Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '10

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
3038
 

İlk gece sendromu!

Korkuyor musunuz? En özel gecenizde başınıza geleceklerden korkuyor musunuz?

İşte bu soruma verilen cevaplar;

1- Nedenini bilmiyorum ama, çok korkuyorum,

2- Korkmuyorum ama, çok heyecanlıyım,

3- İlk birleşme çok acı verecek diye düşünüyorum ve sadece çekiniyorum,

4- Yaşım çok küçük, benden yaşça çok büyük olan eşimin ilk gecemizde bana anlayış göstermeyeceğini düşünerek korkuyorum,

5- Görücü usulüyle evlendiğim için, evleneceğim insanı çok fazla tanımıyorum. İlk gecemizde bana nasıl davranacağını bilmediğim için korkuyorum.

6- Ailem çok tutucu olduğundan, ben de büyük bir baskı altında yetiştirildim. Çocukluğumdan beri, karşı cins, bana, korkulması gereken bir yaratık gibi gösterildi. Bu nedenle ilk geceyi gözümde çok büyüttüm. O geceyi işkence göreceğim bir zaman dilimi olarak görüyor ve çok korkuyorum.

''İlk gece sendromu'' nedir? Nasıl başa çıkılır? Ve neler yapmalıyız?

_Herşeyden önce şunu bilmeliyiz ki korkularımızın üzerine gitmediğimiz sürece onlardan kurtulamayız!

_Korkularımızdan kurtulmak için, en yakınımızdaolan, güvendiğimiz insanlardan yardım almalıyız. Bu yardımlar, ister tavsiye etmek, ister sadece dinlemek, ister örnekler vermek şeklinde olsun, önem vermeli, kabul etmeli ve gerekirse uygulamalıyız.

_Evleneceğiniz insanla yakınlaşın, ona dokunun, okşayın, öpüşün. Aranızda tensel çekim var mı? Evleneceğiniz kişiden elektrik alıyor mu sunuz? Ona dokununca neler hissediyorsunuz? Kaçıp gitmek mi aklınıza gelen, yoksa daha çok dokunmak ve hatta saçlarını okşamak mı?

_Evleneceğiniz insanla mutlaka öpüşün diyorum. Hem de uzun uzun ve aşkla öpüşün.

_Evlenmeden önce, cinsel konularla ilgili bol bol fikir alışverişinde bulunun ve ortak zevkleriniz üzerinde karşılaştırma yapın. Konuşurken, birbirinize karşı çok anlayışlı ve açık olun.

_Cinsel rahatsızlıklarınız ve takıntılarınız varsa birbirinize anlatın. Şayet, evlilik öncesi, bu rahatsızlıklar giderilmezse, ''ilk gece sendromu'' çok ağır bir şekilde yaşanacaktır.

_ Çevrenizde yaşanan, ''ilk gece'' anılarını dinleyin. Eğer bu anılar arasında olumsuzları varsa, hemen kendinize pay çıkarmayın ve pozitif düşünün. Sonuçta, anıları yaşayan kişi ile aranızda farklılıklar vardır ve aynı şeyleri, çok ayrı bir şekilde yaşayabilirsiniz.Dinlediğiniz ''ilk gece'' anıları arasından, size yakın olanları, kendinize örnek alın ve gerekirse yaşamınıza katın.

_Mutlaka aşık olduğunuz kişiyle evlenin demiyorum ama, partnerinizde beğendiğiniz yönler fazla olsun, en azından ona sempati duyun, beğenin, hoşlanın ve benimseyin diyorum.

_Şayet, fiziksel ve manevi yönlerden kendinizi evliliğe hazır hissetmiyorsanız, bu durumunuzu eşiniz olacak kişilere mutlaka söyleyin. Durumunuza, birlikte bir çözüm yolu bulamıyorsanız ''evlenmeyin'' diyorum.

_Eğer, yapı olarak çok heyecanlı, panik atak bir tipseniz, ne yaparsanız yapın ''ilk gece''yle ilgili olarak kendinizi sakinleştiremiyorsanız, bir psikiyatriste ve psikolağa gidin, gerekirse, sakinleştirici veya doktorunuzun tavsiye edeceği bir ilacı kullanın.

_Evleneceğiniz kişiyle birlikte çok zaman geçirin, ortak özelliklerinizi, huylarınızı bulun ve onu iyice tanımaya çalışın.

Ayrıca, bütün bunların yanında, evlilik öncesi, sakin ve dengeli olmaya çalışın. Sizden ricam, açık-temiz havada uzun yürüyüşlere çıkın, mümkün olduğunca, stres yapmayın, konuları abartmayın ve bol bol bitkisel, sakinleştirici çaylar için. (rezene, papatya, melisa çayı..vb)

Ve şu tavsiyeme kulak verin diyorum:)

Evleneceğiniz insan, sizi bütünleyen, öbür parçanızdır. O sizi yargılamaz, sorgulamaz, olduğunuz gibi kabul eder. Eşiniz için değişmeye çalışmayın, olduğunuz gibi kalın, doğal olun.

Size yakın, sizin olan insanın yanında rahat olun, rahat edin. Her derdinizi, her sıkıntınızı, her eksikliğinizi eşinize anlatın diyorum. Ondan hiç utanmayın, çekinmeyin, sıkılmayın!

''İlk gece sendromu''nun mutluluğunuzu gölgelemesine izin vermeyin sakın!

''Evlilik'' kutsal bir müessesedir. Ömür boyu aynı yastığa baş koymak, iyi günde, kötü günde birbirinin yanında olmak, sevmek...sevmek...hep sevmek...

_Nişanlı mısınız?

_Sözlü müsünüz?

_Nikah günü yaklaştı mı?

_Kına geceniz mi var?

_Düğün için gün mü sayıyorsunuz?

Gelin siz beni dinleyin e mi:)

_Heyecan yok,

_Stres yok,

_Endişe yok,

_Korku hiç yok,

_Olumsuz düşünmek yok,

_Sıkılıp, çekinmek yok,

_İçine atmak, sorunları gizlemek yok:)

Mutluluğa bir adım daha yakınsınız! Güneşli bir hava gibi, onu, içinize çekin ve gülümseyin.

Bırakın mutluluk sizi sarıp sarmalasın! Sevginizi, aşkınızı doya doya yaşayın.

Size, kalıcı mutluluklar diliyorum,

Sevgiyle kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1910
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster