Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '12

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
161
 

İlköğretim kanununda yapılan değişiklikler-1

İlköğretim kanununda yapılan değişiklikler-1
 

Haftalardır gündemi meşgul eden, basında ve taraflar arasında 4+4+4 olarak telaffuz edilen yasayla ilgili lehte ve aleyhte pek çok şey söylendi ve yazıldı. Aslında bu konuda birikimi olan da olmayan da, adeta toplumun tamamı taraf oldular. Bazıları şiddetle eleştirdi, bazıları da savundu.

Bugüne kadar bu konuda ne bir laf ettim, ne de bir satır yazı yazdım. Hatta bir ara hiç yazmamayı bile düşündüm. Çünkü bizi her konuda o kadar çok ayrıştırıp birbirimizle o kadar çok kavga ettiriyorlar ki, bu sefer olsun tepkilerin parlamentoda, sivil toplum örgütlerinin çalışmalarında, üniversitelerde, eğitimle ilgili kurum ve kuruluşlarda ortaya konmasını, konunun oralarda olgunlaşmasını ümit ettim. Ama boşuna ümit etmişim, çünkü bu yasa bana göre bilimin ışığında değil, siyasetin yaklaşımında olgunlaşmış bir yasa oldu.

Yasayı bize daha tasarı olarak açıklarlarken zorunlu eğitimin 8 yıldan 12 yıla çıkarılacağını söylemişlerdi. Ama bugünkü haliyle bunun böyle olmadığını görüyoruz. Yasa koyucu oraya bir madde ilave etmiş;

“12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasının başlangıç tarihi Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir. 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasına geçilinceye kadar ilköğretim ikinci kademesini tamamlayanlara ilköğretim diploması verilir.”(Madde: 12)

Bence bu tarih hiçbir zaman belirlenmeyecektir. Çünkü 12 yıl yani, 18 yaşına kadar zorunlu eğitimin pratikte uygulanma şansı yoktur. Bizim ülkemizde 8 yıllık eğitim uygulamasında bile devamsız öğrenciler bir sorun yaratmaktadır. Zaten 1739 sayılı Milli Eğitim TemelKanununun 22 incimaddesinde zorunlu eğitimin tarifini yapılırken “İlköğretim 6-14 yaşlarındaki çocukların eğitimi ve öğretimini kapsar, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır” ifadesi kullanılmaktaydı. 22. madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiş:

“Mecburi ilköğretim çağı 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsar. Bu çağ, çocuğun 6 yaşını bitirdiği yılın eylül ayı sonunda başlar, 14 yaşını bitirip 15 yaşına girdiği yılın öğretim yılı sonunda biter.”

Burada yapılan değişiklikte sadece son cümledeki “zorunludur, ve devlet okullarında parasızdır” şeklindeki ifadeler kaldırılmış. Bununla neyin amaçlandığını anlayamadım.

Yalnız bu yasayla zorunlu eğitim 12 yıla çıkmadığını ve 14 yaşında sona erdiğini açıkça görüyoruz.

MADDE 8- (1) 1739 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“3. İlköğretim birinci kademesinin son ders yılında öğrencilere ikinci kademede devam edilebilecek; ikinci kademesinin son ders yılında da ortaöğretimde devam edilebilecek okul ve programların hangi mesleklerin yolunu açabileceği ve bu mesleklerin kendilerine sağlayacağı yaşam standardı konusunda tanıtıcı bilgiler vermek üzere rehberlik servislerince gerekli çalışmalar yapılır.”

Bu tanımdan şunu anlıyoruz; ilköğretim dördüncü sınıfında okuyan öğrencilere okul rehberlik servisleri tarafından meslekler tanıtılacak ve öğrencilerin meslek belirleyerek geleceklerini şekillendirmeleri istenecek.

Çok açık ifade ediyorum; bu yasa değişikliğini bir eğitimcinin, ya da eğitimle alakalı bir kimsenin önerebileceğini sanmıyorum.

Birincisi, okullarımızın rehberlik servisleri o kadar yetkin değildir. Bazı okullarımızda rehber öğretmen eksikliği bile vardır. İkincisi, o yaşlardaki, yani 9-10 yaşlarındaki bir çocuğumuz henüz kendi yeteneklerini keşfedebilecek ve geleceğiyle ilgili yol tayin edebilecek olgunluğa erişmemiştir. Bu maddeyle bu tercihler tamamen ebeveynlerine bırakılmış olmaktadır. Halbuki anne babalarının gözünde bütün çocuklar birer dahidir ve hepsi de “doktor, mühendis, öğretmen, hukukçu ve benzeri meslekleri hedeflemeli ve bu konularda eğitim almalıdır. Onlar çocuklarının heveslerini de ilgi ve istidatlarını da objektif olarak değerlendiremezler.

Mevcut uygulamada meslek tanıtımları sanırım yedinci sınıflarda başlıyordu. Çocuklar öğretmenleriyle birlikte hem değişik meslek liselerini ziyaret ederek bilgi alıyorlar, hem de belli başlı işyerlerini ve sanayi kuruluşlarını ziyaret ederek fikir sahibi oluyorlardı. Daha sonra yine öğretmen ve velilerinin de katkılarıyla isteklerini belirliyor ve hayatları boyunca severek yapacakları mesleklerini seçiyorlardı. Dokuz yaşındaki çocukla bu seçimin sağlıklı yapılması söz konusu değildir.

Bu konuya önümüzdeki hafta ara ara devam edeceğim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster