Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
444
 

İnançlarına Tanrı'dan icazet (onay) isteyenler, bu söylenenler sizedir...

İnançlarına Tanrı'dan icazet (onay) isteyenler, bu söylenenler sizedir...
 

Anlamsızlıklarını Tanrı'ya "Adayanlar" İçindir.

"Varmak" ya da "olmak" isteğin ! Bulmak istediğin "sevgiyi" veya "birliği"; kendin için yaratmak-oldurmak amacını-isteğini, ifade etmek için kullandığın iki "anlam".
Sen; Tanrı'ya, o'nun gücüne yaklaşmak, o'nunla kendini özdeşleştirmek ve o'nun seni kabulunü sağlayabilmek için; O'nun "yasalarına" göre yaşamaya çabaladığın ve düşünceyi (varlığın esası) olarak kabul ettiğin bir yoldasın ! Bu senin yolun !

Senin düşüncelerin ve doğruların "mutlaktır"; şeylerin karşısında, o şeylerin düşünce ve doğrularını; kendine ait "mutlakların" ile kıyaslayarak tavır belirler, eylem biçimlendirirsin. Karşında bulunan şeylerin yaşamsal hallerine değil, düşünsel anlamlarına bakarak kararlar kurgularsın. Düşüncenin ifadesi ile uygulaması arasında bir ayrılık görmezsin. Bir nesne ya da şey, hangi niteliklere sahip olursa-olsun, eğer senin düşünsel inançlarına uygun düşmüyorsa, sağlayacağı faydayı hiç umursamadan ve dikkate almadan, kendi varlık alanından uzaklaştırmayı ya da o şeyin, nesnenin varlık nedenini ortadan kaldırabilmeyi düşünürsün.

Tanrıları ve Dinlerini yaratan, var oluş gerekçelerini hazırlayan düşünsel anlam; senin bu "metafizik mantığından" doğmuştur. Senin için; Tanrısal doğrular "mutlaktır", "Doğuranların" değil "doyuranların" Tanrı'nın temsilcileridir. Seni "doğuranları" bile "doyuranlarının" insafına terkedersin.

Nesnel halini aldığın Irk'ın Tanrı tarafından korunmuş-kutsanmıştır ve bu "kutsal" anlamların-değerlerin değiştirilemez, sorgulanamazcasına "üstündür"...

Ama tüm bunlara rağmen; Tanrı sana bir birinden farklı dört "kitap" göndermiştir. Tanrı Vahiylerini ve Ayetlerini değiştirip-yenileyebilmiş, fakat sen, "yenilemenin" düşünsel anlamını bile kendi hayatına uygulayamadın; inandığın yaratıcının sen de başlattığı değişimlere ve yeni'ye kendin engel oldun, olmaktasın. İnandığın Tanrı, senin ve hallerinin her bozulumunda, yeni yasalar, yeni ilkeler seslendirdi; ki, sen istediklerini duydun, istemediklerini ise duymadın.

Ve sen inandığın yaratıcına rağmen değişmedin, bozulumunu sürdürmektesin.

Değişmeyen sen; Tanrı'ya yaklaşmayı en çok arzulayan sensin, O'nun "muradına" ermek için her an çabalayan Sensin. Senin için, bu denilenleri birinin düşünüyor ve söylüyor olması (Seni doğuran olsa bile) "suçtur". Çünkü sen "seçilmiş" olansın ve seçilmişliğini, seni seçtiğini düşündüğün Tanrının dahi değiştirmeyeceğine inanırsın!

"İnandığın" Tanrının, bütün Peygamberleri kendisinden bir önceki Peygamberin, Ashap'larının nefretine uğramış ve kendilerini dinleyen "yeni Ashap'lar" da "kendi nefretlerini" sonra dan gelecek olan yeni Peygambere hazırlamıştır.
Ve bu gün, ashap'ların-ashap'larıdır ki; seçilmişliklerini, Tanrı'ya rağmen sürdürmek isteyenler, onlar, seninledir.

Ola ki; söylediklerin ve söyleyeceklerin vardır, ama o sözler ne inandığın Tanrı'nın ne de Peygamberlerinin sözleridir, seslendireceklerin Ashap'ların sözleridir.

Yazım tarihi : 14-03-2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

geçmiş...değişen hiç bir şey yok...yaradan yada elçileri, ve elçilerinin kitapları değil , bazı kesimlerin çıkarları için yorumlananlar, hatta tamamen uydurulanlar din diye dayatılıyor yine...yıl 2008..., sevgiler

Dilek Fuçucı 
 27.03.2008 10:26
Cevap :
Merhaba Dilek hanımefendi, İlginize ve katkınıza Teşekkürler ederim. Artık T.V. reklamlarında bile kurşun dökmeye başadılar, meraklıları nasıl yapıldığını öğrenebilecek! "Oh be! Ne kadar güzel oluyor" (!) demeye başlamıştır birileri. Sevgi ve saygılarımla. Cesaretin Evi.  27.03.2008 14:13
 

Cadı avları, engizisyon mahkemeleri ve daha niceleri ...Kendi Tanrılarını yaratanlar ,yarattıkları Tanrı'nın sözüm ona emirlerini kabul etmeyenlere karşı savaş açmıştır eski zamanlardan bu yana.Önlerinde diz çöküp,kendilerine kul olmayı kabul edenleri çok severler ama kendileriyle aynı düşüncede olmayanları en büyük düşman olarak ilan ederler.Çevrelerinde bulunan kişilerin kendilerine bağımlı kalması,yarattıkları Tanrı'nın kendi istekleri doğrultusunda hüküm sürebilmesi için cehalet ve korku'dan yararlanmayı çok iyi bilirler.Bir gün gelip, yarattıkları Tanrı'nın kendilerine sırt çevirdiğine de şahit olacaklardır... Selam ve Sevgilerimle

Işın Çavdar 
 15.03.2008 0:53
Cevap :
Merhaba Işın Hanımefendi, katkılarınıza ve anlatılarınıza teşekkür ederim, ellerinize sağlık. Yüreğiniz hep böyle kalsın. Dostluğunuz beni mutlu ediyor, sizin de mutlu kalmanızı diliyorum. İyi dileklerim ve sevgilerimle. Cesaretin Evi.  15.03.2008 16:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 737
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Sosyoloji, psikoloji, kültürel alanlar ve ilişkiler, insan ilişkileri ve ekonomi-politik ilgi ala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster