Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '21

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
71
 

İnceleme: Kayıp Oda

Anahtar sende olduğu sürece güvendesin.

 Sunshine Oteli, 10 numaralı odayı arıyorum ama benim gibi birçok insan da bu odanın peşinde. Sayesinde, kapısı olan her yere gidebilirim, girebilirim. Sadece gitmek istediğim yeri gözümde canlandırmalı ve rüyaya doğru bir yolculuk yapmalıyım. Sihirli bir odaya kavuşmak için elimde sihirli nesneden biri olmalı. Sadece bir nesne, birçok nesneden sadece biri. Hepsi bir motel odasından geliyor. Yaklaşık 18 nesne var. Bazıları gerçekten işe yarar nesneler, bazıları ise işe yaramaz. Nesne yok edilirse yerini başkası alır ve nesneler resetlenemez. Nesne odadayken işe yaramaz ve bunlar gibi birçok kural var…

  Fakat nesneleri kullanmanın her zaman bir bedeli vardır. Nesneler birbirini mıknatıs gibi çeker, şans eseri diye bir şey yoktur. Bir kalem seni mikrodalga fırından çıkmış gibi yapabilir. Dolma kaleme dokunursan yanabilirsin. En önemlisi de tüm nesneleri bir araya getirirsen tanrının zihnine ulaşabilirsin. Fakat tüm bunların sonucunda da cehenneme mahkûm edilirsin.

Bu özelliklere sahip bir oda arıyorum. Daha fazla ayrıntı ister misin?

   4 Mayıs 1961, 13.20, 10 numaralı odada bir “olay” ile birlikte oda silinir. Bu olayla birlikte evrenin düzeninin bozulduğuna inananlar ortaya çıkar, çünkü odadaki eşyalar birer parça halinde evrene yayılmıştır. Korkunç şeylerin olduğunu düşünenlerle birlikte bu inançlar bir üst seviyeye ulaşır. Tanrının onları denediğini düşünenler ortaya çıkar ve bu parçaları ele geçirmek isterler. Nesneleri kutsal emanetler olarak adlandırırlar. Nesneler bir araya gelirse muhteşem bir gücün ortaya çıkacağı konuşulur. Tüm bu hırs ve kovalamaca arasında odanın korkunç ve ölümcül sonuçlarını da konuşanlar vardır tabii ki.  Örneğin, odaya giren biri olursa ve oda resetlenirse o kişi kaybolur.   

   Joe Miller’ın yolu bir şekilde ilginç bir motel anahtarı ile kesişir. Anahtar yüzünden 3 kişi ölmüş ya da anahtar için 2 milyon dolar teklif edilmiştir. Miller anahtarın cehennemine düşer ve kızı kaçırılır. Kızı Anna’yı geri getirmenin bir yolu vardır fakat Miller odanın gizemini çözmek istemektedir. Sihirli bir oda algısı yaratılmış, ama gerçek de çok acı bir şekilde ona doğru yaklaşmaktadır.

Yaşayan tek nesne olan müşteriyi öldürürsen kızına kavuşursun!

   Peki, bu müşteri kimdir? Hayatta karşılaştığımız her rastlantıda bu kadar zor durumda kalacaksak, her defasında birini öldürmek mi gerekecek? Sorular ve sorular… Kafasını kurcalayan bunca soru varken kızını nasıl kurtarabilir ki?

   Esas nesne odadaki bir adamdır. Onun peşine düşerken diğer nesnelerle karşılaşmak ise kaçınılmazdır.

   Örneğin; Wally ile tanışır ve otobüs bileti olan bir nesne ile karşılaşır. Bilet kişilere doğru tutulduğunda kişileri farklı yerlere göndermektedir. Kurşun kalem madeni para yaratır ve kalemi masaya hafifçe vurmak havadan para düşmesine sebep olur. Diğer yandan, şemsiye insanların seni tanımalarını sağlarken, bir saat sadece yumurta haşlamaktadır. Fakat saat ve bıçak bir araya gelirse telepati yeteneği ortaya çıkar. Radyoda doğru istasyonu bulursan boyun 7.5 cm uzarken, her şeyi birbirine bağlayan saati (bir kol saati bir de masa saati var) bulursan bütün nesneleri kontrol edebilirsin. Tarak zamanı durdurur. Gözlük ısı geçirmez. Camdan yapılmış göz en tehlikeli nesnedir ve yıllardır kayıptır. Bu nesnenin peşinde olan, çocuğu hasta olan bir adam vardır çünkü nesnenin iyileştirme özelliği vardır. Saat kutusu çürümeyi engeller. Makas nesneleri döndürür. Şişe nefesi keser. Bozuk para yaşayan anıları geri getirir.

   İşte tüm bu bilgiler 1961 yılındaki o “olay” ile yayılmış ve nesnelerin özellikleri sebebi ile birçok kişi nesnelerin peşine düşmüştür. Kendi cehennemlerine mahkûm olmuşlar ve tipik bir oda gibi görünen bu oda tam bir Bilimkurgu klasiğine dönüşmüştür.

   Sen de bu klasiğin bir parçası olmak istiyorsan, bu mini diziyi izlemeni öneririm. Belki keşfettiklerini benimle paylaşır ve odayı bulmama yardımcı olursun.

İyi seyirler diliyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 251
Kayıt tarihi
: 18.07.15
 
 

1992 yılı İstanbul doğumlu. İlkokulu İstanbul'da okudu, ortaokulu ve liseyi Edirne'de bitirdi. Kara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster