Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '09

 
Kategori
Doğum Hikayeleri
Okunma Sayısı
979
 

İLK NEFES

İLK NEFES
 

14 yaşında bir çocuk gözyaşları içinde...


Babası tarafından kendisinden on yaş büyük biriyle zorla evlendirilmiş.


15 yaşında ilk çocuğunu dünyaya getirmiş. Nur topu gibi bir kız çocuğu olmalı ki adını NURDAN koymuş. 8 ay yaşamış Nurdan... Beşiğinde nefessiz kalmış ve bu dünyadan göçüp meleklerin yanına gitmiş.


14 yaşındaki çocuk acı çekiyor gözyaşları içinde...


15 yaşındaki kadın eşinin mesleğinden dolayı gurbetteymiş. Çocuğunun acısını henüz atlatamayan anne uzaktan bir haber almış. Annesi vefat etmiş. Çok üzülmüş ve çok da öfkeliymiş. Çünkü annesi öleli bir hafta olmuş ve geç haber vermişler. Son kez yüzünü bile görememiş.


14 yaşındaki çocuk acı çekiyor gözyaşları içinde...


16 yaşlarında tekrar hamile kalmış. İçeride büyümeye çalışan minik yavaş yavaş bir şeyler hissetmeye başlamış. Sanki dışarıda ne oluyorsa içeride de aynı şey oluyormuş!


Dışarıda yükselen sesler duyduğunda ne olduğunu anlamayan minik korkuyla kıvrılıyormuş. O bağırmalardan sonra bazen sağa sola savruluyormuş çünkü baba, anneyi dövüyormuş. Ardından da farklı bir ses duyuyormuş, hıçkıra hıçkıra ağlayan bir ses... En çok da bu sesi duyuyormuş, anne sürekli ağlıyormuş. Bazen evde kimse yok iken bazen de baba eve geldiğinde... Bazen sessiz sessiz bazen hıçkıra hıçkıra...


O minik rahme düştüğü andan beri hissettiği sadece gözyaşlarıyla beraber gelen acıymış. Artık o da ağlama sesi duydukça ağlamaya başlamış. Bir süre sonra da nefes almakta zorlanmaya başlamış. Eli kolu bağlı içeride kalmaya karar vermiş. Çünkü anne her acı çektiğinde o da acı içinde kıvranıyormuş.


İçi ağlayan anne tüm o acılara rağmen yine de kolay ve gülerek bir doğum yapmış. Oysa yaşanan tüm o acılardan habersiz minik, annenin gözyaşlarının nedenini bilemese de dünyaya aslında gelmek istememiş. Ve büyüdükçe içeride nefes almak gittikçe güçleşiyormuş. Ta ki nefessiz kalıp içeride kendini öldürmek isterken son hamleyle kendini dışarı atana kadar...


O kadar çok korkmuş ki bildiği şeyi yapmış. Hem de tüm sesiyle… Bağıra bağıra ağlamış. Gözlerini açtığında kırmızı bir leğen, bir oturak, ağlayan anne ve onu dışarı çıkaran kadın varmış.


O minik dünyaya doğmuş. Bir nefes için... Sadece bir nefes... Nefes alabilmek için...


14 yaşındaki çocuk hep ağlamış ta ki ölene kadar...


O minik kocaman biri olmuş. Gözyaşları hiç kurumamış. Hala içi acı ile gözleri ise yaşla doluymuş. Çünkü anneciğinin gözyaşları kendi gözyaşlarıyla birleşiyormuş.


Teşekkürler anneciğim her şeye rağmen bana hayat verdiğin için…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne diyeceğimi bilmiyorum, yorum eleştiri hiç birşey.gerçek yada deneme 14 yaşında anne biri meleklerin yanına gitmiş iki çocuk ikincisinin kaderi iyi olur umarım.

slhtrkmn 
 14.12.2009 15:21
Cevap :
doğum hikayemdi:) insanın en zorlandığı şeylerden biri sanıyorum büyüdükçe kaderini kabullenmek! bazen kaderimizin elimizde olduğu söylenir ama ben buna katılamıyorum. doğumla başlayan bir süreci hafife almaktır diyorum. bilinmeyen bir gücün sürekli iş başında olmasını göz ardı edemiyorum. evet zor bir yaşamım oldu ama benim "yaşamım" diyorum. dileğiniz içinde, yorumunuz içinde çok teşekkür ediyorum. saygılarımla...  14.12.2009 18:23
 

..aradki yaşta değil, başta. Yaş, başı olgunlaştırsaydı 14 yaşındaki çocuk hiçbir şey için ağlamayacaktı.

Yüksel ÖNAÇAN 
 11.12.2009 14:02
Cevap :
yorumunuz için çok teşekkür ederim. çocuk olan bir annenin aynı zamanda acıyla büyüyen bir annenin çocuğununda acıyla büyümeye adım atışını anlatmak istemiştim. dünyaya geldikten sonra bizden önce neler olduğunu çok da merak etmiyoruz. ve bazen onları suçlayabiliyoruz. oysa ki onun acısı bizim de acımız... o anne çocuğunu kaybederken diğer çocuk ablasını kaybetmiş oluyor ve tanımasa da o acı hep içinde kalıyor. ve acının halkası kademe kademe diğer doğanlara ve yaşayanlara geçiyor. biliyorsunuz mutsuzluk gibi acı da bulaşıcıdır:) saygılarımla...  11.12.2009 16:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 615
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

16 EKİM 1965 Kumluca doğumluyum. İyi ki doğmuşum.Sessiz ve yalnız zamanlarımın fazla olmasından dola..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster