Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Psikolog ve Aile Danışmanı Merve Savaşkan

http://blog.milliyet.com.tr/mervesavaskan

31 Mayıs '18

 
Kategori
İlişkiler
 

İlişkinize Bağlı mısınız? Yoksa Bağımlı mısınız?

Günümüzde insanlar yaşadıkları birçok ilişkiyi aniden bitirebiliyor ya da bitirip tekrar başlatarak aynı noktaya geri gelebiliyorlar. Uzun ve huzurlu ilişki sürenlerde mevcutta tabi ki var. Ancak özellikle duygusal ilişkilerin altında, karı-koca ilişkisinin ya da sevgili ilişkisinin vadesini belirleyen önemli faktörlerden biri kuşkusuz, yaşanan ilişkilerin kalitesi var. Bu kalite kavramı altında kişiden kişiye önem dozu değişebilen birçok başlık yer alabilmektedir. Duygusal ilişkilerin çoğu kez bitme ya da ilişkilerin tıkanma-tükenme noktalarının altında bağımlı ilişki ve bağlı ilişki kavramlarının etkisi büyüktür. Çünkü nasıl bir ilişki yaşayacağınız ve sürdürebileceğiniz bu iki kavramdan hangi tarafta yer aldığınıza, hangisini beslediğinize göre şekilleniyor. Genellikle ilişkisel problemlerde karşı tarafın değişmemesi, sorun yaratması, haklı olunması gibi suçlayıcı çözüm önerileri sunan çiftler işin içinden çıkamıyorlar. Oysa ilk olarak sağlıklı ilişkide kendinizin nerede durduğunuzu bilmeniz gerekir. Bağlı ilişki ve Bağımlı ilişki tipleri işte tam burada devreye girer.

Eğer eşinizin mutlu olduğu eylemleri yapmak için kendi zevklerinizden vazgeçiyorsanız, fikrinize, eylemlerinize, eğlencenize ters olan, karşı tarafı eksen alıyorsanız, kısacası ön plana karşınızdakini koyarak sahneyi, rolü, yönetmenliği eşinize veriyorsanız ve siz sadece her koşulda oyunu izleyen ve alkışlayan seyirciyseniz, aranızda ki ilişki türü olan bağımlı ilişkiden söz edebiliriz. Bağımlı ilişki yaşayanlar kendi düşünce, duygu ve davranışlarını gerçekleştirmekten, ifade etmekten çok ‘’uyum sağlamak’’ kalıbı altında kendini hiçe sayar. Kişi, her eylemini gerçekleştirirken karşı taraf acaba bunu sevecek mi? Bu patnerim için daha iyi, bunu böyle yapmazsam kızabilir, şu istediği olmazsa sorun çıkabilir, bunu beğenmezse, onun istediği olsun gibi kendini, değerlerini, düşüncelerini sahneden kaldırır ve sadece koşulsuz izleyici olur. Oyunun yapımcısı da yönetmeni de oyuncusu da karşı taraf olur. Ayrıca her oyuna izleyici olarak katılmak zorunda hissederler yani her şeyi birlikte yaparlar, başka bir hayatları yoktur. Dolayısıyla kişi memnuniyetsiz ve diğerinden kopamayan bir ilişki yaşamaya başlar. Uyum sağlamanın kesinlikle bu biçimle bir ilgisi yoktur. Bağımlı ilişkileri olanlar, hem ilişkilerinden şikayet ederler hem de ilişkilerini değiştiremez ya da sonlandıramazlar. Bu kişilerde zamanla karşı tarafa içsel bir kinde başlayabilir. Çünkü sürekli kendileri olmalarını engelleyen, yüksek dozlu bir uyum altında kişisel değersizlik görürler. Uyum dozu zehirlenmesi yaşarlar. Bu durumu da karşı tarafa yıllar içinde, senin yüzünden yapamadım, sen engel oldun, sen olduğun için böyle oldu gibi pişmanlık içeren düşüncelerle sesli ya da sessiz beyan ederler.

Bağlı ilişkilerde ise, işler daha farklıdır. Çiftlerin arasında mevcut bir bağ, ortaklık vardır. Bir hayatı paylaşırlar.  Hikayeleri iki kişilik bir yönetmenden oluşur, hem yazar hem birlikte  oynarlar. Ancak oyunun rollerinde farklı iki oyuncu vardır. Kendi fikirlerini, zevklerini, alanlarını, değerlerini, duygularını aynı sahnede farklı rollerle paylaşarak bir oyun oluştururlar. Sahne ortaktır bir bağdır ancak, rol çalma yoktur. Bağlı ilişki yaşayanlar, ortak hayatlarında karar alırken ve karar verirken birbirlerine bağlıdırlar ancak birbirlerinin çizgisine basmazlar. Karşı tarafı da düşünerek, işin içine alırlar ancak kendi inançlarını da ortaya koyarak, es geçmeyerek çözüm  sürecini deneyimlerler. İki tarafında kendi zevkleri, renkleri, ilgileri, mutlulukları diğeri için çiğnenmez. Aksine ortak noktada buluşturmaktan zevk alırlar. Fakat bu demek değildir ki her şeyi birlikte yaparlar ve yaşarlar. Kesinlikle kendilerine ait zamanları ve bu zamanı nasıl doldurdukları ile ilgili ayrı yöntemleri vardır. Bu alanda ki ayrı hayatlarında sosyalliklerini, hobilerini, yalnız vakit geçirmeyi ihmal etmezler. Mutlaka yaşamlarında kendilerine yettiği kadar ya da yetişebildikleri kadar yer verirler. Ancak bunları atlamadan dozunu kendilerine göre kendileri ayarlarlar. Bir nevi bir şarkıyı düet yaparak söyleyen iki kişilerdir ve şarkının hem tek söylenen hem de birlikte söylenen kısımları vardır. Sonuç olarak da bu tarz şarkılar beğeniyle en çok dinlenen eskimeyen şarkılar olurlar…

Bağlı ve bağımlı ilişki türleri ilişkinin kalitesini doğrudan etkilediği gibi, kişinin nerede yer aldığını çözümlemesi farkındalık sağlaması adına da ilişkiyi tamir edicidir. Bu yüzden ilişkilerde ki bağın türü son derece dikkat edilmesi gereken bir meseledir. İlişkiniz ile ilgili onarım sürecine girmek için bağların kopmasını, beklemeden harekete geçilmelidir. Tüm ilişkilerin sahnede daha güzel bir oyunu paylaşması için, iki tarafında ilişkisini gözden geçirebilme sürecine destekleyici olan, aile ve çift terapisi ile profesyonel anlamda çalışması gerekir.

Psikolog Merve Savaşkan

www.mervesavaskan.com

info@mervesavaskan.com

  

Zehra Çiçek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!