Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
223
 

İmralı - Ankara hattında konuşulanların sırrı

İmralı - Ankara hattında konuşulanların sırrı
 

Çok şükür ki korkulan olmadı, Diyarbakır’da Kürtler ve demokrasiye gönül veren yüz binlerin bir araya getirdiği kalabalıktan en ufak bir taşkınlık çıkmadı, devletin kolluk kuvvetlerinden de daha önceki toplantı ve gösterilerde kitlelere karşı uygulanan şiddet ve tepkinin hiçbiri olmadı.

Kürtler barışa giden yolda büyük bir sorumluluk içinde ve emin adımlarla yürüyüşe geçmiş gibi görünüyor, devlet bu yürüyüşün güvenliğini sağlamak adına şu an itibari ile üzerine düşeni ve gerekeni fazlası ile yapıyor.

Diyarbakır’da düzenlenen büyük cenaze töreninde hiçbir olayın yaşanmamasında kuşku yok ki İmralı’nın etkisi vardır, zaten kardeş Öcalan’ın törenden hemen önce apar topar adaya gitmesi bu ihtimali doğuruyor.

Öcalan sürecin zedelenmemesi adına ne gerekiyorsa yapıyor, görünen o, iktidar kanadının da bu konuda çok büyük bir sorumluluk örneği gösterdiği ortada.

Paris suikastının toplumda oluşan iyimser havayı dağıtmasından çok korkuldu, şükür ki olmadı, belli ki bu sefer gerek Kürtler ve gerekse Devlet bu işi nihayetlendirmekte karalı gibi.

Aslında tüm bu güzel havaya rağmen toplumda iki taraftan da yavaş yavaş süren müzakerelere dair bir takım sorular sorulmaya başlandı, nitekim bu beklenmedik bir durum da değildi.

İmralı görüşmelerinin aleni yürütülmesi elbette ki yerinde ve olumlu bir hareket; lakin toplumda konuşulanların detayına dair bir merak var, neler konuşuldu, hangi konularda anlaşıldı, örgüt silahı hangi koşullarda bırakacak? … Ve daha cevaplanmayı bekleyen yığınla soru.

Gücünü silahtan almış bir örgütün silah bırakılmaya ikna edilmesi için ileri sürülebilecek enstrümanlar ne olabilir ?

30 yıldır TSK ile çok şiddetli bir savaş veren gerek askeri ve gerekse sivil birçok can kaybına yol açacak eylemlerde bulunan bir silahlı gücün af edilebilmesinin Devlet ve statüko açısından geçerliliği ne?

Elbette ki cevapsız bunca soru varken ortada toplumda bazı endişelerin yer bulması da doğal karşılanmalı.

Ahmet Türk’ün İmralı’nın talepleri hakkında söylemiş olduğu: “Devlet için makul sayılabilecek talepler”  yönündeki açıklamasının derinliğinde Kürtlerin epey süredir bu anlamda mücadele ettikleri “statü” isteminden vazgeçmiş olma ihtimali söz konusu olabilir mi?

Hepimiz biliyoruz ki bu istem gerek anayasal ve gerekse hukuksal anlamda güvence altına alınmasını istedikleri bir istem.

Kürtler gerek yeni anaysa için oluşturulan komisyonda ve gerekse yeri geldiğinde basın kanalı ile yeni oluşturulacak anayasada etnisiteye dayalı bir dayatma ve kanuna karşı olduklarını ve bu anlamda yeni anayasanın “Türk” etnik milliyetçiliğini değil, tüm Türkiye halklarını kapsayacak kapsayıcı bir anayasa istediklerini dillendiriyordular

Öte yandan AB’nin özerk yerel yönetimler yasasının Türkiye’de de işlerlilik kazanabilmesi için uzun yıllardır birlik üyeliği için mesai harcayan Türkiye ‘de de geçerlilik sağlaması yönündeki taleplerden vazgeçilecek mi?

İmralı-Ankara hattında yürütülen müzakerelerin detaylarının muhtemelen zamanla ortaya çıkacağını bekliyoruz.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 534
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster