Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
496
 

İlk aşk

İlk aşk
 

İnsan hayatında ilklerin yerini hiçbir şey tutmuyor. Hep bir farklı hatırlanıyor ve özel bir anlam yükleniyor. Okula başladığımız ilk gün nasıl da heyecanla ilk defa korunaklı evimizden çıkıp okul bahçesinde sıra sıra dizilmiştik. Hangimiz hatırlamaz. İlk defa o sıraya oturup etrafımıza bakarken neler geçmişti acaba kafamızın içinden. Ya ilk sınava girişimiz, ilk işe başladığımız gün, ilk işimiz. O kadar çok ilk yaşanır ki yaşamımız boyunca saymakla bitmez. 

Hele o ilk yürek çırpınışları, ilk heyecanlar, o konuşmaktan bile utanıp yüzün kızarması, gördüğün anda nereye saklanacağını bilmeden bir yerlere saklanma telaşı. Kim unutabilir ki ilk defa karnında uçuşan kelebekleri, yere göre sığmayan yüreğindeki esen deli rüzgârları. 

Yani ilk aşk. İlk aşkın yeri hep ayrı olur. Ağzının içinde eriyen akide şekeri gibi geçip gitmiştir ama tadı damağında hep aynı kalmıştır yıllar içinde. 

İlk gençliğin ya da on dört yaşın sevda ile ilk uyanışı o masum günahsız ilk aşkın kıvılcımları nasıl da saklanıp kalmıştır yıllar boyunca içinizde bir yerlerde. Birden anımsayıverirsiniz hiçbir sebep yokken, içiniz sızlar, yüzünüzde bir gülümseme. Ama hatırladığınız kimsenin yüzünün şekli bile belki belirsizdir anılarınız içinde. Belki şimdi görseniz bile tanımakta zorlanırsınız. Anımsadığınız içinizde saklı tuttuğunuz o sımsıcak duygulardır sadece, farklı heyecanlardır. 

Bazılarınızın ilkokul sıralarında yanında oturduğunuz çocuk, ya da ilkokul öğretmeniniz. Her gün gördüğünüz bakkalın çırağı, komşunun oğlu, okul yolunda birden karşınıza çıkan bir yabancı, otobüsteki genç, herkes olabilir. Yüreğiniz size mi soracak kime takılıp kalacağını. 

Belki mahalledeki o güzel gözlü çocuk. Gizli gizli bakışmalar, gördüğünüz anda yüreğinizden havalanan kuşlar. Hangi köşeyi dönseniz birden karşınıza çıkacakmış gibi her yerde onunla karşılaşmalarınız, sonra elinize tutuşturulan bir not. İçinde iki kelime, o sımsıcak elinizi dağlayan, masum, size gülümseyen, içinizi ısıtan o iki kelime. O nasıl bir mutluluktur ki hala düşündükçe içinizi ısıtmaya devam eder. 

Ne masum yıllardı onlar, onsuz bir dünya düşünemediğiniz insanın elinin bir teması bile ayaklarınızın yerden kesilmesine sebep olabilirdi. Saçının bir telinin sahibi olmak, mendilin içinde o saç telini terkrar tekrar görmek nasıl bir sevinçti. Verilen bir çiçeğin kurutulmuş hali defter sayfalarının içinde yıllarca size gülümsemiştir mutlaka. Ya ilk şiir denemeleri, çocukça, saf. Ya o korkuyla okul kırıp sinemaya gitmeler, gizli gizli ele ele tutuşmaların o dayanılmaz zevki. 

Yağmurda, sizin için getirdiği bir şemsiye altında, utangaç bir gülümseme dudaklarının kıvrımlarında öylece konuşmadan okul yolunda birlikte yürümek, oyunlarda bile kollandığını korunduğunu bilmek nasıl bir güvence verirdi ki hayat size hep tozpembe görünürdü. 

Kim yaşamamıştır ilk aşkın deneyimini? Bence herkes bir şekilde ucundan veya kıyısından ya da en yakıcısından yaşamıştır. Yıllar sonra izi kalan şey o yaşanan duygulardır. 

Sonra; sonrası yok, büyüdük biz, ayrı çevrelerimiz oldu, ayrı hayatlarımız oldu. Hatta acılarımız dertlerimiz. Ancak çocukluğumuzun ve ilk gençliğimizin o büyülü sıcak duygulu dünyası çok gerilerde kalmasına rağmen yine de zaman zaman ufacık bir gülümseme ile bile olsa hatırlanıyor. Bir şarkı, bir anı, bir bakış veya bir koku yetiyor anımsamaya. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir pazar boş pazar yerinde karşılaştık Cevriye Pehlivan'la.Çarşaflıydı ve bana doğru geliyordu.Görmüştü artık geri kaçamazdım.Yanından aldırmadan geçip gidecektim.Tam yanımdan geçerken durdu."Ben herşeyi biliyorum" dedi.Çamura düşen mektubumu ve gülü görmüştü belli ki."Kardeşim olsan..." Aaaaahhhhh!Bir daha ilk aşk başlıklı yazı yazma kız!

Kerim Korkut 
 10.07.2012 5:47
Cevap :
Eeee sonu nasıl bitti. Anlayamadım. Görmüş işte gülü mektubu. Kabul mu etmedi.   10.07.2012 23:31
 

Nasılsa su almaya gelecekti helkelerle.Yağmur vardı.Mektup ve belki de bir eşi bile bulunmayan muhteşem kırmızı gül hazırdı.Çeşmeye doğru kara çarşafıyla başı öne eğik dalgın düşünceli yürüdü.Mektubu ve kırmızı gülü onca insanın gözü önünde helkesinin içine atacaktım.En fazla bacaklarımı kırarlardı ki zaten biri kırıktı.Çok kalabalıktı.Dikkatlice mektubu ve gülü helkeye attım.Kader işte.Ayıoğlu ayının biri tam atarken bana toslamaz mı.Mektup da gülde yere çamurların içine düştü.Gelen çiğnedi giden çiğnedi.Simit tablamı aldım ağlayarak gitti.

Kerim Korkut 
 10.07.2012 5:42
Cevap :
Hakikaten kısmetsizmişsin ya mektup ta gül de demek çamurlara düştü ve ezildiler. O kadar da hazırlanmışsın. Meraklandım doğrusu.  10.07.2012 23:29
 

Traji komikti ilk aşkım.Şehrin en zengininin benden büyük çarşaflı Hülya Darcan'ına(İnanmayacaksın ama artist Darcan'ın sanki ikizi.Yoksa ikiz miydiler ya!)aşık olmuştum.O, köyün pınarından su alırken ben fiyakalı orta okul şapkamla karşısından asker gibi geçerdim.Sanki Tanrı önce sadece onu yaratmış diğer bütün güzel ne kadar kadın varsa ona bakarak yaratmıştı.Öyle düşünürdüm.O zaman da şimdiki gibi cesurdum.Vız gelir kimin kızıysa kızı.Siyah çarşafının arkasından "Bu salak çocuk da ne yapıyo allasen" demiş olsa da o bana aitti ve benim olacaktı.Mektup döşedim.İntihar eden abim mektubun üzerindeki ismi görünce "Onlar kapılarındaki köpeği bile sana vermezler" dedi,vazgeçmedim.Ben bir velet simitçiydim.Tezgahımı pazar yerine onların evinin önüne kurdum.

Kerim Korkut 
 10.07.2012 5:37
Cevap :
İlk aşkını mı hatırlattım. Nasıl güzel bir duyguydu ama. Şimdi bile sıcaklığı hissediliyor. Aklında belki yüzü bile kalmamıştır ama o duygu hala sıcak. İşte ilk aşk bunun için kıymetli.  10.07.2012 23:28
 

sukran hanım yüreginizdeki sıcaklık yazınıza yansımıs..tebrikler..bu cok zordur..basarmıssınız..toprak

Aydın ADAM 
 15.09.2011 23:52
Cevap :
Teşekkür ederim beğeniniz için, selamlar...   16.09.2011 17:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 249
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2976
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster