Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
8084
 

İlk girişte ÖSS' yi kazanamayanlar kendinizi sakın üzmeyin !

İlk girişte ÖSS' yi kazanamayanlar kendinizi sakın üzmeyin !
 


Üniversite sınav sonuçları açıklandı. Tablo her yıl nasılsa bu yıl da aynı.

Kimi öğrenciler ve aileler mutluluğun şahikalarında gezinirken kimilerine de hüzün hakim oldu.

Çerçeve değişebilir ancak öz aynı kalacağından yani ÖSS sistemi değişmeyeceğinden bu durumun çok daha uzun yıllar aynı şekilde devam edeceğini söyleyebiliriz.

Ayrıca sınava ilk kez giren lise son sınıf öğrencilerinin ve ailelerinin ezici çoğunluğunda gözlemlediğimiz, şiddetle de karşı çıktığımız genel bir eğilim var ki, anlayışla karşılamamız ne yazık ki mümkün olmayacaktır. Bahse konu ; ilk girişte üniversite sınavını kazanma takıntısı dır.

Yaşı ilerlemiş veliler ile üniversite öğrencileri ve hatta yüksek öğrenim almamış kişiler bizi daha kolay anlayabileceklerdir. Çünkü sınav dönemindeki yaş evresinde 365 gün çok önemli gibi görünür. Ancak insan hayatının geneli ele alınıp, yüksek öğrenimin önemiyle birleştirilmesi söz konusu olduğunda, bir yıllık süre rahatlıkla ihmal edilmelidir.

Elbette gençlerimizin zaman kaybetmeden hem de ilk girişte güzel bir üniversitenin prestijli bir fakültesine makul maliyetlerle kayıt yaptırmasını isteriz.

Ama ?

Açalım.

Bu ilk yıl sınavı kazanmış olma takıntısı öyle boyutlara varmaktadır ki, bazen aileler çocuklarını adı sanı duyulmamış özel üniversitelere çok yüksek meblağlar karşılığı kayıt bile yaptırabilmektedirler.

Bu iş için onbinlerle telaffuz edilen yenitürkliralarını gözden çıkarabilmektedirler.

Ya da özel üniversite olmasa dahi, gençler hiç istemedikleri bir üniversitenin tercih etmedikleri bir bölümüne bile sırf bu yüzden gidebilmektedirler. İlk girişte kazanamazsam çevre ne der kaygısı.

Neymiş efendim genç bir daha o stresi yaşamasın, bir daha dershaneye gitmesin, hele hele sosyal konjonktürün yarattığı başarı baskısı altında ailece ve bireysel olarak ezilinmesin diye.

Bir yıl elbette ki uzun bir süredir. Ancak katlanılacak olan tekrar sınava girmeyi göze alma fedakarlığı neticesinde, hem 4-5 yıl ödenecek anlamsız özel üniversite parasından kurtulabilir, hem de çocuğunuzun daha iyi bir fakültede nispeten daha iyi bir eğitim almasına olanak sağlayabilirsiniz.

Hülasa; sırf ilk sene kazanmış olmak için girilen üniversiteden pek de hayır gelmez.

İlk girişte kazanmış olmak adına o kadar parayı hem de en az 4-5 yıl boyunca paralı özel üniversiteye vermeyin.

Özel dershaneler karşısındaki tavrımız net olmakla beraber, parayı gözden çıkardınız madem, nispeten daha az bir tutarı bir defalığına özel dershaneye ödeyerek, kalan farkı da gencin, sözgelimi yabancı dilini yurtdışında geliştirmesi için harcayabilirsiniz.

Türkiye’de ki üniversitelerin ezici bir çoğunluğunda bilim adına birşeyler yapılmadığını, ortaokul lise ayarında fasa fiso eğitim verildiğini çok iyi biliyoruz.

Fakat seçilen üniversite ve fakülte yine de önemlidir çünkü hayatınızın ilerleyen yıllarında yaşam tarzınızı, oturup kalkacağınız insanları, hatta seçeceğiniz eşinizi, dahil olacağınız entelektüel sosyal tabakayı hep bu evrede yapacağınız sağlıklı tercihler belirleyecektir.

Kendisini yetiştirmiş ve yığınla üniversite mezununu cebinden çıkarabilen, lise ve daha alt eğitim kurumlarından mezun olanlar üst paragrafta anlatılanlardan hiç şüphesiz müstesnadır.

Bu yazıyı kaleme alan şahsın da, ilk girişte üniversite sınavını kazanamadığını unutmayın sakın.

Sabrın sonu ile

Not: Yukarıdaki yazımda, müstesna kelimesini tıkladığınızda TDK'na ait (Türk Dil Kurumu) sayfa açılacaktır ancak ne yazık ki açılan sayfada ki 4 numaralı pencerede Serbest Fırka yazılacağına, sehven Serbest Fıkra yazılmıştır. Demek ki TDK ' da hata yapabiliyor. Durum yetkililere iletilmiştir. (Sevgili Mustafa Mumcu'ya duyurulur.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tam da aklım karışık iken okudum bu yazıyı. Geçenlerde ben de 15 yaşındaki oğlum ile konuşuyordum bir B planımız olmadığı hakkında. Çocukları ilkokul birden koşulluoyurz haldır haldır hep beraber koşturuyoruz. Kaldı ki brnim oğlum son derece başarılı; OKS de iyi puan almış ve Fen Lisesinde okuyan bir çocuk ama üzüzlüyorum o ve tüm gençler için. Bizi bağlayan minik ilmekleri onlara da atıyoruz diye.....

Mezopotamya Prensesi 
 17.09.2008 11:40
Cevap :
Sevgili Mez.Prensesi , çocuğunuzun en iyi eğitimleri aldiğindan inanınız hiç şüphem yok. Kabul etmeliyiz ki anne ve babanın eğitimli olmasının çocukların pozisyonlarını belirlemede ve sağlıklı eğitim almalarında inkar edilemez bir etkisi vardır. Hülâsa; çocuğunuzun da sizin gibi çok kaliteli bir yüksek öğrenim alacağından şüphem yok.  22.09.2008 18:37
 

Sayın Baver Bey, Ailelelerin ilk senede giriş takıntısına anlam verebilmiş değilim. Bizim ülkemizdeki gibi üniversite sınavınının!!! hayati önem taşıdığı yerlerde öğrencilerin istemedikleri bölümlere başlayarak 4 seneyi hem zaman kaybı olarak görmeleri, hem de istemeye istemeye ilgili bölümlere gitmeleri, bununla birlikte bu bölümde öğrenim görmek isteyen öğrencilerin önünde engel oluşturmaları her iki taraf içinde bana adaletli bir davranış gibi gelmiyor. Bende 2 kez üniversite sınavına girdim (iyi ki girmişim:-)). Hem istediğim bölümde okudum, ülkemizde prestijli sayılan bir üniversiteden mezun oldum, hem de çok kıymetli arkadaşlarım oldu. Ailelerin çocuklarına destek olmalarının ve inanmalarının, öğrenciler için en büyük itici güç olacağına inanıyor ve bu konuda aileleri bir kez daha düşünmeye davet ediyorum.

Bulutevi 
 19.08.2008 14:01
Cevap :
Sevgili Morkuş, ilk girişte üniversite sınavını kazanamamış ve bu sınava 2 kez girmiş birisi olduğundan söylediklerinin önemli olduğu kanaatindeyim. Umarım okuyucular buna da kulak verir ve dikkate alırlar. Teşekkürler.  24.08.2008 11:40
 

Sınavda yüksek yerler tutturup, sürekli aynı performansta olamayacak gençler var. İşte bu gençler ilk vuruşta elde ettikleri başarıyı kendilerinden sürekli bekleyen bir bölüme girdiklerinde 'kabus' da başlıyor. Sınav sisteminin kötü yanları, okula giremeyen öğrencilerin durumları gibi tartışmaların yanında bu konu hep güme gitmiştir. Bu da sınav sisteminin kusurlarından biridir. Seçim işlemi birçok bölümde üniversitelere bırakılmalı. Güzel Sanatlar ve Spor Akademileri gibi okullar öğrencilerini kendileri seçmeli. Tabi tüm bölümler için bunu söylemek mümkün değil. Ama Tıp, Mühendisliklerin bazıları, Uluslarası ilişkiler ve tabiki öğretmenlik. Öğretmenliği iş olarak isdihdam aracına çeviren sistem, tümüyle bir çarpıklıklar trajedisi. Eğitim sisteminin içinde, yönetici konumdakiler; çocuklarımızı kimlerin eline teslim edileceği konusunda çok titiz olmalı. Yinede "eti senin kemiği benim" mantığından bu günlere ulaşabildğimizi görünce, buna 'başarı' diyenler de olacaktır. Sevgilerimle..

Murat SEVGİ 
 18.08.2008 22:39
Cevap :
Murat, özellikle öğretmenlik hakkında söylediklerin ve güme giden konular hakkında anlattıklarının altı çizilecek hususlar olduğu ortada. Gerçekten de her cümlenin üzerine uzun uzun konuşulabilir. Sevgiler  24.08.2008 11:45
 

bu yıl benimde öss ye ikinci girişim veee mutlu sooon doğuş üniversitesi psikoloji bölümüne yerleştim ilkinde kısmet olmadı bir üniversite okumaya ama insan bazı şeylerden canı yanınca öyle bir çalışıyorkii şahsen ben çok ağlamıştım kazanamadım diye ailem ve sevdiklerim destek oldular ve çalışma azmimi onlara borçluyum hiç ödeyemem ekol hocayada çok sevgiler sunuyorum o birtane matematik öğretmeni vee dersanedeki bütün öğretmenlerimide bana destek ve derslerimde yardımcı oldukları için teşekkürlerimi çoktaan ilettim şimdi ise arkadaşlarıma söyleyebileceğim şey üniversite kapısından içeri girmelerini allah nasip eder inşallah bence inançlarını yitirmesinler herşeyin başı psikolojinizin durumunda başlıyor hayat basketbol gibidir birşeyleri başarmak için çabalamak gerek sevgiler.....

muradiye 
 17.08.2008 23:35
Cevap :
Eski günlerim geldi aklıma. kazandığım ilk yıllarda duyduğum mutluluk. gözünaydın ve başarılar:)  18.08.2008 12:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 398
Toplam yorum
: 1353
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1730
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster