Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rıza Üsküdar (Anadolu'm ayağa kalkarken)

http://blog.milliyet.com.tr/ruskudar

03 Şubat '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
2144
 

İlköğretim başarı puanı uygulaması doğru mu?


Öğrencilerin orta öğretime geçişlerinde okul başarılarının etkili olması amacıyla ilköğretim diploma notlarından elde edilecek İlköğretim Başarı Puanı (İBP) sınav puanına eklenerek yerleştirme puanı oluşturulacak. Bu amaçla öğrencilerin diploma notlarından İBP hesaplanacak. Hesaplanmada, sınava girsin girmesin bütün adayların diploma notlarından yararlanılacak. Elde edilen İBP, toplam ağırlıklı standart (100 – 500 puan aralığına dönüştürülmemiş) puana yüzde 15 oranında eklenecek. İBP katkılı toplam ağırlıklı standart puan, 100–500 puan aralığına dönüştürülerek yerleştirme puanı hesaplanacak. Başarıyı ayırıcı özellikteki hesaplama yöntemiyle okuldaki en yüksek diploma notuna tam puan verilecek. Böylece bütün okul birincileri aynı çizgiye getirilerek, daha alt diploma notuna sahip öğrencilerin İBP puanları belirlenecek.

Yukarıdaki haberi okuyun! Biz ÖSYM’nin Orta Öğretim Başarı Puanı uygulamasının haksız ve sınavın mantığına ters olduğunu belirtmiştik. Bakın aynı yanlışı Milli Eğitim Bakanlığı da yapıyor. Demek ki YÖK başkanı ile Milli Eğitim Bakanı aynı kafadan. Bir de YÖK, İmam-Hatiplerin önünü açsa, o zaman değmeyin Hüseyin Çelik’in keyfine! Ne YÖK’ün ne de Milli Eğitim Bakanının hak, hukuk, adalet gibi bir gayeleri var. Onların ki "Dokuz kişiye bir pul, bir kişiye dokuz pul" vermekten başka bir şey değil.

Haydi, İlköğretim öğrencileri ve velileri, liselerdeki gibi not dilenmeye ve şişirilmiş diploma derecelerine koşun!

Eğitim gibi hassas teraziyi, düzeltecekleri yerde daha da bozuyorlar. Bu bize yakışmıyor.

Ben ÖSS ve OKS gibi merkezi sınavların olduğu bir sistemde Orta Öğretim Başarı Puanı ve İlköğretim Başarı Puanı uygulamalarına karşıyım. Bunun nedenlerini şöyle özetleyebilirim.

1) Merkezi sınav bir yarıştır. Bu yarışa tüm öğrencilerin eşit koşullarda başlaması gerekir. Tıpkı 1500 metrelik bir atletizm yarışına katılan atletlerin, daha önce elde ettikleri derecelere göre önde, ortada ve sonda yer almaları mümkün olmadığı gibi merkezi sınavlarda da sınav öncesinde elde edilen her türlü başarı sınavın sonucunu etkilememelidir. Bu bakımdan bu uygulamalar sınavların mantığına aykırıdır.

2) Bu uygulamanın en önemli amacı öğrencilerin okul başarılarını artırmak gibi gözüküyor. Ancak ÖSS’deki Orta Öğretim Başarı Puanı uygulaması göstermiştir ki bu tür uygulamalar bu amaca hizmet etmiyor. ÖSYM Başkanı’nın açıklamasına göre: “Türkiye’deki lise ve dengi okulların % 10’u tüm öğrencilerini 5’le mezun eder hale gelmiştir.” İlköğretimde de aynı olumsuz sonuç ortaya çıkacaktır. Bunun da eğitimdeki fırsat eşitliği ve adalet duygusunu zedeleyeceği düşüncesine umarım katılırsınız.

3) Öğretmenlerimizin objektif notlar verdiklerini kabul etsek bile okullarımız arasında bir homojenlikten söz edemiyoruz. Bir okulda dört alan bir öğrencinin eşdeğeri bir başka okulda beş bir başka okulda ise üç olabiliyor. O zaman bu adalet midir?

4) Belki ölçme değerlendirmede 5’lik not sisteminden 100’lük sisteme geçildiğini ve bu gibi sıkıntıların önlenebileceğini söyleyebilirsiniz. Fakat 100’lük not sistemi de bunu önleyemez. Dahası öğretmen not verirken vicdanen zorlanacaktır. İki öğrenciden birine 77 diğerine 76 verdiği zaman bunların arasındaki farkı anlamada vicdanen zorluk yaşayacaktır.

5) Belki aklınıza şöyle bir soru gelebilir: Öğretmenlerin verdikleri notlar eğer kullanılmayacaksa o zaman ne önemi var? Elbette öğretmenlerin öğrencilerine verdikleri notların önemi var. Bu notlar, öğrencilerin okullarından mezun olarak diploma almalarını sağlıyor. Merkezi sınavların yapıldığı bir sistemde bu sonuç yeterlidir. Ancak merkezi sınavlardan vazgeçilir, ÖSS ve OKS kaldırılırsa o zaman diploma derecelerine göre öğrenciler liselere ve üniversitelere yerleştirilir. Bu konudaki düşüncelerimi "Eğitim sistemimizin sorunları ve çözüm önerileri" başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.

6) Diploma derecelerinin puanlara yansıması, öğrenci ve öğrenci velilerinin öğretmenlerden not dilenmelerine, bu da öğretmen, öğrenci ve öğrenci velisi arasında çeşitli tartışma ve kırgınlıklara yol açacaktır. Bu liselerde vardır. Üzüntümüz ilköğretime de yayılacağı endişesidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Orta ve ilk öğretim başarı puanı doğru bir uygulama diye düşünüyordum fakat dediğiniz gibi suiistimaller olabiliyor.. Turkiyede maalesef her yerde suiistimallerin olduğu ve kurunun yanında yaşında yanmaya mahkum olduğu gibi..Sevgi ve selamlar Rıza Bey..

Selda Çakmak 
 06.01.2017 22:56
Cevap :
On yıl önce bu yazıyı yazarken otuz yıldır ÖSS’deki Ortaöğretim Başarı Puanı’nın suiistimallere yol açtığından hareket etmiştim. Bu, zaman içinde İlköğretime de yansıdı, hatta TEOG sınavını gündeme getiren MEB da öğretmenlerin not verme biçimlerinin nesnel olmadığına dayandırdı yeni sınavın formatını. Neyse neremiz doğru ki? Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.  07.01.2017 21:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3274
Toplam yorum
: 2122
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 521
Kayıt tarihi
: 15.08.06
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümü mezunuy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster