Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '07

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
2093
 

İlköğretim okullarındaki "sanat eğitimi"nin "aydın insan" yetişmesindeki rolü

İlköğretim okullarındaki "sanat eğitimi"nin "aydın insan" yetişmesindeki rolü
 

Toplum "Aydın İnsan"dan çok şey bekliyor. Ama ne yazık ki çok az yetişiyor.

Her nedense; İlköğretim okullarında yönetici, veli, öğrenci ve hatta çoğu branş ya da sınınıf öğretmenlerimiz (Sınav sistemlerinin de etkisiyle) "Resim" ve "Müzk" derslerini ÇİZGİ ALTI ve de GEREKSİZ dersler olarak görürler.

Bu görüş doğru mu?

Hayır. Doğru değil ama gerçek. (Ne yazık ki doğrularımız ile gerçeklerimiz örtüşmüyor.)

Oysa;

Zaten sanat eğitimcisi olarak Resim ve Müzik öğretmenlerinin amacı tüm öğrencileri ressam ya da müzisyen olarak yetiştirmek değildir. Bu öğrencilerden alanlar bazında yeteneği, bir okadar da isteği* olanların elinden tutup; gelebilecekleri yere kadar sürükleyebilmek; geriye kalanları "Müzik" alanında iyi bir dinleyici; "Resim" alanında ise iyi bir izleyi olarak; topluma gözü, kulağı ve bedeni eğitilmiş; yaratıcı, kopyacılıktan uzak, kendi alanında uzman, yararlı, AYDIN İNSAN yetiştirmeye yardımcı olmaktır.

AYDIN: Estetik duyarlılığa sahip; sanat, bilim ve teknolojiden yararlanmasını bilen, kendisi de bilgi üreten yaratıcı düşünceye sahip insandır. AYDIN' ın tanımı böyle yapılıyor sözlüklerde.

Durum böyle iken; Estetik duyarlılıktan yoksun, sanat bilim ve teknolojiden yararlanmasını bilmeyen, dolayısıyla kendisi de bilgi üretemeyen, taklitçi, gelecekte insanların kaynak olarak baş vurabileceği "Bilgi Paragrafları" alıntılarla dolu insana ya da insanlara AYDIN diyebilir miyiz?

Elbette ki hayır. Buna hakkımız yok. Çünkü: Başta kendimizi olmak üzere insanları kandıramayız.

AYDIN'ın olmazsa olmaz özelliklerinden olan "Estetik Duyarlılık" ve "Sanattan Yararlanabilme"nin gerkli aracı "Resim" ve "Müzik" gibi sanat içerikli dersler ÇİZGİ ALTI ve GEREKSİZ görülür; Resim dersinde Matematik, Müzik dersinde Fen Bilgisi yeni adıyla Fen ve Teknoloji, hatta Beden Eğitimi dersinde de Sosyal Bilgiler işlenir; işlenen Fen ve Teknoji, Matematik ya da Sosyal Bilgiler derslerinde de öğretilen ve öğrenilen bilgiler, bilgi düzeyinde kalır; kavrama ve uygulama düzeyine geçmez ve yıllardır böyle gelmiş böyle giderse; korkarım yaşayabilmenin olmazsa olmazı OKSİJEN' eksikliği kadar hissettiğimiz AYDIN İNSAN' ın nicel ve nitel olarak sonu olur.

Ne zamana kadar?

Aydın' ın formatı olan "Sanat , Bilim ve Teknoloji" nin birliktelik gerekliliğine toplum olarak inanana kadar.

O zaman gelince sözlüklerdeki tanımıyla AYDIN İNSAN sayımız gün geçtikçe artar;Sanat Eğitimcisi öğretmenlerimizin motivasyonu ile gösterecekleri heyecan verici çabaları boşa gitmez.

Böylece;

Özlemini çektiğimiz ve ülkemiz için gerekli olan;


** Sözlüğünde "Kötü" sözcüğünün üzeri, "İyi", "Yararlı", "Hümanist", "Sevgi", "Saygı", "Paylaşımcı" vb sözcüklerin altı çizili;

** Topluma gerçek anlamda yararlı ve yol gösterici;

** Toplumun çıkarlarını kişisel çıkarlarına tercih eden insan modeli oluşur.

Dileğimiz: Sözlük tanımlı özelliklerle donanımlı AYDIN İNSAN sayısının hızla artmasıdır.

Bu ülkenin onlara ihtiyacı var. Eğer bu ihtiyaca olumlu yanıt vermek istiyorsak; bu ülkenin bir ferdi olarak "sanat Eğitimcisi" öğretmenlerimize yardımcı olalım.

* Öğrenme isteğe bağlıdır.

Blog'umla ilişkilendirilen fotoğraflar Özel Seçkin Fırat İlköğretim Okulu'nun "Sergi Arşivi" inden (İzinli) alınmıştır.
Kendilerine teşekkür ediyorum.

http://www.mehmetkapcak.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız ülkemizin aydın arayışına ışık tutmuş. Bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum. Ben de gençliğimden bu yana özellikle çocuklar için farklı bir eğitim modelini savunuyorum. Yazılarımdan bunu anlayabilirsiniz. Sevgiler

Bülent Göncü 
 15.07.2007 1:15
Cevap :
Yorumunuzla göstermiş olduğunuz incelikten dolayı teşekkür ediyorum. İnsan yetiştirirken önemli olan nokta toplumsal çıkarların kişisel çıkarlara tercihidir. Gözün,kulağın ve bedenin eğitilmesi ise, sizin gibi farklı bir eğitim modelini savunanların özlemidir. Bakış açısı itibarıyla sizin gözlük numaranızla bakabilenlerin çoğalması dileğimdir. Sevgiler  17.07.2007 12:02
 

Sevgili Dostum, gerçekten de neden Tarih öğretmeni oldum da sanat alanında geliştiremedim kendimi diye düşünmüşümdür.Neden resim alanında birşeyler üretemedim? Bir enstrümanı gerçek anlamda çalamadım? Toplumdaki genel yargı salt çok para getiren yada bilinen mesleklere yöneltmek olduğundan, matematik, fen yada sosyal bilgiler derlerine önem verdi öğretmenlerimiz.Kurslar bu yönde açıldı okullarda. Ek dersler tabiyat dersinden verildi. Resim öğretmenlerimiz ise bir vazo koyarak masaya resmetmemizi istedi. Yada bahçeye çıkartarak put gibi oturtarak karşıdaki derenin resmini çizdirdiler sadece. Resim üzerinde yorum yapmadılar. 3,5 verip oyaladılar bizi. Birşey üretmenin sevincini paylaşmadılar. Biz resim yaparken gazete okudular.Aslında sanat duygusunu geliştiren en önemli alan bu derslerdi. Bu bakımdan yazılarınız sadece yetişmekte olanlara değil yetişmiş nesillere de yön verici özellikte. Sizi kutlarım. Bu bloğu tüm okullarımıza önermenizi saygılarımla sağlık veririm. Dostca selam.

Mehmet Selçuk Gazioğlu 
 25.06.2007 19:15
Cevap :
Selçuk'cuğum; Bizleri, sizleri komple yetiştirdiler. Bu gün eğer bunları söyleyebiliyorsak; Öğretmen okullarından aldıklarımızın yansımasıdır. Bir resim sergisini haz duyarak gezebiliyor, bir klasik müzik konserini uyumadan sonuna kadar izleyebiliyor ve var gücümüzle ayakta alkışlayabiliyorsak; hayıflanmamıza gerek yok. Alanında uzman , Resim alanında Hamdi Dicle' nin yetiştirdiği iyi bir izleyici; Ekrem Zeki Ün ve Selahattin Evcil'in yetiştirediği iyi bir dinleyici olamak herkese nasip olur mu sence. İşte Sen, Ben kısaca bizler hasbelkader bu şansı yakalayabilmiş az sayıda kişiler olarak yaşamın her alanında kulvarlarımızda geride kalmadan koşabilmekteyiz. Ne mutlu bize. Ne mutlu bizleri yetiştirmeye çalışmış öğretmenlerimize. Önerin için çok teşekkür eder seni en içten duygularımla kucaklıyorum.  26.06.2007 0:29
 

Elinize, zihninize, kaleminize sağlık; ne kadar da güzel dile getirmişsiniz sanat-aydın insan-eğitim üçgenini.

ZAKKUM 
 23.06.2007 17:43
Cevap :
Size, isminizle hitap etmek istiyorum. Elbette "Beyefendi" yi de ekleyerek. İlgi ve teveccühünüze teşekkür ediyorum.  24.06.2007 13:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1882
Kayıt tarihi
: 07.05.07
 
 

1947 yılında Mazıdağı'nda doğdu. İstanbul İlköğretmen Okulu'ndan mezun olduktan sonra; İstanbul A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster