Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
524
 

İmamın Ordusu'nu, öğrenme hakkı!... / Dokunan yanar!... A / ''Türkiye Defteri''

İmamın Ordusu'nu, öğrenme hakkı!... / Dokunan yanar!... A / ''Türkiye Defteri''
 

Başkomutan, Seyyid İmam Ali Hamaney, İran Harp Akademisi diploma töreninde...


Yazarın biri, ''Öküz ile buzağı yanyana getirilince, cehaletin hikmeti belli olmuyor!...'' demiş.... Gerçi bize özgü, ''Öküzün altında buzağı aramak...'' diye bir ata deyişi vardır ama, hikmetlisi de demek ki varmış.. Biz tesadüflere inanan ve bazen de , ona içten içe şükran duyguları besleyen, duygusal bir insan olduğumuzdan, en zararsız bir şekilde, komşumuz İran'dan İmamın Ordusu'nu öğrenme kolaycılığına kaçmak istedik!...Hem bilgi, hem de zararsız bilgi!... Ve de muzur ve de yasal tehlikesi olmayan!...Bu arada George Orwell'ı da saygıyla andık!... 

23. Mart. 2011, İslam düşünce insanlarından Said-i Nursi (Kürdi)' nin 51. ölüm yıldönümüydü... 

Ve bu anlamlı günün akşamında, ne tesadüftür ki, Türkiye' de bir yayınevi basılıyor ve başı sonu iyice birbirine karıştırılmış bir davada suç delili olarak, ''İmamın Ordusu'' adlı kitabın taslaklarına el koyuluyor ve bu çalışma ortadan kaldırılıyordu!... 

Konu '' İmam'' dan açılınca, İslam'da , cami imamlığı dışında, Şii mezhebiyle uyumlu bir şekilde, gerçek imamlık görevini hakkıyla ve fazlasıyla yapan komşumuz İran'a göz atıp hem bilgi hem de feyzalmak da sonsuz fayda var dedik!... 

Ülkemizde her ne kadar Aleviler de , Ali inancından dolayı, Şii kabul edilse de, Türkiye'de, Şii denince Caferiler' in akla geldiğini ve bunlarında İran'daki Şii'lerle farklılık gösterdiğini ve Suriye'de 50 yıldır iktidarı da Alevi, Nasturilerin götürdüğünü de anımsayalım!... 

İran Ordusu' nun Başkomutanı, ve kendi yandaşlarının yorumuyla, 'Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi' Seyyid İmam Ali Hamaney, İran Harp Akademisi öğrencilerinin mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada genç subaylara seslenerek; 

“Kendi gücünüze ve eskilerin deneyimlerine dayanarak hareket edin ve ilerlemekte hiç bir sınır tanımayın” diyor ve 

''Maddi güçlerin iktidar modelinin sırf askeri teçhizat ve maddi hesaplar olduğunu'' belirtip ;'' bu güçlerin, İslam iktidarını örnek alan bir milleti asla yenemeyeceklerini...'' vurguluyordu!... 

Bu söylemin ardında, şimdilik bizim gerçeğimizin dışında olsa da, bölgesel bir gerçek olarak , karşımızda bir İslam devleti, başında İmam Ali Hamaney ve bu İmamın Ordusu' nun genç subayları duruyordu!... 

Ve bizim de karşımızda, başı sonu, iyice ve sanki kasten karıştırılmış bir Ergenekon gerçeği ve bu dava süreciyle ilişkilendirilmeye çalışılan, bizce biraz anlamsız bir isimle karşımıza çıkan'' İmamın Ordusu'' kitabıyla ilgili söylence ve gerçekler... 

12 Eylül'den bu yana, imgelem ve tasavvur ve de tasavvuf gücü gelişen ve ilerleyen kolluk güçlerinin bir kesiminin, hayali kurgular üretmesi, varlığını bu şekilde sürdürebilmesi, misyonunu yürütebilmesi için de, kendi doğrusunda kaçınılmazlık arz ediyor!... Yalnız eskiden, sıkıyönetim ve olağanüstü hal dönemlerinde, kolluk kuvvetleri delil için belge toplar, itiraf tutanakları hazırlatır, savcı savlar ve mahkeme de yargılar ve karar verirdi... Şimdi ise, görünen ve anlaşılan(!) o ki, bazı durumlarda, emniyet güçleri önden yargılamayı yapıyor!... İstanbul Emniyeti tarafından, ''İnceleme Tutanağı'' olarak, tutanaklaştırılmış belgenin aşağıda alıntıladığımız satırlarından bu durum anlaşılıyor: 

“...Bu kitap çalışması ile Ergenekon terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda propaganda yapıldığı, bu kapsamda özellikle devam etmekte olan dava sürecini etkileyerek ve yönlendirerek adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs edildiği, ayrıca suçu ve suçluyu övdüğü anlaşılmıştır...”  

Bu yaklaşım bir vehameti ve yeni üretilen Ergenekon eksenli farklı bir mustazaflığı da içinde barındırıyor!... 

Söylenceler bu perşembe günü kitabın internete düşeceği ve bütün Türkiye'nin bu kitabın içeriğini öğreneceği yolunda!... Artık devrimlerin bile facebook marifetiyle yapıldığı bir dünyada, bu tür tertipler, çok kısa zamanda toplumun aynasına çarparak, sivil toplum gerçeğinin gerçekten nasıl bir güç olduğunu ve halkın gücünün de ne olduğunu, ceberrut bir güce karşı, her zaman göstermeye başlıyor... 

İmamın Ordusu'nun içeriğiyle ilgili söylentilerde, Nurcular'ın birkaç marjinal kolu olmasına rağmen, ana damarı olan Fethullah Gülen'in başını çektiği ''Cemaat'' in serpilip gelişme sürecinin ve bunun iç ve dış dinamiklerinin ayrıntısıyla anlatıldığı bir durum söz konusu olsa gerek... Asker-sivil bürokrasi içinde kadrolaşma süreci ve ordaki zigzaglar!... 

Bu konuları kapsayan yazılarımızda da, tarihsel seyirleri içinde ve farklı şekillerde belirtmeye çalıştığımız gibi, ( http://blog.milliyet.com.tr/Blogum.aspx?BlogNo=261444 http://blog.milliyet.com.tr/Blogum.aspx?BlogNo=264063 , http://blog.milliyet.com.tr/Blogum.aspx?BlogNo=287962 ) dış güdümlü siyasal İslamın gelişmesi, ülkedeki siyasal rejimi de, yalap şap demokrasiyi de, her anlamda rahatsız ediyor!... 

Cemaatin evriminde kritlk bir seçim olan Haziran 2011 genel seçimleri öncesinde böylesi bir yayının kamuda paylaşılması da, Cemaat açısından çok hoş bir manzara oluşturmayacaktı sanki... 

Biz gene de, bu hareketin gerçek dinamiklerini tarihsel bir süreç içinde görmeden, geçmiş anlamlandırılmadan, bu gün ve geleceğin durumunu tam algılamanın pek mümkün olmadığı düşüncesi içersindeyiz... 

1960'lı yıllarda askerlerce mezarı bile ortadan kaldırılan Said-i Nursi'nin devamı olan bir hareketin , 12 Eylül arifesinde ve ertesinde cuntacı generaller tarafından tarafından ne şekilde ve niçin baştacı edildiğini anlamadığımız gibi!... 28 Şubat'da Erbakan ve siyasi hareketine yapılan darbeden, Cemaat'in siyaseten niçin etkilenmediğini de, anlayamadığımız gibi!... 

Biz gene de, gerçekten hukuk ve adalet çerçevesinde seyredebilen, tümüyle hakiki, bir ''Ergenekon Davası'' nda, Cemaat' den de kaç bürokratın, muhtelif sosyal katmanlardan da, kaç sivilin bu dava kapsamına girebileceğini bir yurttaş olarak merak etmekteyiz!... 

Ve ''İmamın Ordusu'' isimli, bu kitabın içeriğini bir yurttaş olarak öğrenmemizin bir demokratik hak olduğuna da inanıyoruz... Ve yasal olarak basılmasını, ileri demokrasinin bir gereği olarak, bir an önce bekliyoruz... 

29.mart.2011 / Tarabya 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gecikmeli okuyorum ama yine de güncel aslında...Ersin Kardeş'e verdiğiniz cevaba itirazım var...yazmaktan soğutmamalı sizi hiç bir şey...saygılar...

nedim üstün 
 22.05.2011 11:34
Cevap :
Blogda nitelikli okur düzeyinde bir azalma oldu sanki... Ya da ben öyle düşünüyorum... Kimbilir belki de okurlar, eskisi gibi hoşlanmıyorlar benim gerçeklik penceremden!... Yahut da birileri, niiceliği manupile ediyor!... Zaman insanı biraz daha fazla septiik mi yapıyor, ne?... Dostça selamlarımla.  22.05.2011 23:43
 

Cok kisi gibi artik bende de var bu kitap. Yalniz icim elvermiyor boyle bedava okumayi. Bir hesap acilsada, okumak isteyenler en azindan emege saygi parasini yatirsa. Kime nasil ulasmali bilmiyorum!!

Armagan 
 11.05.2011 13:45
Cevap :
Bildiğim kadarıyla bu tür bir girişim vardı, araştırmak gerek... Dostça selamlarımla.  13.05.2011 17:37
 

Orta-Doğu'yu ve yakın siyasal tarihimizi de güzel bir özetle bütünleştirerek önümüze seren bu güncel ve güncel olduğu kadar da düşündürücü ve değerli bloğunuzu selamlamak isterim. Onun -ben okuduğum saatlerde- sadece bir otobüs dolusu (48) okura hitap edebilmiş olmasını ise üzücü buldum! Üzücü olduğu kadar "cız, yakar!" diyen içselleştirilmiş bir dürtünün de göstergesi mi bilemem? Öyleyse durum daha da üzücü! Milliyet Bloğumuzda da derinlik, düşünce zenginliği ve cesaret açısından 'kan kaybı' sürüyor gibi... Bu kayıplara karşı direnen blogların omurgalı var oluşlarını da alkışlamak gerek! İçtenlikli sevgiler ve dostça selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 03.04.2011 17:29
Cevap :
Ersin bey,gözlemleriniz ve teşhisleriniz, bence çok doğru... Raporlarım, şu an itibariyle, toplam 616,463 görüntülemem olduğunu bana bildiriyor!..Bence fena değil!.. Ancak; dokunanı pek yakmayacak bu yazım da, maalesef şu anda 55'i gösteriyor!... Artık 1000 hitli, okuru pek yakalıyamıyorum!...Blogla ilgili genel politika, magazin okura daha fazla hitap eden çizgiye, bir nedenle kayıyor sanki!...Ve sanırım nitelikli okur, blogdan uzaklaşamaya başladı!...Ben neyse de, birçok nitelikli yazar arkadaşların da, okunmalarında da, göreceli bir azalma görüyorum!... Ve hep gecikerek ve bazen rötuşla yayınlanma şansı bulan yazılarım da, beni biraz, yazmaktan soğutuyor... Bundan kimler ve niçin memnun kalır, onu pek bilemiyorum!...Bu işi Amerika, ya da Avrupa'da yapsaydık, sanırım çok daha mutlu olurduk... Duyarlılığınız için, teşekkürler, sevgiler ve dostça selamlar.  04.04.2011 0:17
 

İmamı getirmek niyetindeler ve dönüşü muhteşem olsun diye altyapıyı hazırlamaktalar bana göre.Yani imamdan çok imamcıların işi.Selamlar.

Turbest 
 03.04.2011 15:16
Cevap :
Pax Ottomana'nın ardından gelen çözülüş günlerinde Sultan Abdülhamid Han,Şemdinanlı Şeyh Ubedullah'dan sonra bölgenin en güçlü adamı olan Botan Emiri Bedirhen Bey ve ailesini, Girit sürgünü ardından uzun yıllar İstanbul'da misafir edip, kontrole almıştı!... Tıpkı uzun yıllar İstanbul'da alıkoyduğu Mekke emiri Şerif Hüseyin ve oğulları gibi!...Kureyşli sahabe,seyfullah Halid Bin velid'in soyundan geldiğini söyleyen Bedrhanlar, Kürt milliyetçiliğinin simgesi olmuş,Britanya da,Osmanlıyı arkadan vuran,Şerif Hüseyin'in oğullarını kullanıp(!), Ürdün ve Irak'ın başına geçirmişti!... Said-i Nursi de,düşüncesi her neyse, ancak,emperyalizme karşı savaşmış, ona teslim olmamış,kendini kullandırmamış, şerefli bir insandı!... Onun ışığından yararlanmak başka, eklektik ve pragmatik şekillerde onu değerlendirmek, farklı hizmetlerde kullanmak, kullandırmak bir başka şey olsa gerektir!... Dostça selamlarımla.  03.04.2011 23:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 164
Ort. okunma sayısı
: 4308
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sağlıklı beslenme, yüzme, doğada yürüyüş ve çevre özel ilgi alanlarım. Şiiri ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster