Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
85
 

İnanamamak 4

İnanamamak 4
 

4

Tema;  The Unforgiven 1.

Kötü haberler gelmeye devam ediyor. Kuranda güneş çamura batmış! Bu olayın doğruluğunu savunabilmek gerçekten zor. Yalanlamak da zor. Her açıdan zor. Allah (?) kahretsin. Allah kahretsin! Allah kahretsin!

Cephe çöküyor. Harun Yahya da düştü. Kendisini en son bir televizyon kanalında komedi programı yaparken gördüm. Yanında boyalı ve şuh kadınlar vardı.

Bir an önce kendi inanç sistemimi oluşturmalıyım. Oluştursam mı? Evet, mecburen.

Mecburen çünkü beynimiz buna göre oluşmuş. Algılama, kaydetme ve anlam vermeyi “inanma” olmadan yapamıyor. Bir bilgisayar beyni gibi değil. Bir bilgisayara bir RAM ve bir İŞLEMCİ yetiyor. Bizimkisinde ise öyle değil.

Ben ise bir mahşer istiyorum.

“?”

Evet. Benim anlatımım kopuk. Benim düşüncelerim kopuk. Ben kopuğum. Hayattan kopardılar beni.

Onlara tavsiyem ise siz önce kendinize “yazık” deyin. Onlar işte onlar… Onlar kendilerini bilirler. Onlar siz oluyorsunuz ki sırıtarak okumaya devam ediyorsunuz. Siz; inanmak nedir bilmiyorsunuz. Doymak nedir bilmiyorsunuz. İnananlar gibi davranıyorsunuz. Ama sorgulamıyorsunuz. Hesabını sormuyorsunuz. Hesap soran kişi mahkeme ister, mahşer ister. Siz ise istemiyorsunuz. Çünkü kazandınız ve kaybetmeyeceğinizi düşünüyorsunuz. “Ayetlere de inanırsam bu iş tamamdır” diye düşünüyorsunuz.

Bir asliye ceza mahkemesinin varlığı su götürmez bir gerçektir. Her zaman duruşmalar mevcuttur.  Siz ise “O Malum Diğer Mahkeme” var mı yok mu diye sormuyorsunuz.

Sen, ne soracaksın zaten. İşine gelir mi?

Ama ben soruyorum! Benim böyle kaybetmeme sebep olan, inandığım için kaybetmeme sebep olan sistemin varlığını sorguluyorum ve sorgulayacağım. Beni sorguluyorken göreceksiniz, korkakça ve kibirli gülen gözlerinizle göreceksiniz. Varsa yaratıcının sizin hesapladığınız gibi olmadığını, olamayacağını anlayacaksınız.

Ve yine de affetmeyeceğim. Asla! Özür dilemelerin de zaten hiçbir anlamı olmadığını içinizden biliyorsunuz. Sadece ve sadece kozmik cezanızı çekerken anlayabileceksiniz birçok şeyi. İşte o zaman iş işten geçmiş değil, iş tam zamanında olmuş olacak.

İş, mekan, zaman tam işinde, tam mekanında ve tam zamanında olacak.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 975
Kayıt tarihi
: 26.08.10
 
 

1983 Ankara doğumlu olan yazar, evli ve bir çocuk babasıdır. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster