Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '09

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
565
 

İlk deneme kitabım; "Sözcükler de Ölür"

İlk deneme kitabım;  "Sözcükler de Ölür"
 

<ı>5 şiir kitabından sonra, yaklaşık 20 yıldır ulusal / yerel dergi ya da gazetelerde yazdığım deneme türünden yazılarımdan oluşan SÖZCÜKLER DE ÖLÜR kitabım geçtiğimiz hafta sonu çıktı. 25 Nisan 2009 cumartesi günü İzmir TÜYAP Kitap Fuarında son anda elime ulaşan kitabımı İzmir’deki kitapseverlerle paylaştım ve imzalamanın mutluluğunu yaşadım.

İstanbul baskılı kitap SONE YAYINLARI arasında çıktı. Önümüzdeki günlerde de toplu şiirlerimden oluşan bir kitap daha çıkacak. Ama bu deneme kitabı benim için önemliydi. Çünkü kendimi “en iyi” ifade ettiğine inandığım yazılardan oluşuyordu. Nedense şiirde kendimi tam anlamıyla ifade edemediğime inandırdım kendimi. Ben kendimi ifade ettiğimi sandığım halde içindeki “püf noktası”nı anlamayanlar yüzünden rahatsız oldum. Çünkü o “püf noktası” şiirin temel taşı. Bunu göremeyenler için şiir, deli saçması bir şey olabiliyordu. Belki de beni halen öyle görüyorlardır. Şiiri yazdığım gibi anlayanları da yüreğimin en güzel yerinde ağırlıyorum elbet.

İşte bu yüzden deneme kitabımın çıkması beni heyecanlandırdı ve mutlu etti. Aklımdan ve yüreğimden geçenleri doğrudan aktarmış oluyordum. Yani “püf noktası” ayan beyan ortadaydı.

Bir başka mutlu olduğum nokta da, kitapta kendi yaşam biçimi tutarlı biçimde verebiliyorum. Yaşamdan anladığım neyse, ve nasıl yaşamak beni mutlu ediyorsa onu verdim. Yıllar boyunca yaşam denilen sırra verdiğim anlamları, değerler, olanları, olması gerekenleri yazdım.

Bütün yazılarımda vermek istediğim, dünyaya gelmek gibi bir şansa sahip olan insanların, öyle eften püften şeylerle uğraşmayıp, birbirlerini incitmeyip, yaşamı daha anlamlı ve değerli kılacak bir yaşam biçimini seçmeleriydi. Kimse kimseyi üç kuruşluk şeyler için aldatmasın, kandırmasın, incitmesin.

Geçici olana değil, kalıcı olana sahip olmayı amaç edinsin. Bir süre sonra toprak olacak, yok olacak, çürüyecek olan “bedensel olana değil, bizi sonsuzluğa götürecek “tinsel” olanlara yönelsin.

Karanlığa değil, ışığa götürenleri izlesin. Işığa gitmenin yolunun da, “almakla” değil “ vermekle”, “paylaşmakla” olduğunu söylemeye çalıştım

Herkesin cennetinin kendinde değil, bir başkasının gönlünde olduğunu, bunun için de ne yapıp edip bir gönül edinmeye bakmalarını söylemeye çalıştım. Ne kadar çok gönül kazanılırsa o kadar çok cennetleri olacağını yaşam deneyimimden elde ettiğim acizane yaşam bilgilerimle anlatmaya çalıştım.

Mademki yaratan omurgalı yaratmış; o halde en zor durumda bile, en yıkılmış halimizde bile dik durmayı becerebilmemiz gerektiğini anlatmaya çalıştım.

Umarım söylediklerim yerine ulaşır ve hedefini bulur. Bir okurun bile gönlünü kazanırsam ne mutlu bana!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 1089
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1066
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

1956 Sarıkamış Kars doğumluyum. 6 şiir kitabım ve 2 deneme kitabım var. son kitaplarımı B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster