Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
8303
 

İlk erkek arkadaşım ve aldığım ilk özel soru

İlk erkek arkadaşım ve aldığım ilk özel soru
 

Liseden mezun olurken okul olarak Dedeman Otelinde Mezuniyet Balosu yapmıştık..

İlk erkek arkadaş adayımla da o mezuniyet töreninde tanıştım.. Toplu olarak uzunca bir masada oturuyorduk. Yanımda en iyi arkadaşım, arkadaşımın karşısında onunla aynı mahallede oturan ve okulda da bizim karşı sınıfta okuyan kız arkadaşımız ve onunla aynı sınıfta olan delikanlı oturuyordu.. Delikanlı demeye pek dilim varmıyor ama onunla ilk tanıştığımızda delikanlı olduğunu zannetmiştim.. Masaya oturduğumuzda bizi tanıştırdılar.. Saatler ilerledikçe üzerimde gezinen gözleri, bana karşı ilgi duyduğunu ve beni beğendiğine dair bir mesaj iletiyor gibiydi.. Sürekli bana bakarak konuşması, ben arkadaşlarla konuşurken araya dalması ve birşeyler söylemesi ve ne zaman kafamı çevirsem bakışlarını yakalıyor olmam, gittikçe bana ilgi duyduğuna olan inancımı pekiştiriyordu.. Dans müziği çalmaya başladığında yanımda beliren sesiyle aniden irkildim: "Dansedelim mi?" Eh, bende de beğenilmenin vermiş olduğu bir hoşnutluk vardı ve nazikçe teklifini kabul ettiğimi ve dans etmeye başladığımızı hatırlıyorum.. Dans ederken bana : "Nerede oturuyorsunuz? Baban ne iş yapıyor? Babanın işyeri nerede?" gibi sorular sorması enteresan gelmesine rağmen hayatımda ilk defa babam dışında bir erkekle dans etmenin verdiği heyecanla sorulara ne olduğunu önemsemeden cevap veriyordum.. Saatler ilerledi, biz dans ettik, halay çektik.. Her şey çok güzel gidiyordu.. Gecenin sonunda benden telefonumu istemesiyle içimden bir sesin "Evet kızım, işte oldu! Seni beğendi ve seninle görüşmek istiyor" dediğini hatırlıyorum.. Malum o zamanlar cep telefonu yoktu ve ben büyük cesaretle ev telefonumu vermiştim. Gece eve döndüğümde büyük bir heyecanla olanları anneme ve ablama anlatmıştım.. Hem telefonla ararsa annem durumu bildiğinden babama çaktırmayacak ve durumu idare edecekti..

Ertesi günü eve telefon geldi. Telefonu annemin açtığını ve bana "Seni arıyorlar" dediğini anımsıyorum. Heyecanla telefona sarıldım. Karşıdaki ses : "Merhaba, nasılsın?" dedi.. "İyiyim, sen nasılsın?" diye cevap verdim.. "Bugün öğlen buluşalım mı?" "Olur, nerde?" "Saat 13:30'da Gimanın önünde.." "Tamam, görüşmek üzere".. "Hoşçakal".. Annem hevesle "Aman dikkatli ol çocuğum, tamam mı? Kendini çok kaptırma" diyordu ben heyecanla giyinmek için odama koşarken.. Ablam "Dur, dur, mezuniyet gecesi bayağı makyaj yapmıştık, çok güzel olmuştun, şimdi de en azından bir rimel sürelim gözlerine.." İlk makyajını lise mezuniyetinde yapan ben gene heveslenmiştim.. "Evet, evet, yapalım, ama çok değil.. Beni doğal halimle görsün.."

Derken saatler geçti ve buluşma vakti geldi.. Ablam evden çıkarkan sıkı sıkı tembih etmişti : "Aman, erken gitme, 1-2 dk, geç git, hevesli görünme ha.." "Tamam" demiştim gözlerimin içi gülerken..

Gimanın önünde buluştuk, yanağıma bir öpücük kondurdu.. "McDonalds'a gidelim mi?" diye sordu arkasından.. Karnım da epeyce acıkmıştı hanii.. Öğle vaktiydi.. Neyse, derken McDonalds'a girdik.. Ben "Ne yemek istersin" gibi bir soru beklerken o kasadaki kıza döneek "Bize iki çay lütfen.." demez mi? İçimden şok geçirsem de "Belki heyecandan unutmuştur" diye düşündüm tüm iyi niyetimle.. Yahu insan bir sorar, "Aç mısın? Bir şey yer misin" diye.. Belki de çay sevmiyorum, ne biliyorsun, niye benim yerime sipariş veriyorsun ki.. Öğle değil mi? Madem yemeyecektik o zaman niye beni hamburgerciye getirdin.. E tabi o yaşın verdiği heyecanla bunu fazla önemsememiş ve hiç bir şey söylememiştim... Oturup konuşmaya başladık.. Allah Allah.. Bana ya durmadan sorular soruyor ya da sürekli kendisinden bahsediyordu.: "Evinizde kaç televizyon var, bizim evde dört televizyonumuz var?", "Baban ne kadar maaş alıyor?", "Annen çalışıyor mu?", "Bizim Bodrum'da yazlığımız var".. Bana ne yahu sizin yazlığınızdan.. Yahu, insan güzel bir şeyler sorar, ya da başka şeylerden konuşur, değil mi? Nedir bu merak, anlamadım gitti.. Ben o saf halimle sorduğu bütün sorulara net bir şekilde ve açık cevaplar verip neden o soruları sorduğunu anlamaya çalışırken en can alıcı soru geldi: "Sana çok özel bir şey sorabilir miyim?" İçimden:-acaba ne soracak- diye merakla bekliyordum. Siz olsanız nasıl bir soru gelmesini beklerdiniz?? Ben "Herhalde, daha önce hiç erkek arkadaşın oldu mu? " gibilerinde bir soru soracak diye beklerken o özel soru geldi: "Kusura bakma, çok özel bir soru olacak ama EVİNİZ KAÇ METREKARE?"

İşte bu! Evet evet o özel soru buydu! Tanrım!.. Beyefendinin en özel sorusuna bakın! Olduğum yerde bayılabilir miyim? izin verir misin? ya da karşımdaki bu ukalayı dövebilir miyim? Sinirli bir şekilde: " Bilmiyorum, hem evin metrekaresi beni ilgilendirmiyor" dediğimi hatırlıyorum.. Geriye dönüp baktığımda o anda ona niye bir tokat atmadığımı ya da hemen orayı terkedip gitmediğimi bilmiyorum... Tek hatırladığım: "Kalkalım mı artık" dediğim..

O gün onu son görüşümdü.. O günden sonra ne o beni aradı.. Ne de ben onu....

Galiba onun istediği metrekare ölçüsüne sahip bir evde yaşayan biri değildim onun için..

Birkaç hafta sonra arkadaşlara bu olayı anlattığımda onu tanıyanlar şunu demişlerdi:

"O mu?? O cimrinin bir numaralısıdır.. Onun herşeyine dokun.. Ama cüzdanına asla!!!

Not: Resim www.msnsevgilim.net adresinden alınmıştır..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

o yaslari soyle bir dusundum elimde "marti" hafiften dizeleri okuyorum ona; Yada anna karina okumusuz konusuyoruz; Yada mayerling faciasi isimli filmden cikmisiz kritik yapiyoruz........... Sen kalk ev metrekare falan su soz uyar kaliba kibarca"hadi canim sende" Saglikla kaliniz

Newyorker sade vatandas 
 17.04.2007 18:04
 

Demek öyle erkekler de varmış. Neyseki uzun süre önce yaşanmış birşey. Umarım hayallerinize çok zarar vermemiştir.Doğru insanlarla doğru yerde karşılaşmanız dileğiyle.Saygılar

özgürce 
 15.04.2007 17:18
Cevap :
Evet, maalesef böyleleri de var.. Neyseki geçmişte kaldı.. Ama şu anda dünyanın en harika adamı ile evliyim.. :) Öyleleri de var , böyleleri de:) Sevgiler  16.04.2007 18:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 2022
Kayıt tarihi
: 24.03.07
 
 

Psikoloğum. İşim insanlarla. Duygular ve düşüncelerle, iç dünyalarıyla... Bazen de dış dünyalarıyla...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster