Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
207
 

İnanç özgürlüğü

İnanç özgürlüğünden bahsedebilmek için bir insanın o inancı kendi iradesi ile inceleyerek, analiz ederek, sorgulayarak başka inançlarla kıyaslayarak kendisi seçmiş olmalıdır. Çocukluktan itibaren ezberletilerek, beyni yıkanarak belli bir düşünce kalıbına sokulan, dayatılan fanatizmi sorgulayamayan, çelişkilerini göremeyen bir insanın inancının özgürlüğünden bahsedilemez. İnsanların çoğu mensup oldukları dinin çoğunlukta olduğu ortamda doğdukları için o dinin mensubudurlar. Başka bir dinin hakim olduğu ortamda doğsalardı o dinin inananı olurlardı. Çok az insan daha sonradan din değiştiriyor.

Rasih Bensan 26 Ekim 2012 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dinlerin ve aslında siyasal eğilimlerin bile, bireylerdeki kökü budur.Çevresel koşulların etkisi altında onun tutum olarak benimser. Bunun böyle olması, inancın özgür olmadığı anlamına gelmez. Çünkü aslında inanç özgürlüğü, kişiler ezberletilerek öğrenmiş olsa bile, sahip olduğu inancı yaşama hakkıdır. ANCAK, şu koşulla ki, hiçbir dinsel inanç, hiçbir bireye, zorla, onun özgür iradesi dışında ya da iradesi baskıya alınarak, yanlış bilgileri doğruymuş gibi göstererek, belletilmemelidir. Özgür olmaması gereken budur, ama bir birey, toplumunda, çevresinin etsiyle bir inanca sahip olması, çok doğal bir süreçtir. Yaptığım ayrımı anlatabilmiş olmak dileğiyle...

Erdal Aydın 
 29.10.2012 21:28
Cevap :
Dünya'daki hiçbir din veya ideoloji öğretidiği bireye seçme özgürlüğü tanıyarak yapılan bir eğitim değildir. İnanmayana kafir olduğu ve cehennemde yanacağı söylenir. Küçük yaştan bu şekilde beyni yıkanan bireyler farklı düşünemez, sorgulayamaz eleştiremezler. Bir Hıristiyan küçüklükten beri Hıristiyan olarak yetiştirildiği için Hıristiyandır, yaptığı incelemeler sonunda Hıristiyanlığın en iyi din olduğu sonucuna vardığı için değil. Aynı şey bir Müslüman için de geçerlidir. Eğer tersi olsaydı Hıristiyan olan Müslüman, Müslüman olan Hıristiyan olurdu. Dinde hoşgörü olduğu inancı hiçbir din için doğru değildir. İnsanlar tarih boyunca ve hala farklı din hatta aynı din fakat farklı mezheplerdeen olan insanlara şiddet uygulamaktadırlar. Şiddet elbette din dışında da vardır, etnik,ırkçı,milli kökenleri vardır. Ancak din de bir yandan hoşgörüden bahsederken diğer yandan şiddet uygulamaktadır.  30.10.2012 11:31
 

Rasih bey, Buradaki görüşlerinize katılıyorum. Ancak, "inanç özgürlüğü" ile vurgulanan kavram, "inançlarının gereğini özgürce yaşamak" olarak anlaşılmalıdır. Örneğin, alevi inancında olanlara inançlarını yaşayabilmeleri için ibadethane olanağının tanınmaması, inanç özgürlüğü açısından olumlu bir durum değildir. Selamlarımla.

Ceyhan 
 27.10.2012 18:51
Cevap :
Sevgili Ceyhan, sizin bahsettiğiniz inanç özgürlüğünün çok önemli başka bir yönüdür ve çok haklıdır. Benim bu yazımda bahsettiğim daha ziyade insanların özgürce seçtiklerini zannetikleri bazı inançların aslında onlara onlar farkında olmadan empoze edildiğidir. Kimseye doğarken sen hangi dini seçmek istiyorsun diye sorulmuyor. Yaşadığı çevrenin dini onun dini oluyor. Sonra o dinin hararetli savunucusu oluyor. Halbuki başka bir dinin bulunduğu bir ortamda doğsa o dini savunacak. Yani kimse mensubu olduğu ve fanatik bir şekilde savunduğu dininin inanç özgürlüğü olduğunu sanmasın. O dinle endoktrine edilmiştir. Bu bir özgür seçim bir inanç özgürlüğü değildir.  28.10.2012 1:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 414
Toplam yorum
: 132
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1905
Kayıt tarihi
: 05.05.12
 
 

BİLİM özellikle astronomi ve çeşitli konularda araştırmacı ve yazar Amatör fotoğrafçı, Ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster