Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '11

 
Kategori
Bilgisayar
Okunma Sayısı
174
 

İlk chip ve girişimcilik: Vay'lar ve Vah'lar

İlk chip ve girişimcilik: Vay'lar ve Vah'lar
 

4004'e bakınca bugün gelinen noktayı öngörmek zor olmalı diyorum.


Intel’in “Bugün dünyanın ilk mikroişlemcisi Intel 4004’ün 40. yıldönümü” diye başlayan basın bülteni, şirketin dikkate alınması en fazla gereken mesajlarını içermiyor.

Bazılarınız günümüzün ikinci nesil Intel Core işlemcilerinin performans açısından ilk mikroişlemci Intel 4004’e göre 350 bin kat daha güçlü olması ve her bir transistorun atalarına oranla yaklaşık 5 bin kat daha az enerji kullanıyor olması gibi verileri ilgi çekici bulabilir.

Ancak daha önemli olan ve Intel’in bugünlere gelmesini sağlayan işin analitiğini çözmüş olması. Intel’in Moore Yasası’nın her iki yılda bir mikroişlemcilerin transistor yoğunluğunun iki katına çıkacağını ve böylece işlevsellik ve performans artarken maliyetlerin düşeceğini öngörmesi, teknolojiyi geliştirmesi kadar önemli.

Şirketin 22 nanometre üretim sürecinde geliştirilen yeni nesil mikroişlemciler gelecek yıldan itibaren sistemlerde yerini alacak. Bu, Intel ölçeğindeki bir firmanın inovasyonu sürdürdüğüne işaret eden önemli bir gelişme.Ancak başta da belirttiğim gibi, bunlar Intel’in bulunduğu alanla ilgili en önemli mesajlar değil.

İşlemci dünyasının bu dev şirketi, akıllı telefon işlemcilerinde İngiltere merkezli ARM’nin ve tabletlerde de Qualcomm’un gerisinde kaldı. İşlemci tercihini Netbook’tan yana kullanan Intel belki de Ultrabook adını taşıyan yeni tasarımlar ile güçlü bir yükseliş yaşayacak. Bu kategoriyi gözaltında tutmanızı öneririm. Lenovo ve Asus etkileyici modelleri ile bu yüksek fiyatlı segmente girdi.

Ancak sadece bu da değil, kendi inovasyonunu ve tasarımlarını yapan Intel’in chip ürettiği tesislerin kuruluş maliyetinin 5-6 milyar dolar civarında olduğu bir pazarda rekabet etmesi gerekiyor. Yenileme maliyetleri daha düşük değil. 22 nanometreye geçiş, bu maliyetler düşünüldüğünde hiç de eğlenceli olmayan bir dönüşüm hikayesi olsa gerek.

Aynı zamanda Intel’in yatırım kolu olan Intel Capital, dünya çapında yaptığı yatırımlarla gelişen trendlerin parçası olmaya çalışıyor. 1100’den fazla projeye yapılan yatırım toplamı 9,8 milyar doları buluyor.Bunları yazmak istememin sebebi, Türkiye’de bugünlerde büyük ilgi çeken girişimcilik konusunda bir katkıda bulunmak.

Geçen yıllarda kendi plazma panellerimizi üretmemiz şak diye gündeme geldi, şuk diye gündemden gitti. İyi ki de gitti. İki senede bir yenilenmesi ve global ölçekte yapılması gereken bu işe giren şirketlere çok yazık olurdu. Otomobil markası konusu hakeza öyle. İşi bilenlerle yapılan kısa bir görüşme, yapılan hesapların işin analitiğini kapsamadığını gösteriyor ya da Türkçesi, hesaplar doğru ama o iş öyle yapılmıyor.

Intel bugün transistor maliyetinin 40 yıl öncesine göre elli binde birine düştüğü bir ortamda yaşlı bir şirket olarak büyüklüğünü koruyor. Tabii yeni alanlar yeni liderler çıkarıyor. Girişimciliğin ve Türk diasporasının gazetelerde parlatıldığı bugünlerde bu tür detayları aklımızda tutmamızda yarar var ki, ‘Vay girişimciliğimiz vay’ demek yerine ‘Vah girişimciliğimiz vah’ demeyelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 961
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1968 İstanbul doğumluyum. Hayatım boyunca elemelerden geçerek önce Kadıköy Anadolu Lisesi'ni, sonra ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster