın ile erkek hiçbir zaman eşit değildir ama neredeyse her ülkede böyle bir eşitlik kanunu var. Bazı konularda kadın, bazı konularda erkek üstündür; bu açık bir şey. Ama insanlar açıkları kullanmayı çok sevdiği için bu kanun da zorunlu. İşte yorum farklılığı ilişki kurtarır... Saygılarımla :))

Ferhat Yıldız 
 27.07.2010 13:42
Cevap :
Selamlar, iki şeyin birbirine eşit olmadığını söylemek, birinin diğerinden üstün olduğu anlamına gelmez. Yazımda altını çizmek istediğim başka birşeydi. Kadın ve erkeğin ilişkide rollerine sahip çıkması, kimsenin kimseden rol çalmaya kalkmaması idi.. Erkeğin veya kadının eve daha çok para getirmesi birini, diğerinden daha üstün kılmaz. Sadece roller değişince kadın kadın gibi olamaz, erkek de erkek gibi.... Kadın ve erkek eğer ilişkideki rollerini bilir ve öyle davranırlarsa mutlu olabilirler.. Sevgiler, teşekkürler...  27.07.2010 14:51
 

Kadın ve erkek, doğası gereği birbirinden çok farklı iki cinsiyet. Duygusal ve mantıksal alanda kendini en çok gösteren bu farklılık kadın ve erkeğin birlikteliğini, daha da ileri gidersek aynı evde yaşamasını, yaşamı paylaşmasını neredeyse bir mucize haline getiriyor. Evet, çok farklıyız. Biz mantığı, siz duyguyu ön plana alıyorsunuz. Siz entrikayı biz düz mantığı ve basitliği (sadeliği, karmaşık olmayanı) seviyoruz. Ama yine de birbirimiz olmadan yaşam ne kadar yavan, kuru ve çekilmez oluyor, değil mi? Korkular konusunda düşüncelerinizi tamamiyle paylaşmasam da, güzel yazınız için kutlar, saygılar sunarım.

Güz Özlemi 
 27.07.2010 11:49
Cevap :
Selamlar, yorumunuz için ve yazımı okuyup beğendiğiniz için çok teşekkür ederim. Korkular konusunu araştırın lütfen, o kadar önemli ve hayatımızı şekillendiren duygular ki, araştırınca bana hak vereceksiniz. Tekrar saygı sevgi ve teşekkürlerim sunuyorum..  27.07.2010 16:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 558
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8125
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster