Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '16

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
1330
 

İlizyon ile Para kazanmanın yolları – Emir Kosif ile Röportaj

İlizyon ile Para kazanmanın yolları – Emir Kosif ile Röportaj
 

Pazarlamanın güncel eğilimlerini alanının önemli ismi Emir Kosif ile konuştuk. Başarılı işleri yöneten Emir Bey aynı zamanda tecrübelerini Okan Üniversitesi’nde öğrencilerle de paylaşıyor. Yeni Medya bölümünde pazarlama dersleri veren Emir Kosif ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Emir Bey pazarlama nedir?

İlk olarak basit bir giriş yapalım. İşin özünde pazarlama bir ilizyondurmanipülasyondur.. Tüketiciye kendisini iyi hissettirme sanatıdır.

Detaylı olarak ele alacak olursak; şahsen pazarlamayı eski ve yeni pazarlama olarak ikiye ayırıyorum. Eskiden pazarlama tek yönlü bir müdahaleden, reklamlardan, kampanyalardan ibaret iken, artık tam olarak doğru zaman ve yerde, doğru kişiyle kurulan diyalog haline geldi.

Yine ek olarak, eskiye nazaran çerçeve internet sayesinde bir hayli genişledi. Şimdilerde yayınladığınız her bir makale, her bir basın bülteni, insan kaynakları-finans departmanlarınızdan temizlik görevlilerinize kadar, her bir çalışanınız, her bir müşteriniz pazarlamanızın bir parçası haline geldi.

Pazarlamada son trend dijital pazarlama mıdır?

Bu çok hassas ve güzel bir soru. Dijital pazarlama deyince hemen herkesin düştüğü bir tuzak var, akıllarda sadece dijital ortam için hazırlanan reklamlar/görseller/videolar beliriyor. Biraz önce de bahsettiğim gibi, internet oyunu baştan sona değiştirdi. Bugün Türkiye’de, Almanya’da, veyahut Amerika’da gazeteye verilen basit bir reklam bile, Dijital Ortama düşüp, dünyanın dört bir yanında paylaşılarak, bir anda Dijital Pazarlamanın parçası haline geliyor. Esasen, trend olan dijital pazarlama değil, Ekstrem Pazarlamadır.

Nedir bu Ekstrem Pazarlama?

Gerilla Pazarlama’yı örnek alabiliriz. Artık beklenmeyen yerlerde ve beklenmeyen zamanlarda, alışılmışın dışında taktik ve yöntemlerle alıcılarımızın karşısına çıkmamız gerekiyor.

Gerçek anlamda başarılı olan firmaların en önemli ortak yanı; farklı işler yapmaları. Farklı yerlerde, farklı yöntemlerle alıcılarına temas ediyorlar.

Farklı derken, örnek verebilir misiniz?

Ekstrem Pazarlama teknikleri doğrultusunda, başarıya ulaşmanızın 3 temel kuralı var.

Ya Mizahi olacaksınız, ya Seksi olacaksınız, ya da zaten kendisini satabilen çok güçlü bir marka olacaksınız. Burada bahsettiğim ürünün kendisi de olabilir, ürünün/hizmetin/servisin tüketiciye sunuluş biçimi de olabilir.

Örneğin, bundan tam 4.5 yıl önce, Türkiye’nin önemli bankalarından bir tanesi, İnternet Bankacılığı kullanmayan müşterilerine yönelik bir kampanya düzenledi. İsimlerine özel bir haber videosu gönderdi, kişi videonun belli bir bölümüne ulaştığında, sesli yanıt sistemi ile canlı yayına bağlanmış gibi, telefonla arandı. Bu basit, farklı, ve mizahi uygulama sayesinde banka, aradığı her 100 kişiden 21’ini İnternet Bankacılığı kullanır hale getirdi. Bu sayede, şubelerindeki sirkülasyonu da önemli ölçüde rahatlattı. Bahsi geçen banka büyük bir fark yaratarak, bugün İnternet Bankacılığında lider konumda.


https://www.youtube.com/watch?v=M-CIzuKEpwg

Bazı firmalar Tv, gazete reklamı yerine facebook, twitter, youtube reklamları veriyorlar. Sosyal medyanın önemi nedir?

Sosyal medyanın öneminden ziyade, sosyal medyanın gücünü konuşmak gerekiyor. Bahsettiğiniz platformlardan reklam verirken, tam olarak istediğiniz demografik özellikleri taşıyan, istediğiniz konulara ilgi duyduğunu bildiğiniz, istediğiniz gelir seviyesine sahip olan kişilere erişebiliyor, bu da yetmezmiş gibi istediğiniz bütün davranışlarını da ayrıca gözlemleyebiliyorsunuz. Sosyal medya sayesinde, ikili diyalog haline gelen pazarlama, çok daha etkin, çok daha verimli kullanılabiliyor.

Çok kısa bir örnek vermek gerekirse, Google’ın paylaşmış olduğu verilere göre; dijital ortamda firmanın reklamıyla karşılaştığında, reklamı geçmeden, en az 30 saniyesini izleyen her 100 kişiden 52’si satın alma aşamasında karar değiştiriyor.

Asıl püf nokta, hedeflediğimiz kitleye ulaşabileceğimiz iletişim aracını doğru seçmek. Yani yine; doğru yerde, doğru zamanda, doğru kişinin karşısında olmak. İster gazetede, ister sosyal medyada, ister metro istasyonunda.

Emir Bey Pazarlama denilince akla ABD geliyor. Sizce hangi ülkeler top 3? Türkiye’nin nasıl eksiklikleri var?

Pazarlama’da Top 3’ü şu şekilde sıralayabilirim.

1-  ABD

2-  ABD

3-  Yine ABD

Pazarlama denince aklınıza ABD’nin geliyor olmasının haklı ve güçlü sebepleri var, ve bu sebepler sadece pazarlama ile sınırlı değil.

Yoğunlukla Amerika’da, Kanada’da, Filistin’de, Tayvan’da, zaman zaman da Avrupa’da markalar arası tatlı atışmaları gözlemleyebiliyoruz. Yakın zamanda sosyal medyada milyonlarca kez paylaşılan Alman Otomobil markasının reklamını hatırlarsınız. Maalesef ülkemizde bu gibi reklamların yapılması yasak. Millet olarak da buna çok açık olduğumuzu sanmıyorum. Öncelikle bakış açımızı, kafa yapımızı değiştirmeli, buna paralel olarak da kurallarımızı gevşetmeliyiz.

Numara taşımanın ülkemize girdiği 2008 yılı ve sonrasında, mobil operatörlerimizin kısaltmalarla, renklerle birbirine gönderme yaptığı reklamları hatırlarsınız. O dönem mobil operatörlerin ilgili departmanları her hafta toplanır, ilgili reklamlar hakkında şikayet oluşturur, ivedilikle yayından kaldırılması için çalışırlardı. Anlaşılacağı üzere, reklam kalitemizin artması için, bakış açımızın tamamen değişmesi gerekiyor.

Bundan bir kaç ay önce, Tayvan menşei bir bilgisayar ve cep telefonu üreticisinin, Amerikan devi olan rakibine hitaben yaptığı, mizahi yönden çok kuvvetli bir reklamını Türkiye’de gördük.
Bu ve benzeri reklamlar ülkemiz pazarlamasının geleceği ile ilgili endişelerime bir nebze de olsa su serpiyor.

https://www.youtube.com/watch?v=-QAaVkU2XR8

Pazarlama anlamında güzel reklam, afiş vs?

Özellikle FastFood firmaları ve otomotiv sektörünün liderleri arasında uzun yıllardır tatlı atışmalar yapıldığını görüyoruz. Röportajımızın başlarında da bahsettiğim farklı işlerden bir kaç görseli paylaşalım isterim. 

Pazarlama için Abd ve Türkiye’de öne çıkan sektörler hangileridir?

Şirketler, markalar üzerine yorum yapmaktansa, sektörel yorumlar yapmayı tercih edeceğim. Özellikle Amerika’daki Bira, Prezervatif reklamlarının incelenmesini öneririm. Bunun dışında, Fast Food restoran zincirlerinin ve Otomobil firmalarının karşılıklı atışmalarını içeren reklamlar muhakkak takip edilmeli. Son olarak, 20 milyar doları aşkın Pazar etkisi olan Amerikan Futbol Finallerinde yayınlanan reklamların, yani o ünlü, 30 saniyesi 5 milyon doları aşan reklamların takip edilmesini özellikle tavsiye ederim.

Türkiye’de ise, az olmakla beraber, iyi reklamlar çoğunlukla Ekonomi, Hızlı Tüketim, ve Havayolu sektörlerinden çıkıyor.

Aynı zamanda Okan Üniversitesi’nde Pazarlama üzerine dersler veriyorsunuz. Emir Hocam Pazarlama alanında ders olarak okutulan reklam , afiş ya da akıllı bir strateji?

Eğitimlerde sürekli olarak değindiğim önemli bir nokta var. Günümüzde, pazarlama adına her ne kampanya/promosyon/etkinlik düzenliyor olursanız olun, daha FARKLI anılmak, bununla beraber daha fazla paylaşılmak, ve daha fazla kişiye ulaşmak üzerine düşünmek gerekiyor.

Türkiye’de ilk defa Ekstrem Pazarlama dersi veren bir kişi olarak, pazarlama alanına ilgi gösterenlerin, bu noktada özellikle Gerilla Pazarlama, Ağızdan Ağıza Pazarlama ve Fısıltı/Dedikodu Pazarlaması başlıklarını araştırmalarını öneriyorum.



Abd’de kara Cuma , şükran günü gibi zamanlarda satışlar tavan yapıyor satış ve pazarlama için bir strateji. Türkiye’de nasıl uygulanır?

Amerikanlar bu işi gerçekten başarıyla yürütüyorlar. Bahsettiklerinizin hepsi elbet tabii tamamen strateji. Tıpkı yeni çıkardıkları cep telefonunu, içerideki depoda 1000 lercesi varken, sizi hergün sıraya sokup 100er 100er satmalarının da bir strateji olduğu gibi.

Türkiye’de, İstanbul, Avrupa Yakası’nda yer alan bir AVM’de, İsveçli bir hazır giyim markasının  özel bir koleksiyonu için yaptığı lansmanı Kasım 2015’te tüm Türkiye medya kanalları aracılığıyla takip etti. 200 ÖZEL davetlinin, indirimden faydalanabilmek için birbirini adeta ezdiği görüldü. Strateji miydi? Cevabı siz verin.

Emir Bey son sorum ise Türkiye’nin pazarlama alanında eksiklikeri nelerdir?

Anıl Bey, hiç futbol oynayan küçük çocuklara dikkat ettiniz mi? 20 tane çocuk top nereye, onlar oraya koşar dururlar. Ancak hiçbirinin aklında gol atmak yoktur, hiçbiri kaleyi düşünüyor pozisyonda değildir. Günümüz pazarlamacıları da aynı bu çocuklar gibi, hepsi kaleyi unutmuş, bugüne kadar okullarında ve iş yerlerinde gördükleri aynı şeyleri yapmaya, ve başarısızlığa uğramaya devam ediyorlar.

Üniversitelerimizde verilen pazarlama eğitimlerinde sürekli olarak kutunun dışında düşünün (out of the box) denir. İş hayatına baktığımızda ise kutunun dışında kalanların, kapının dışında da kaldığını görüyoruz. Çünkü bunların çoğu teorik eğitimlerle sınırlı, hayal gücü bastırılmış ve engellenmiş kişilerden oluşuyor. Röpörtajımızın ortalarında sorduğunuz soruya cevap vermiştim, tekrar ediyorum. Pazarlama alanında gelişmek, eksiklerimizi kapatmak, hatta ve hatta öne geçmek istiyorsak, toplum olarak bakış açımızı tamamiyle değiştirmemiz gerekiyor.

 

http://www.emirkosif.com/

 

Röportaj: Anıl Sural

twitter.com/AnilSural

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1318
Kayıt tarihi
: 20.02.16
 
 

11 Ağustos 1990 Amasya doğumludur. Diyarbakır, Karabük, Sakarya, Orlando - Florida, Trieste ve İs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster