Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
41168
 

İlk cinsel ilişki - Kızlık zarı

İlk cinsel ilişki - Kızlık zarı
 

İlk cinsel birleşme, ergen erkek için başlı başına bir merak konusuyken kızlar için ise korku, endişe, acı ve erkeklere göre biraz daha az olmak üzere merak duygusundan ibarettir.

Konuyu Türkiye'nin sosyo-kültürel yapısı açısından ele alırsak doğu-batı arasında mutlak farkılıklar olduğunu dile getirebiliriz.

Toplumun geleneksel yapısını oluşturan örf, adet ve gelenekler, cinsellik açısından bakıldığında, hiç de iyi olmayan sonuçlara yol açabiliyor...

Baskıcı ve yetersiz cinsel bilgilerle yetişen kız çocuğu, yaşayacağı ilk cinsel birleşme öncesinde duyduğu korku ve acı duyar mıyım endişesi, mutlu ve sağlıklı bir cinsel hayat kurmanın önünde en büyük engel teşkil etmekte..

Nedir bu korku? Nasıl gelişir? Sonuçları nedir?

Kulaktan dolma yanlış bilgilerin beraberinde ebeveynlerin, özellikle de anne'nin, bu konuda başrol oynadığını ortaya koymamız gerekli.

Bu noktada kızlık zarı (Hymen) tüm bu olaylar silsilesinin başrolündedir.Toplumda bekareti simgeleyen bu anatomik yapı, aslında bilindiğinin ötesinde 15 yaşından sonra görevini tamamlayan basit bir zardır.Doğumdan ergenlik dönemine kadar geçen süreç içersinde vajeni ve rahmi dışardan gelecek mikroplara karşı koruyan bu bariyer, ergenlik döneminden itibaren artık olgun uzunluğa ulaşmış olan vajen yolunun üzerinde ilk cinsel birleşmeye hatta bazen gerçekleşecek ilk vaginal doğuma kadar, kalıntı olarak kalmaktadır.

Sürekli cinsel organına dikkat etmesi yönünde uyarılan kız çocuğu gün geçtikçe sahip olduğu organı keşfetmekten uzaklaşıp, ergenliğine ulaşmış ve adet gören bir birey haline geldiğinde artık kulaktan dolma bilgilerle cinselliği öğrenmeye başlamaktadır.Cehaletin başrolüyle birlikte saçma sapan ve yalan yanlış bilgiler, ergen kız çocuğu için birer 'gerçek' haline gelmektedir.

İlk gecenin yaşanmasından hemen önce aile yakınlarının özellikle de evlenmiş bayanların korkutucu ve abartılı anlatış tarzları, bireyin kafasında artık yıkılması zor endişeli bir ön yargıya sebep olmaktadır.

Cinsel organını hiç keşfetmemiş ve daha önce hiç uyarılmamış olan dişi bireyin, ilk cinsel ilişkide vaginası, ereksiyon evresine ulaşmış penisi içine alacak kadar genişleyemez.İşte burada korkular artık ön plana geçer.Kadın kendisine empoze edilen 'acı duyacaksın' düşüncesiyle birlikte artık gerçekten de acı duymaya başlar.

- Tabii bir de bunun yanında ön sevişmeyi yetersiz tutan ya da ön sevişmeyi hiç yapmayan eşlerin bu noktada daha da zorlanacağı karşı konulamaz bir gerçektir.
Burada en önemli rol erkeğindir.Erkek kadının uyarıcısı rolüne bürünmesi gereklidir çünkü kadının uyarılmasını sağlayacak ve psikolojik olarak cinsel ilişkiye hazırlayacak bir davranış içinde olması herşeyin daha da kolaylaşmasını sağlayacaktır.Sinir uçlarının vücut yüzeyine daha yakın olduğu kulak memesi, boyun, meme uçları ve tercihe göre klitorisin gövdesini, vaginanın iç dudakları öperek ya da emerek uyarmak en etkili yöntemlerdir -

Ön sevişme olmaksızın bile penis'in ileri geri hareketiyle bir nebze olsun vagina uyarılmaya ve az da olsa genişlemeye başlar.Bu esnada penisin vagen yolunda daha rahat ileri-geri hareket edebilmesi için 'bartholin' bezlerinden kayganımsı sıvı salgılanmaya başlanır.Bu sıvı ortamı kayganlaştır ve sürtünmeyi daha zevkli hale getirir.Eğer kadın uyarılmazsa bu bezlerden sıvı salgılanmaz bu da beraberinde sürtünmenin acıya dönüşmesine yol açar.Ön sevişme bu sıvının salgılanması en etkili yöntemdir...Sıvının yeteri kadar salgılanması erkeği de orgazm noktasına taşıyacak en önemli unsurdur...

Şimdi artık sırada aşılması gereken kızlık zarı gibi büyük bir psikolo-anatomik engel vardır..Mutlaka ki çok çok az da olsa, kızlık zarının yırtılma anında, normal bir bayanın bile acı yaşadığı yadsınamaz bir geçektir.Fakat bu önemsenmeyecek kadar az olan acı ne yazık ki yetersiz ve yanlış bilgilerle donatılmış bayanda doruk noktasına kadar çıkabilmektedir.

Türk ırkında ortalama penis boyu ereksiyon halinde 14 cm civarındadır, çapı ise; yaş, yağ oranı ve kiloya göre değişkenlik göstermektedir.ortama çap 2.5-5 cm arasındadır.

Vagina boyu ise 7 cm civarında olup yine erkekde olduğu gibi çapı çok fazla değişkenlik göstermektedir.Çap 1 cm'den 3 cm ye kadar değişebilir.Vagina uyarıldığında her şekilde penisi içine alabilecek çapa ulaşma yeteneğine sahiptir.Anatomik olarak vajen yolunun dış duvarı düz kaslarla donatılmıştır, mükemmel kasılma yeteneğine sahip olan bu kaslar vaginal doğumun gerçekeşmesinde ki temel unsurdur..Yeterince kasılan vagen yolu epizyotomi ile birlikte bebeğin dahi vagen yolundan gelişini sağlamaktadır.
Burada anlatmak istediğim, cinsel ilişki sırasında yeterince uyarılmayan kadının kafasında oluşan penisi içine alamama korkusunun yersiz olduğu..Bu korku da zaten kadının uyarılmasında en büyük psikolojik engeldir...Kısır döngünün de ancak net ve açıklayıcı cinsel bilgilerle kırılması mümkündür.

Kadın, karşısında hunharca hücuma geçecek bir erkek bulabileceği gibi biraz daha açık toplumlarda; ön sevişmelerle birbirini tatmin eden iki sevgili arasında ilk cinsel ilişki karşılıklı dayanışma ve hoşgörüyle atlatılmaya çalışılır.Sevgi ya da aşk işte tam da bu an da oluşan 'hoşgörünün' en temel kaynağıdır...Erkek sabreder kadın ise dayanma gücünü gösterir...

Her ne kadar da olsa yıllarca birikmiş ve tabu haline gelmiş, kızlık zarını koruma duygusuyla perçinleşmiş bu 'korku' öyle kolay şekilde atlatılamaz..Artık 'zaman' en iyi ilaç olacağı gibi, bu 'zaman'ın uzaması halinde de ayrılıklara ve de bir gerçekleşmiş bir evliliğin bitmesine sebep olacağının önemle vurgusunu yapmak gerekli..

Türkiye'de gerçekleşen boşanmaların, diğer bir deyişle 'anlaşamıyoruz' ların temelinde cinsel uyumsuzluk yatmaktadır.Cinsel hayatlarında mutsuz olan bireyler beraber paylaştıkları yatağın dışına da aynı huzursuzlukları ister istemez taşımaktadırlar ve genellikle bu huzursuzluk mahkemede son bulmaktadır.

İşte gördüğünüz üzere bir kız çocuğu üzerinde uygulanmış psikolojik baskının yaklaşık 10-15 yıl sonra meydana getirebileceği muhtemel tablo...

Not: Bu yazı gözlem, deneyim, tecrübe ve tıp bilgelerimin karma sentezidir.


Saygılarımla,
Dr.Selçuk ÖNCE

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

en büyük korkulardan biri. ne yazık ki hala bunu aşabilmiş değiliz. aşmayı başaran pek nadir çiftler var. cinsel hayatı mutlu olmayan çiftlerin sonu hüsran demişsiniz ya.. işte en büyük korkum o aslında benim. ya mutlu edemessem ya mutlu edilemessem...

DESTİNA 
 10.06.2008 9:47
Cevap :
Sınavına çok iyi çalışan,artık herşeyi öğrenmiş ve bu konuda kendine güvenen bir insanın sınavında başarısız olmasına imkan var mıdır ? ilk cinsel deneyim korkusunun ancak doğru bilgiler ve anatomik olarak bireylerin önce kendilerini sonra da karşısındaki insanı keşfederek aşılması mümkündür. Bu keşfin insana getireceği en büyük katkı; özgüvendir. Keşfettikçe,öğrendikçe özgüveniniz artacak, korkular kendiliğinden yok olacaktır.  10.06.2008 18:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 15662
Kayıt tarihi
: 07.06.08
 
 

27 Yaşında İzmir'de yaşamaktadır. Özel bir sağlık kuruluşunda Tıp Doktoru olarak görev yapmaktadır...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster