Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '14

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
83
 

İnançsızsızlığına Kılıf Arayanlara da, Riya Çamurunda Boğulanlara da Karşıyım

İnançsızsızlığına Kılıf Arayanlara da, Riya Çamurunda Boğulanlara da Karşıyım
 

Ne mutlu ; sadece Allah'ın rızasını gözetip dini ritüelleri yerine getirebilenlere...


Her Kurban bayramında aynı tartışmalar aynı nahoş görüntüler  medya için  bulunmaz  malzemelerdir bilindiği üzere. Ramazanlardaki  insanı insan olmaktan utandıran sözüm ona "yardım" rezaletleri, beş yıldızlı otellerde verilen Müslümanlığın yüz karası davet görüntüleri gibi, sağlıksız özensiz kesim yerleri  ,kaçan boğaların  ilkel ve vahşi yöntemlerle yakalanmaya çalışıldığı  görüntüler , haberciler için  maden kaynağıdır.

 Önümüzdeki yıllarda yaza denk gelecek Kurban Bayramları.  Çöp kontenyerlerinden yayılan iğrenç kokularla birlikte  sokak aralarındaki  kanlı su görüntülerinin   oluşturduğu  manzaraları yine göreceğiz büyük olasılıkla.  İnancı olmayıp her fırsatta  inananları aşağılamak için pusuda bekleyenlere de  gün doğacak böylelikle ...

  Niye  biz millet olarak böylesine  uzak dünyalarda, böylesine farklı "uç"larda yaşıyoruz anlamak mümkün değil.Eskiden  bir hoşgörü, karşılıklı bir anlayış saygı vardı. Beş vakit namazını kılanla "akşamcı" olanların arasından su sızmazdı. Kültürümüz;  camii ile Kiliseyi  yan yana  yaparak,  öylesine  sağlam, öylesine güzel  bir  zemin hazırlamış  ki bize .  O kara gönüllü, kara  bakışlı  insanları kendi potasında eritmiş,  başlarını kaldırdıklarında  hadlerini bildirmiş.  Ama  işte,  günümüzde bunların ve arkasındakilerin sayıları o kadar  çoğaldı ki,  artık değil etnik köken,  mezhep ayrılığı "Müslüman'ım" deyip bir sokak ötesindeki farklı camiye gideni düşman beller olduk...

Kurban kesilmesini bir ilkellik olarak görenler  bunun  İslam'da yeri olmadığını söyleyenler  benim düşünceme göre  inançsız olup  bunu  dolaylı yollarla  ifade etmeye çalışanlar. Kimileri açıkça söylüyor, hatta  Allah'ın varlığına inanmadığını  veya  inanıyorsa da, peygamberlerin  söylediklerine yani vahye inanmadığını  çekinmeden yazıyor, konuşuyor. Çevresinden çekinen inançsızlar  ise"Kurban  kesimi vahşettir"  sloganının  arkasından  iç sesini  dışa vuruyor... 

 Bilindiği üzere, Hz. İbrahim'in oğlu İsmail'i , Allah'a olan sözünü yerine getirmek için kurban etmek üzere  iken bunu yapmasını engellemek üzere Allah'ın O'na bir koç göndermesi  Kur'an'da anlatılır.  Ama  bu Müslüman'lar üzerine farz bir ibadet değildir. Sadece Hac'da  kesilmesi  farzdır.  Kimilerine  göre sünnet  kimilerine göre vaciptir.  Yaşadığımız  ya da yaşamak zorunda bırakıldığımız  dinin , İslam'la  alakasının olmadığı  tüm İslam ülkelerinden bellidir...  Bakınız  dünyaya, hangi  Müslüman ülke  insana yakışır  gerçek Müslümana yakışır  bir durumda yaşıyor.  Cevap , hiçbiri...

Atatürk sayesinde  en  çok  İslam'a yaklaşanı  ülkemizdi.  Ama  bilinen nedenlerle  biz de, diğerlerine benzemek konusunda hızla yol almaktayız...

Eğer  Kur'an ı  hakkı ile  anlamak amacı ile okursanız;  ki,  bu bir kere ile olacak şey değil; her okuyuşta  satır arasına -özellikle- sıkıştırılmış  ayrıntılara  adeta gizli  şifrelere rastlıyorsunuz.  Ama  "infak" denilen yardımlaşmaya  o kadar sık rastlıyorsunuz ki,  bir kere bile okunduğunda, Allah'ın   sosyal adaletin gerçekleşmesi için  ne kadar  sık  uyarılarda bulma gereğini duyduğunu sezebiliyorsunuz. 

  Kurban, özünde  yardımlaşmadır.  Üçte birini,  gerçekten hakkıyla (kaburgalarını değil ) kendi yediği,  çoçuklarına yedirdiğinden  dağıtanlara  helal olsun...   İhtiyacı olmadığı halde  buzdolabına  dolduranlara  ise yazıklar olsun...  Elbette,   senede bir  layıkı ile et yüzü görebilen  ve  ucu ucuna denk getirip  kurban kesenlerin  hepsini  kendisine  alıkoyabilme  hakkının   olduğunu, dinimizi yorumlayan yetkililerce  açıklanıyor  bu vesile ile. 

 Zekat...  Emrolunduğu şekilde uygulanılsa  böyle mi olur Müslüman topluluklar. Zeki Yamani'nin kızının Çırağan Sarayı'nda yapılan düğünü, küçücük bir örnek İslam adına yapılan kocaman riyalara. Adam,  içki değmemiş bardak istemiş konukları için otel yöneticilerinden. Ama  kamyon kamyon  para  harcamış,  kendi ülkesindeki insanlar  açlıkla savaşırken...  Yaşar Nuri Hoca'nın  "Allah ile aldatmak" kitabından öğrendiğime göre o düğünde gelin,  yabancı (namahrem denilen) erkekler tarafından havaya atılmış damatla birlikte. Gelinin başı açıkmış ve dekolte bir gelinlik giymiş ...  Ülkesine gidince tesettüre girecekmiş ama... 

 Yılbaşında  kesilen hindiler  için  hiç sesi çıkmayan , Avrupa ülkesi olan İspanya da boğaların katliamına tepkisini dile getirmeyen,  adına spor denilen "avcılık"  yaparken  öldürülenlerin oyuncak tavşan,keklik olduğunu düşünen  sevgili "hayvanseverler"...  Çok merak ediyorum kaçınız vejetaryansınız?  Öyle ya ,  bir güzel mangal  yakıyor   ya da bütçenizin elverdiği oranda  etli yemekleri  "götürüyorsunuz" ...  O  yedikleriniz  plastik  koyun keçi veya  tavuk mudur...    Onlar da  kurbanlıklar gibi kesilmiyor mu...  Elbette  ehil olmayan kişiler tarafından sağlıksız rahatsız edici görüntüler  eşliğinde kesilenleri aklı başında hiç kimse onaylamaz .  Belediyelerin ,  gereken hijyen ve görüntü kirliliğinden arındırılma şartlarına sahip kesim yerleri  giderek yaygınlaşıyor. Artık eskisi gibi sokak aralarında rast gele kişilerin kesmesi yasak.

İlköğretimde baş örtüsü ya da türbanın serbest  olmasının ardından,  korkumuz  bunların zorunlu olması.  Her türlü kirliliği örtmek için  RİYA örtüsünü kullananlar ;   bu işi,  başları örterek  daha  rahat  yapacaklarını düşünüyorlar.  Bir  yanda  Müslümanlık maskesi ardında bilerek veya bilmeyerek  İslam'a ve gerçek  inançlı insanlara en büyük kötülüğü yapanlar.  Diğer yanda,   sözde aydın geçinip bir kere bile "şu kitabı bir okuyayım " diyerek Kuran'ı  hiç eline almamış,   içinde din öğretisi geçen her söze tamamiyle kulaklarını tıkamış, peşin hükümlü olanlar...

Batı ülkelerinde,  devlet başkanı İncil'e elini koyarak yemin ediyor.  Kilisede evleniyor, kilisede vaftiz ediliyorlar. Büyük çoğunluk  her pazar  kiliseye gidiyor. İnanmayanlar  inananları  veya inananlar inanmayanları kınamıyor, aşağılamıyor, dışlamıyor .  Neden acaba  hiç  düşünüyor muyuz?

Bizdeki  kadar  ayrışma  olmadığı için bence...  Adamlar kendileri ayrışmıyor ama bizi ayrıştırıyorlar.    Cahilimizin   olduğu kadar,  aydınımızın da,   bu  kutuplaşmadaki  rolü, katkısı  inkar edilemez...   

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dinimizde yardımlaşmak esastır. Kurban da bunlardan biridir. Sadece bu yerine getirilirken ortaya çıkan manzaralar hoş değil. Neyse ki son yıllarda bununla ilgili bazı önlemler alındı. Hayvanları hepimiz seviyoruz ama bazen ben de bu sevginin abartıldığını düşünenlerdenim...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 26.09.2014 13:22
Cevap :
Zekat, kurban, fidye,fitre, sadaka gibi yardımlaşmalar, zengin-fakir arasındaki uçurumun olabildiğince kapatılması amacı ile yapılan infak ibadeti içinde yer alıyor.Ne yazık ki, bazıları bunları kirli emelleri için kullanmakta bir sakınca görmüyorlar.Örneğin etrafa gösteriş yapıp bundan ticari anlamda nemalanma gibi...Kurban da,bu şekilde kötüye kullanılan bir ibadet. Başka ibadetleri yapmayıp, sırf gösteriş için veya kendi dolabını doldurmak için kurban kesenleri aslında herkes ayırt edebiliyor. Öte yanda da, dediğiniz gibi hayvan sevgisi adına saçmalayanlar... Allah akıl ve iman gücü versin hepimize:) Selamlar , sağlık ve esenlik dileklerimle...  26.09.2014 15:17
 

Sevgili Nur Kardeşim günceli ne güzel dile getirmişsiniz sağ olunuz. Cahili, aydın geçineni el birliği ile ayrıştırdılar bizi.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 26.09.2014 0:11
Cevap :
Sevgili Nahide Öğretmen, bu ülkede; hem çağdaş değerler çerçevesinde hem de inancının gereğini uygulayarak yaşamak çok zor.Sanki biri diğerinin alternatifi,"o olursa öteki olmaz" düşüncesi hakim, çoğu kesimlere göre. Her iki uçtaki kötü niyeti, ayrıştırmayı,dışlamayı gördükçe üzülmemek, kaygılanmamak elde değil... Sevgilerimle selamlarımı iletiyorum.   26.09.2014 11:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 305
Toplam yorum
: 747
Toplam mesaj
: 87
Ort. okunma sayısı
: 1329
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster