Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

15 Temmuz '09

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
1601
 

İlk Modern Karı-Koca Aileleri

İlk Modern Karı-Koca Aileleri
 


Toplumsal gelişme sonucu kölelik, feodallık ortadan kalktıkça mevcut ailenin biçimi de değişti. Örneğin resmi eşin yanı sıra erkeğin açıkça sahip olduğu çok karılılık ayrıcalığı oldukça törpülendi. İnsan hakları, eşitlik, özgürlük gibi değerlerin kapitalizmle birlikte gelişmesi, kadını ezen Katolikliğin karşısında kadına hiç değilse belli ölçülerde söz ve karar özgürlüğü tanıyan Protestanlık mezhebinin yayılması aile ilişkilerinde ileriye doğru bazı gelişmelere yol açtı.


Kapitalizm başlangıç yıllarında evlilik tam bir "ticari sözleşme" gibi görülür olmuştu. Eş seçimi bütünüyle parasal kaygılara göre yapılıyordu. Bir başka deyişle, bilhassa burjuva evlilikleri tam bir sınıf evliliği, bir çeşit ticari anlaşma idi. Dolayısıyla aşka, aşk evliliğine pek yer yoktu.


Çocukların evlenmesinde de aynı şekilde davranılıyor ve onların fikri sorulmuyordu. Babanın ticari açıdan uygun gördüğü gelin ya da damat adayı evlenecek çocuğa gerekirse zorla kabul ettiriliyordu. İslâm toplumlarında da buna benzer bir yöntem izleniyor, iktisadi kaygıların yanı sıra ahlâki kaygılar rol oynasa da görücü usulüyle çocuklar için eş beğeniliyordu. Çoğunlukla karı-koca birbirlerini ancak gerdek sırasında görebiliyordu!


Toplumsal gelişme ve siyasal mücadeleler sonucu özgürlük ve demokrasi bilincinin gelişip yaygınlaşması, kadınların ekonomik yaşamda gittikçe daha etkin bir rol oynamaları aile ilişkilerini çok değiştirdi. Özellikle 20'nci yüzyıl, hele 2'nci Dünya Savaşı'nı izleyen yıllar kadın erkek eşitliğini çok daha dengeli bir duruma getirdiği gibi aile yapısına da bugünkü modern biçimini kazandırdı.


Sanayileşme, kentleşme ve modernleşme, aile içi ilişkileri etkilediği kadar, aile biçiminin de değişmesine yol açmıştı. Karı ile koca arasındaki, anne-babalarla çocuklar arasındaki ilişkiler değişirken aynı zamanda bir hane içerisinde oturan ailenin tanımı da değişmişti. Geçmişte hakim aile biçimi, ataerkil ilişkilerin sürdüğü "geniş aile" iken, günümüzün en yaygın aile tipi, anne-baba ve evlenmemiş çocukları kapsayan "çekirdek aile"dir.


Geniş ailenin en basit biçimi, üç kuşağın bir çatı altında oturmasıyla ortaya çıkanıdır. Yâni anne, baba, çocukları ve büyükanne ile büyükbaba aynı haneyi paylaşmaktadırlar. Aynı soyadı ve evin ötesinde, büyük aile bireyleri ortak çıkarları, eylemleri ve çoğu zaman ortak bir aile mülkünü ya da işletmesini paylaşırlar. Geniş ailelere günümüzde de bilhassa kırsal yörelerde rastlamak hâlâ mümkündür. Lâkin kentlerde de varlıklı kesimlerde geniş aileler görülebilmektedir.


Çekirdek aile ise, herşeyden evvel biyolojik bir gruptur. Aralarında cinsel ve duygusal bir bağ bulunan dişi ve erkekle, bunların çocuklarından oluşur. Gelişmiş sanayi toplumlarında görülen tipik çekirdek aile modelinde, baba olan koca, anne olan karı ve yetişkin olmayan çocuklar bulunur ve bunlar, içerisinde yaşadıkları topluluğun geri kalan bölümünden ayrı bir varlığa sahip olurlar; diğer akrabalarıyla günlük sıkı ilişki içinde değildirler. Bağımsız çekirdek aile oldukça yeni bir kurumdur, modern sanayi toplumlarının bir özelliğidir. Coğrafi ve toplumsal hareketlilik bir yandan, bireysel mutluluk, mülkiyet ve hukuk gibi ideallere yansıyan bireyci felsefenin gelişmesi diğer yandan, çekirdek ailenin hakim tür olmasına yol açmıştır.


Kuşaklar arasında sıkı bir ilişki varsa, güçlü bir sülâle bilinci ya da kardeşler, kuzenler, amcalar, teyzeler, halalar, dayılar arasında yoğun bağlar sürüyorsa çekirdek aile, ayrı hanelerde oturmakla birlikte geniş ailenin bir parçası ya da alt birimi olma eğilimini gösterir.


Çekirdek ailelerde karı-koca ilişkileri, ataerkil ailelere oranla daha eşitlikçidir ve kadın önemli kararların alınmasına katılır. Çekirdek ailelerin memurlar, işçiler gibi görece yoksul ve kadının da çalışmak zorunda olduğu kesimlerde yaygın olduğu düşünülürse, kadın-erkek ilişkisinin daha eşitlikçi olmasının sebebi anlaşılır. Kadın kendi çalışmasıyla evin geçimine önemli bir katkıda bulunduğu sürece, karar alma süreçlerine de katılma hakkını elde etmektedir. Yine de özellikle bu alanda gelenekler pek güç değişmekte ve çekirdek ailelerde dahi kadın, çalışmasına rağmen, çoğu kez bağımlı ve ikincil bir konumda görünmektedir. Bu durum, kadının başlık parası karşılığında bir anlamda satıldığı kırsal kesimlerde ve bilhassa ataerkil ailelerde çok daha belirgindir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3094
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster