Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '07

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
1095
 

İmdat

İmdat
 

Bu yazımı ta evvelsi günün bebekleri, evvelsi günün çocukları, dünün gençleri ve bu günün anne­-babalarına yazıyorum. Tüm anne-babalar olarak yukarıda sözünü ettiğim aşamaları yaşadık. Tüm aşamaların kendine özgü güzellikleri, zorlukları, acıları, mutlulukları, üzüntüleri, sevinçleri vardır. Tüm bu duygular bizleri olgunlaştırır. Bu olgunlaşma sonucu bazılarımız hala görücü usulü, bazılarımız, sanal alemle, bazılarımız duygularımızla, bazılarımız da akıl ve duygularımızla beğendiğimiz birisi ile evleniriz. Veya evlendiriliriz. Cicim günleri-ayları biter, veya daha gerdek gecesinde birde bakarsınız hamile kalmışsınız(eşiniz hamile kalmıştır.) Tüm aile bireyleri çok mutludur. Dedeler, anneanne, babaanne çok mutludur. Siz karı-koca çok mutlusunuzdur

Heyecan içinde ayların çok çabuk geçmesini istersiniz. Öncelikle doğacak çocuğun cinsiyetini merak edersiniz.Bazı yörelerimizde ne yazık ki çocuğun cinsiyeti çok önem taşımaktadır. Doğacak çocuk kız ise hiç de sevinmeyen aileler bulunmaktadır. Oysa cinsiyeti ne olursa olsun, bebekler ne kadar tatlıdırlar. Ama bilinç altına yerleştirilmiş ilkel duygular bu güzellikleri görmelerini engellemektedir. Ama bu anlayış günümüzde hızla terk edilmektedir. Bu bakımdan çocuklar adına mutluluk duyuyorum.

Şimdi diyelim ki bir kızınız oldu. Önce güzel bir isim bulunur..Çok güzel kıyafetler alırız. Akrabalardan eşten dosttan hediyeler gelir. Kraliçeler gibi süsleriz. Her anını, her hareketini izler, kendimizce anlamlar yükleyip mutlu oluruz. Her türlü fedakarlık yapılır. Gerek anne-baba gerekse büyüklerimiz kızımızın sağlıklı gelişmesi için her türlü özveriyi gösteririz.

Yıllar hızla ilerler, yaş günleri kutlanır tüm aile bireyleri ile birlikte.Derken okul çağına gelmiştir. Kızımız önce ana okuluna daha sonra ilköğretime başlar. Tüm aile bireyleri yine okulun açıldığı ilk gün eksiksiz okuldadır. Büyük heyecan ve sevinç vardır. Okul kıyafetlerinin en güzeli alınmıştır. Çantası çok şıktır. Hatıra resimleri çektiririz. Uzunca bir eğitim süreci başlamıştır.Anne-baba veya aile büyüklerinin gözünde o hep bebektir. Sürekli aile bireylerinin denetimi altındadır.Yıllar geçer kızımız büyümüş üniversite hazırlık kurslarına başlamıştır. Derken sınav günü gelir. Yine tüm aile bireyleri kızları ile birlikte sınavın yapılacağı okulun bahçesindedirler. Kızlarından daha çok heyecanlıdırlar. Hatta kızlarının daha çok heyecanlanmasına neden olduklarının farkında bile değillerdir. Çünkü “bebekleri” iyi bir üniversiteyi kazanacak, ileride iyi bir mevki ve para kazanacaktır. Dolayısıyla aile de bundan büyük mutluluk duyacaktır.

Sınav sonuçları açıklanır. Kızları, yaşadıkları şehrin dışında bir üniversiteyi kazanır. Hem de aile bireylerinin istediği bölümü. Anne baba ve aile büyükleri çok mutludur. Ancak, kızları üniversiteyi kazındığı için sevinç, ayrılacakları içinde buruk bir üzüntü vardır. Kızları 18 yaşında bir genç olmuştur. Oysa anne-babasının biricik bebeğidir. Uzaktan da olsa anne baba her saatini denetlemek istemektedir.Yiyeceğinden içeceğine kadar sürekli müdahale edilmektedir.Oysa kızları büyümüştür. Bu tür müdahalelerden rahatsız olmaya başlamıştır. Kendisi hakkındaki kararları kendisi vermek istemektedir. İşte kuşak çatışmalarının en şiddetlendiği dönem başlamıştır.Delikanlı olarak ailenin istediği kalıba girmek istememektedir. Anne-baba biricik “bebeklerine” zarar gelmesin diye üzerine titremektedir. Onlara göre el bebek, gül bebek büyüttükleri kızları kendi ayakları üzerinde durabilecek kadar büyümemiştir. Anne –Baba kızlarının büyüdüğünü, bağımsız bir kişiliğinin olduğunu, karar verme yetisini kazandığını asla kabullenmek istememektedir.

Arkadaş seçimine dahi müdahale edilmektedir..Hatta izleyeceği film, gideceği konser, gideceği kafe, giyecekleri dahi denetlenmek(sansürlenmek )istenmektedir) Daha da ileri gidilerek evleneceği erkek hakkında da söz sahibi olmak, hatta evlenmesini engellemek için sudan bahanelerle, engellemenin yolları aranmaktadır. Oysa bebekken annesi kızını kimlerle evlendireceğini ballandıra ballandıra anlatıp dururdu.Şimdi kızının evlenmesine karşı çıkmaktadır. Aslında evlenmesine değil, kızının ayrılmasına karşı çıkmaktadır.Kızını başkası ile paylaşmak istememektedir. Kızının büyüdüğünü bir türlü kabul etmemektedir. Bu konuda direnç göstermektedir. Oysa empati kurmuş olsa, bir zamanlar kendisi de aynı aşamalardan geçmiştir. Anne ve babasına bu tür davranışları için çok kızdığı günleri anımsayacak ve kızının büyüdüğünü kabullenecektir. Geçirdiği zor günleri çok sevdiği biricik kızına yaşatmamaya özen gösterecektir.

Anneciğim orda mısın. Kızın….. arıyor, lütfen beni dinler misin. Ben büyüdüm kararlarımı verebilecek yaştayım..Benim de bir kişiliğim var, beni çok sevdiğinden asla kuşku duymuyorum.Benim mutluluğum, aynı zamanda sizin mutluluğunuz için benim kararlarıma saygı göstermenizi istiyorum.Şunu kabul etmek zorundasınız ben artık büyüdüm.

İMDAT! ANNE BEN BÜYÜDÜM ARTIK……………..!

ANNECİĞİM SENİ ÇOK SEVİYORUM.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ama her yeni anne baba yine aynı kısıtlamaları yapacak çünkü koruma içgüdüsü ağır basar...Hele bir de etraftaki olan biteni gördü mü daha bir koruyacak... sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 19.02.2007 14:42
Cevap :
Elbette tüm anne-babalar işgüdüsel olarak çocuklarını koruyacaktır. Ama onların kişiliğine saygı göstererek. Onlara güvenerek. İlginize teşekkürler.  19.02.2007 15:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 221
Toplam yorum
: 1772
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1843
Kayıt tarihi
: 27.09.06
 
 

Evli bir kız çocuğu babasıyım. Yüksekokul mezunuyum. Bir kamu kurumunda çalışıyorum.16.03.2017 ta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster