Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '19

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
26
 

İllüzyon

 

 

 Bir şeyi satın almak istediğinde onu almak istediğin yere giriyorsun. Örneğin bir kahve.Evet evet sadece bir kahve.Karşında onlarca seçenek beliriyor. Bu seçenekler küçükten büyüğe,büyükten küçüğe istemediğin kadar. Sana,kahvenin yanında kurabiye de alırsan sadece bir lira ödemen gerektiği söyleniyor. İnsan beyni o esnada ,hımmm bir lira;dışarıda o kurabiyeyi beş liraya alırsın ama bak burada hem kahve içiyorsun hem kurabiye yiyeceksin. Üstelik bir lira!Diye düşünür.Çünkü ne yazık ki beyin kendine fayda sağlama illizyonundadır o an.Kahve içmek için girdiğin yerde sadece 15 lira harcamaya karar verdin diyelim,alacağın kahve de 15 lira. Eğer sen o bir liralık kurabiyeyi alırsan muhtemeln sonra indirimdeki diğer ürünlere de gözün takılacak ve oradan hayal ettiğin gibi bir harcama yaparak çıkmayacaksın.

   Zamanın birinde ormanda sırtlanlar ve inekler yaşarmış.İnekler toplu halde gezdikleri için birbirlerine destek olurlarmış.Böylece sırtlanların saldırısını geri püskürtmeleri daha kolay oluyormuş.Sürüden hasar ve kayıplar oluyormuş olmasına da birlikte oldukları için bu nadiren gerçekleşen bir şey oluyormuş.Sırtlanlar bu durumdan çok rahatsız olmuşlar. Çünkü av bulamadıkları için aç kalmaya başlamışlar.Sırtlanlar bir gün, biz çok aç kaldık;ne yapsak da inekleri dağıtsak diye konuşmaya başlamışlar.İçlerinden biri kalkıp demiş ki, bence onlarla bir araya gelelim.Böylece inekler ve sırtlanlar bir araya gelmiş. Sırtlanlar ineklere:"Biz sizi çok seviyoruz.Birlikte çok mutlu yaşayabiliriz ormanda bununla birlikte içinizden birini hiç sevmiyoruz.Kahverengi benekli inekten bahsediyoruz,onu bize verin ;aramızdaki husumet ortadan kalksın,"demişler.Bunbun üzerine inekler hemen cevap veremeyeceklerini,biraz düşünmeleri gerektiğini söylemişler,sırtlanlara.Daha sonra ineklerin hepsi toplanmış ve biz bir topluluğuz,bu topluluğu korumak için kahverengi benekli ineğimi düşünmeliyiz yoksa çoğunluğu mu? Diye aralarında konuşmaya başlamışlar.Kahverengi benekli ineği sırtlanlara vermeye karar vermişler,hep birlikte.

    Kahverengi benekli ineği vermişler tabii.Aradan bir ay geçtikten sonra sırtlanlar ineklerle tekrar görüşmek istediklerini söylemiş;nekler görüşmeyi yine kabul etmişler. Bu sefer sırtlanlar,siyah benekli ineği istiyoruz,demişler.Bir ay arayla bu böyle devam etmiş. İstedikleri ineğe bir eksiklik koyarak;zaten o şöyle,zaten şu böyle verin gitsin bize,diyerek inekleri ikna etmeye devam etmişler. Bu böyle sürüp giderken 900 inekten oluşan sürüde sadece 50 inek kalmış.İnekler durumu fark etmiş etmesine de artık çok geçmiş. Çünkü sırtlanların toplu saldırısına karşı sürüde birbirlerini koruyacak çok az inek kalmış;bir saldırıda hiçbir şekilde kurtulmalarına imkan yokmuş.Yanlışı nerede yaptık acaba diye düşünen inekler,evet biz asıl hatayı kahverengi benekli ineği vermekle yaptık. Artık isteseler de eskisi gibi kendilerini koruyamıyorlarmış.

   Sırtlanlar bir süre sonra sürüye saldırmış ve ormanda hiç inek kalmamış.

Günümüzde birçok insan ne istediğini bilmeden yaşıyor. Yani sadece hayatın ona sunduklarıyla  idare etme, konfor alanından asla çıkmama,asla kendini geliştirecek, bir adım öteye götürecek bir faaliyette bulunmama.Bulunursa onu hayatında istikrarlı hale getirirse,değişmekten korkuyor. Bununla birlikte ne istediğimizi bilmediğimizde sürüdeki kahverengi benekli inek olmaya adayız. Sen neyi seçiyorsun? Bunu farkında mısın?Yazıyı okuduysan ve beğendiysen bunu belli etmek için çekinme lütfen. Çünkü ben ilhamı oradan alıyorum,yazarken. İnsanların okuyup bazı farkındalıklar kazanmasından. Bu arada bu farkındalık işi çok yanlış anlaşılıyor.Farkındalık dışarıyla ilgili bir şey değildir. Kendi davranış ve tutumlarını fark etmektir. Sen kendinle ilgili en çok hangi farkındalığa sahipsin.Bundan memnun musun? Yani bu senin hayatında daha çok kazanım elde etmene fayda sağlıyor mu? Memnun değilsen,bunu dönüştürüp değiştirmek için ne yapıyorsun?Yoksa seçim yapmak yerine sadece hayatın karşısına getirdiklerini yaşayanlardan mısın?Bu bir yargı cümlesi değil,bir soru cümlesi.Sevgiyle

 

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 109
Kayıt tarihi
: 25.09.17
 
 

YAŞAMIN ÖĞLEDEN SONRASINA BİR KEZ GEÇTİĞİNİZDE GERİ DÖNMEK İMKANSIZDIR.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster