Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '12

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
3687
 

İnci Manço ile "Düriye" üzerine...

İnci Manço ile "Düriye" üzerine...
 

Düriye aslında bir memur...


Arapça bir kelime olan Düriye; “inci / inci gibi parlamak” anlamına gelmektedir.

“İnci”aynı zamanda “Barış Manço’nun Kızkardeşi’nin de adı”dır :)

Barış Manço bu şarkıyı yazarken, Kızkardeşi “İnci”den / adından ilham almış olabilir.

Fakat şarkıda adı geçen “Düriye” diye bir bayan da “gerçekten” vardır ve o bayan “İnci Ha-nım değil”dir! “Çalıştığı yer ve ne iş yaptığı belli” olan bir Bayan Memur’dur “Düriye”… Onun için şarkının klibi çekilirken, Devlet Dairesi’nde çalışırken de görüntülenmiş / canlandırılmış Düriye…(“Düriye’nin Kimliği” ile ilgili bilgiler: Yatağanbaba-İnci Manço İlbay görüşmesi… / 07 Şubat 2010 – İstanbul / Yayın: e-gazete “Dönence” – 27 Temmuz 2010 / http://yhaarsivi.tr.gg/27-Temmuz-2010-d–Inci-Manco-d–Duriye-Aslinda-Bir-Bayan-Memur.htm)

.

> ERKMEN SAĞLAM’IN “DÜRİYE KLİBİ”  HAKKINDA VERDİĞİ BİLGİLER:

Klip ile ilgili bilgileri de gene e-gazete “Dönence”den okuyalım:

Dün İnci Manço’nun “Düriye gerçekte bir Devlet Memuru Bayan” açıklamasını yayınlamıştık. Bu yüzden bir “Devlet Dairesi Sahnesi”nin de yer aldığı ve 24 yıl önce çekilen klip hakkında, Yapımcı-Yönetmen ve aynı zamanda Barış Manço’yla 44 yıl arkadaşlık yapmış Erkmen Sağlam Abimiz’in verdiği bilgiler şöyle:

Klip; Aydoğan Ergezen’in hazırladığı “Cumartesi günü yayınlanan Eğlence Programı” için çekildi. Programı Ayşe Egesoy sunuyordu. Klibin Yönetmenliği’ni Samim Değer yaptı. Mekân ve Oyuncu seçimlerini ve dekoru biz yaptık.  Çekim yılı 1986 olmalı… (28 Temmuz 2010 / e-gazete “Dönence” / http://yhaarsivi.tr.gg/28-Temmuz-2010-d–Cem-Karaca-Almanca-Alb.ue.m.ue.-h-nden-Beim-Kaffee.htm)

.
> DÜRİYE “KADIKÖY TELEFON  DARESİ”NDE ÇALIŞIYORDU!

Üstanden 24 yıl geçtikten sonra “Düriye Dosyası”nı açmam ve bunu “Dönence”de çok ciddi şekilde iki gün yayınlamam üzerine, Erkmen Sağlam Abimiz “madem ki bir iş yaptık tam yapalım” diyerek “tamamlayıcı” bir bilgi daha verdi. Bu bilgiler e-gazete “Dönence”de şu şekilde yer aldı:

Düriye Hanım Kadıköy Telefon İdaresi’nde çalışan bir hanımdı. Moda’daki Köşk’ün Tele-fonu olan 414 15 44 numaralı telefonun bağlanmasına çok yardımcı olmuş, Barış da ona “onun ismine şarkı yapacağına” söz vermişti.

Barış’ın Menajeri Melih Erdem kendisi ile ilişki içindeydi Barış’ın adına. Melih’in halen kul-landığı telefonu da Düriye Hanım bağlamıştı ve numara da Barış’ınkinden on sayı önceki numa-ra, 414 15 34 idi…

.

> O ZAMANLAR TELEFON  BAĞLATMAK KOLAY DEĞİLDİ!

…Gelelim Düriye Hanım’ın yardımına:

O tarihlerde telefon bağlatmak şimdiki gibi kolay değildi… Düriye Hanım hem telefonun bağlanmasına  hem de numara seçimine yardımcı oldu.

Melih’e gelince; onu tanıyorsun. Barış’ın 2 Menajeri vardı. Bunlardan biri Tamer (Şahin), diğeri de Melih idi. Dünya iyisi kardeşimizdir.(e-gazete “Dönence” – 30 Temmuz 2010 / http://yhaarsivi.tr.gg/30-Temmuz-2010-d–Manco-Kosku-h-ne-Telefonu-Duriye-Baglatti.htm)

.

> DÜRİYE de DÖNENCE’Yİ OKUYACAK!

Daha sonra e-gazete “Dönence”nin linkini / bağlantısını “son haberde adı geçtiği için” Melih Erdem’e de gönderdik. Verdiği cevaptan öğrendik ki, Düriye Hanım telefonu “1 günde” bağlatmış:

Sevgili Yatağanbaba çok teşekkürler… Bahsettiğiniz olayda Düriye Hanım’ın sayesinde telefon “1 günde” bağlanmıştır. Bu gazetenizden bir kaç adet tedarik etmek isterdim, güzel bir hatıra! Hatta ulaşabilirsem Düriye Hanım’a da vermek isterim. Her şey için şimdiden teşekkürler, görüşmek üzere…(e-gazete “Dönence” – 31 Temmuz 2010 / http://yhaarsivi.tr.gg/31-Temmuz-2010-d–Engin-Yorukoglu-Cenazesi-d–Mezarlik.htm)

Yatağanbaba’nın “Düriye Dosyası”nı açması ve 4 gündür  Dönence’de yazmasıyla, Mançoseverler Düriye ile ilgili bütün bilinmeyenleri 24 yıl sonra öğrendi. Mektubundan / cevabından da okuduğunuz gibi,  Melih Erdem Abimiz Dönenceler’i “Olay’ın / Şarkı’nın Kahramanı” Düriye Hanım’a da de okutacak…

.
> ALTIN ÇÖPE DÜŞSE DEĞERİN KAYBEDER Mİ?!

“Değmesin Yağlı Boya” Albümü’nde (A4 / 1986 / Emre Plak-İstanbul) yer alan söz konusu Şarkı’nın –nakarat yerlerini kısaltarak- sözlerine de bir göz atalım:

Dü-Dü-Dü-Düriye, Komşu Kızı Düriye,
Naz etme gel beriye, mahsun bakma öyle,
Hele hele gel beriye, dargın mısın söyle,
İnci-Boncuk tanesi, boynunu süsleye,
Yedi Köy’ün Hanesi, feda sana Düriye,

Dü-Dü-Dü-Düriye, Komşu Kızı Düriye,
Benim gönlüm sende, senin gönlün kimde?

Meyva veren ağaç dallarını eğer mi,
Yere düşen meyvayı hiç toplamaya değer mi?!
Dama çıkmak isteyen merdivenden iner mi,
İnsan attan inip hiç eşeğe biner mi?!
Altın çöpe düşse değerin kaybeder mi,
Tenekeyi parlatsan hiç çeyrek altın eder mi?!

.
> “DÜRİYE” ŞARKISI, HANGİ “MÜZİK TÜRÜ”NDE?!

Şarkının türü konusuna gelince… Bu konuda Barış Manço Almanya Konseri’nde bu şarkısını söylerken şöyle diyor:

Biraz Disko-Misko durumları :) haa? Biraz Disko-Misko?!

Yani şarkı “Disko Tarzı”nda ama tabiî ki “Barış Manço Diskosu Tarzı”nda…

Bu “Disko Tarzı’ında” demişken, Barış Manço tek Disko Tarzı Şarkısı Düriye değil, başka bir tane daha var… Bu şarkıya bazıları “Funk Tarzı” dese de, Barış Manço 90’lı yılların başlarında geldiği Denizli’de, konserde bu şarkıyı söylerken şöyle anons etmişti:

Bizim Barış Manço – Kurtalan Ekspres olarak “tek Disko Parçamız”…

“Tek Disko Parçamız”dediği bu şarkı, “Estağfrullah Ne Haddimize” Albümü’nde (B1 / 1983 / Türkola Plak-Almanya) yer alan “Aman Yavaş Aheste” Şarkısı’ydı…

Bu “Aman Yavaş Aheste” Şarkısı’nı herhalde Barış Manço “sahnede ‘canlı söylerken’ dinleyebilen ‘ender Hayranları’ndan biri”yim ben… Çünkü Barış Manço’nun bu şarkıyı başka konserinde de söylediğini pek duymadık… Şarkının sözleri Yabancı idi. En azından “günümüz Türkçesi” değildi…

“Doğru” mu yazmışlar tam bilmiyorum / incelemedim ama şarkının bir yerinin sözleri şöyle:

Tiz-i reftar olanın payine dağmen dolaşır
Erişir menzil-i maksuda aheste giden
Aheste çek kürekleri aheste
Perdedari mikoned der kasr-ı Kayzer ankebut,
Bum nevbet mizedend der târem-i Efrâsiyâb.

Anatolian Rock Sitesi’nde bu şekilde yer alan sözleri söyleyen Barış Manço, seyircilerin anlamsız anlamsız baktığını görünce “n’oldu evladım Barış, anlamadın mı, otur yerine sıfır” diyerek şakalaşıyordu…

.
> “ZERRE”DAN “BÜTÜN”Ü GÖREBİLME BASİRETİ!

Şimdi bu yazıyı okuyanlardan bazıları “ulan o meşhur Dü-Dü-Dü-Düriye Şarkısı’nın çıkışı, çıka çıka Postane’deki Memur’un Barış Manço’ya telefonu çabuk bağlamasından mı çıkmış, bu muymuş yani” diye küçümseyebilir…

Ama bu böyledir… Başka örnekleri de vardır:

“Ahmet Bey’in Ceketi” Şarkısı’nda (“Sahibinden İhtiyaçtan – Full Aksesuar Manço 88 Albümü” / A2 / 1988 / Emre Plak-İstanbul)   ) çok derin bir anlam / bir Hayat Felsefesi vardır ama şarkının çıkışı, Barış Manço’nun bir toplantıya gidecekken ceketinde problem çıkması üzerine, Arkadaşı Ahmet’in kendi ceketini Barış Manço’ya vermesi iledir :)

Bu haberin yayınlandığı ve adını hatırlamadığım dergide, Barış Manço gözlüğü burnunun üstüne düşmüş elinde iğne-iplik ceket dikerken çekilmiş ve “Bu Albüm İçin Gene İnce Eleyip-Sık Dokudular / Barış Manço Usta Bir Terzi Gibi İşledi, Ahmet Bey’in Ceketi Dikildi” başlığı atılmıştı…

“Kazma” Şarkısı’nın (“Estağfrullah Ne Haddimize Albümü” /  A3 / 1983 / Türkola Plak-Almanya ) çıkışı da buna benzer…

Barış Manço – Kurtalan Ekspres bir Turne’de iken bir şehirde yemek yemektedirler… O sırada Muhallebi yiyen Barış Manço’nun vidalı dişi düşüverir. Bunu gören bir İhtiyar “eeee Barış Evlâdım, insanın bir kez ters gitmesin işi, Muhallebi yerken kırılır dişi” der ve Barış Manço bunu hemen oracıkta not eder, İstanbul’a döndüğünde de içinde bu sözün de geçtiği “Kazma” Şarkısı ortaya çıkar…(Olayı anlatan Kaynak Kişi: Bahadır Akkuzu – Kurtalan Ekspres / Bahadır Akkuzu – Yatağanbaba Konferansı / Dokuz Eylül Üniversitesi / 11 Mayıs 2009 – İzmir)

Bu bende de çok olur… Yolda giderken bir Çöpçü’nün Yolu Temizlemesi’ni izler ve onunla Amerika’nın Namussuzlukları arasında bağlantı kurarım… Berber’in saç kesişini izlerken, Toplum’un vurdumduymazlığı arasında bağlantı kurarım… Çünkü bazı insanların “radarları hep açıktır”… Bu “bağlantı kurma” bazen o boyutlara ulaşır ki, Tarih içinde bir gidiş-geliş bile olur… Çünkü bu insanlarda “mikrodan-makroya / zerreden-bütüne bakabilme” basireti vardır… Çünkü onlar bilirler ki, hiç kayda değmeyecek gibi görünen eşya ve olaylarda bile “bir işaret” vardır

.
> DÜ-DÜ-DÜ “DÜRİYELER”E, “24 YIL” SONRA TEŞEKKÜRLER!

24 yaşındaki Düriye Şarkısı’nın ve Klibi’nin Hikayesi işte böyle…

Türkiye’ye telefonların yeni yeni gelmeye başladığı ve bir yerle konuşmak istendiğinde önce Postahane’nin aranıp Postahane vasıtasıyla konuşulduğu ve de –Vizontele’de de olduğu gibi filmlere bile konu olan- “Angara çık aradan” dendiği yıllarda, “1 günde” Manço Köşkü’ne telefonu bağlatan Düriye Hanım’a, bu bilgileri veren İnci Manço İlbay’a, Erkmen Sağlam’a ve Melih Erdem’e (Barış Manço’nun Menajeri) yani “DÜRİYELER”E çok teşekkür ediyor, başta Barış Manço olmak üzere, “meyvayı yere düşmeyecek şekilde ağaç dalları ile önceden ilgilenen, merdivenden inmeyip de dama çıkan, çöpe düşse de değerini bilip altını parlayan tenekeye tercih eden”leri selâmlıyoruz…

Dü-Dü-Dü-Düriye, Komşu Kızı Düriye,
24 sene önce, Barış Manço şarkı yazmış isminize, ne mutlu size,
Dü-Dü-Dü-Düriye, Komşu Kızı Düriye,
24 sene sonra, bu yazı da Yatağanbaba’dan teşekkür olsun size :)

“Aylar önce” duyurduğumuz ve iki yıl içinde yayınlanacak ve de Batı’da örneklerini çok görmemize rağmen Türkiye’de pek yazılmayan Apolocyamız’da / bir “Barış Manço Savunması” olacak olan Kitabımız “Düriye’den Reddiye”ye de bulaşmak umuduyla…
.
.
.
YAYINLANMIŞ BARIŞ MANÇO KİTAPLARIMIZ ile İLGİLİ KAMPANYAMIZ:
http://yataganbabamurat.wordpress.com/kitap/kampanyalarimiz/baris-manco-kitaplari-kampanyasi/ 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vay be, ne araştırmacı Barış Manço fanları varmış. Ben kendimi "Barış Manço fanatiği" olarak sıfatlamaya utandım bir an bu yazıyı okuyunca... Ben Düriye'yi kafadan komik bir isim salladı diye düşünürken millet ne memuru olduğunu bile biliyor. :O Ben sadece Nazo Gelin'in Nazan Şoray olduğunu bilirim. O zaman şimdi aklıma takıldı. Barış Manço'nun halasının kızı gerçekten Zehra mı? Kezban kim? Osman ve Şerife gerçekten yaşadı mı? V.S.

Turgay Suat Tarcan 
 04.11.2012 14:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 3878
Kayıt tarihi
: 31.01.07
 
 

YAZAR, Gazeteci, Yayıncı, Programcı... Yayınlanmış "12 Kitap"ım ve Yarışma'da 1.olmuş "Sinema Fil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster