Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '09

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
965
 

İnanmıyorum

İnanmıyorum
 

Foto:zleymuhahttp://www.fotokritik.com/1779943


FARELER KOBAY OLARAK HER YERDE KULLANILAMAYINCA…

EWG (Environmental Working Group – Çevre Çalışma Grubu)'nun hazırladığı rapora göre, 2009 yılında piyasaya sürülen güneş kremi ürünlerinin yüzde doksanbeşi uydurukmuş. Diğer kalanları da güneş ışınlarının zararlarından, "eh; şöyle-böyle" korurmuş.

Hem milyarları cukka ediyorlar, hem de insanların sağlığını riske atıyorlar.

İnsanlar, Batılı tıp araştırmacılarının açıklamaları karşısında şaşırdı kaldı.

Ortaya bir 'kolesterol sözcüğü attılar, zararlı olduğunu söylediler; yiyeceklerin çoğunu insanoğlu kendisine yasakladı. Arkasından kolesterolü üçe ayırdılar: Zaralı, zararsız, faydalı.

Önce yumurtayı yasakladılar; şimdi diyorlar, "Günde bi tane yemen gerek."

Dün kırmızı etten uzak durmamızı istiyorlardı, bugün diyorlar, "ye."

DDT vardı bir zamanlar. Yasaklattılar, onun yerine binbir zehir ürettiler ama DDT'nin yerini hepsi birleşse tutamadı.

ASPİRİN, on sene yasaklandı, yerine binbir çeşit ilaç üretildi; onun yerini hepsi toplanıp da dolduramayınca, "yanılmışız, ASPİRİN ilaçların kralıymış, " dediler.

Diş doktorları (güya) reklâma çıkıyorlar: "Günde iki kez en az birer dakika dişlerinizi fırçalayınız!" Bir görüntü fırçanın üzerinde ki kanatlanıp uçacak tırtıl büyüklüğünde macun. Oysa mercimek büyüklüğünü geçmemesi gerekir macunun. (Tümü zararlıdır da, mercimek büyüklüğündeki acık zararlıdır.) Herkesin diş problemi o reklamlarda söylenilenleri yapınca son bulacaksa, diş doktorları camii avlularında avuç mu açacaklar?.. Bir diş doktoru neden bindiği dalı kessin ki?..

—Beyaz un yemeee!

—Şeker mi? Aslaaaaaaaaa!

—Sakatat mı? Beyin damarların tıkanır!"

—Kırmızı etten uzak durr!

—Yağın yanına yaklaşmaaa!

Benden yaş olarak hayli küçük bir arkadaşım var.

Bu reçeteye harfiyen uyduğunu ve sigarayı da bıraktığını, turp gibi söyledi. Sağlıklı kalacak ya…

Kendisini bir sene sonra tekrar gördüm. Sordum nasıl olduğunu.

"—Benim bu dünyada yapacağım bir şey kalmadı. İki çocuğumu yetiştirdim.(Çocukları akıllı çıktı; Amerika'da ünüversitede araştırmacılar.) Bol bol kitap okuyorum. Artık sağlıklı bir şekilde ölümü bekliyorum.

"—Sağlığın nasıl?"

"—Sorma, berbat. Kolesterol var, şeker var." Dedi ve biraz utanarak, gülümsemeyle devam etti yüzüme bakıp, şeklimin nasıl değişeceğini merak ederk, "hanımla yatakları ayırdık; tık yok."

Yürüdük. Baklavacıya girdik ve ben bir kilo baklava istedim. Yüzüme şaşırarak baktı. Çıkınca:

"—Zehir bu yahu!"

Fırına girdik. Ben beyaz ekmek o ise çavdar ekmeği aldı. Ve dedi:

"—Hanımla ikimize bu yetiyor."

Arkadaşım Batı'yı takip etsin; ben, Doğu'daki tıp araştırmacılarından yanayım. "Tık, "ın bitmesini istemiyorum erken yaşta…

Konuyla ilgisi yok ama yazımı bir fıkrayla bağlayayım:

Genç ve güzel kadın doktora şikâyetlerini anlatıyordu :
" Birincisinde yoruluyorum, ikincisinde göğsümde ve bacaklarımda ağrılar başlıyor, üçüncüsünde bayılacak gibi oluyorum, kalp çarpıntılarım ve nefes almam sıklaşıyor."
Doktor sordu :
" Neden birincisinden sonra vazgeçmiyorsunuz?"
Genç kadın :
" Nasıl vazgeçerim doktor bey, ben dördüncü katta oturuyorum!"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 119
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 101
Ort. okunma sayısı
: 599
Kayıt tarihi
: 01.10.08
 
 

Eğitimci- Gazeteci-Yazar İlköğrenimini Emirdağ'da, ortaöğrenimini Bolvadin, Eskişehir, Afyon'da..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster