Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
2274
 

İnegöl'de Hava Kirliliği.(VİDEOLU)

İnegöl'de Hava Kirliliği.(VİDEOLU)
 

Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaz ortasında yaşanan korkunç hava kirliliği


İnegöl ilçesi,yurdumuzun Güney Marmara Bölümünde yer alan Bursa ilimizin en büyük ve aynı zamanda en gelişmiş, şirin mi şirin ilçelerinden biri durumundadır.

Bugün mobilya denince akla ilk gelen merkez elbette İnegöl ilçesidir.Mobilya imalatıyla hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda söz sahibi olan İnegöl,aynı zamanda tekstil alanında da bir çok ülkeye ihracat yapan,baharda Napolyon kirazı,yazın çileği,şeftalisiyle herkesi kendine hayran bıraktıran önemli bir cazibe merkezidir.

İlçenin güneyinde boylu boyunca uzanan Uludağ,hem bu ilçesinin harika bir görünüme sahip olmasını,hem de geç zamana kadar erimeyen doruklardaki kalın kar tabakasıyla, serin bir havanın ovada yer alan ilçe üzerine hakim olmasını sağlamaktadır. En önemlisi de kapladığı ormanlık ağaçlarla adeta buradaki yaşam için bir oksijen deposu görevini sürdürmektedir…

Gelin görün ki doğal güzellikleriyle cenneti andıran bu ilçe,varlığıyla insanları kendine hayran bıraktıran bir yerleşim yerinin insan eliyle nasıl yaşanılamaz bir yer haline getirildiğinin ve hatta cehenneme çevrildiğinin en korkunç kanıtı durumundadır.

İlçenin Batısında,Bursa’ya giden yol güzergahında yer alan Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikalar,bu ilçedeki insanların kazanç kapısı,sahipleri için de ekmek teknesi ,doğudan göç eden insanlarımızın umuda tutunma vesilesi ve ürettiği katma değerle bir bütün olarak yurdun tekstil alanında kalkınmasında önemli pay sahibiyken,öte yandan bu ilçede yaşayan insanlar üzerine gece gündüz demeden 24 saat boyunca bacalardan saldığı simsiyah dumanlarla adeta zehir pompalayarak aynı zamanda her an kabus yaşatmaktadır.

Öyle ki, yaz mevsiminin bu kadar güzel,bu kadar temiz havasında bile ve hiçbir konutta yakıtın kullanılmamasına rağmen özellikle sabah ve akşam saatlerinde ovanın üstüne salınan duman bir karabulut gibi çökmekte, ilçenin kısmen daha yüksek bir tepesinde bulunan balkonumuzdan yıllardır il olma mücadelesini veren bu koca ilçe,çoğu zaman gündüz vaktinde bile dumanlar içinde gözükmemektedir..

İlçede yaşayan nüfusun 100 bini bu hava kirliliğinden solunum yoluyla doğrudan etkilendiğini söylemek mümkündür.Gece gündüz demeden bu fabrika bacalarından çıkan ve insanın kanını donduran bu zehirli dumana, nedense hiç kimse ses çıkarmıyor ya da çıkaramıyor.…Kirazıyla,çileğiyle vişnesiyle,şeftalisiyle ünlü bu ilçede artık dalından koparılan çok az meyvenin yenilebilir durumda olmasına nedense kimse aldırış etmiyor bile..

Nicedir kimse balkonlarına kuruması için çamaşır asmıyor,gece yatarken sıcaktan bunalma pahasına pencerelerini açmıyor ve belki bir gün kaçak bir daireye çevirebilirim umuduyla yapılan onca terasta kimse doyasıya çayını yudumlayamıyor artık..

İşin en korkunç yanlarından biri de,bu ilçede varolan sağlık kurumları neredeyse ihtiyaca cevap veremez duruma gelmiş ve sabahın ilk ışıklarıyla hastane koridorları hınca hınç insanlarla dolu.Hele de orta yaşın üstündeki insanlardan çıkan öksürük sesleri yürekler acısı, günlerce insanın kulaklarında çınlayıp duruyor…

Zira yapılan araştırmalara göre İnegöl’ de 2006 yılında 24 olarak tespit edilen kanser vakası 2007 yılının ilk 11 ayında 84’e çıktı. Yaklaşık 3 kat artış gösteren kanser vakaları 2007 yılında neredeyse Dünya ve Türkiye ortalamalarının üzerinde bir tablo ortaya çıkarıyor.

Bu tablonun oluşmasında elbette solunan hava, kimyasal maddelerle temas(mobilya boyahaneleri) ve hava kirliliğinden dolayı değişime uğrayan tüketim maddeleri sebep oluyor…..

Oysa bana göre çözüm o kadar da zor değil.Çözümü zorlaştıran unsur,fabrika sahiplerinin o insan hayatını hiçe sayarak,elde ettikleri büyük rantlardan bir türlü vazgeçememesi….

Elbette ben o bin bir emekle ve belli bir sermaye harcanarak yapılan fabrikalar kapatılsın demiyorum..

Aksine daha insani ve vicdani bir duyarlılıkla bu ucuz yoldan elde edilen kalitesiz ısı maddelerinden vazgeçilmesi biraz daha yüksek bir maliyetle satın alınan doğal gaz yoluyla bu işin görülmesi ve böylece insanların daha yaşanılır bir kentte hayatlarını idame edebilmesidir….

Benim ise bu havası kirlenmiş ilçede bulunmamın sebebi,yılın 9,10 ayı süresince yurdun doğu ve uzak bir köyünde öğretmen olarak yaşadığım mahrumiyetleri 2,3 ay olsun yaşamamak ve biraz olsun nefes alabilmektir.

Halbuki şu anda bu satırları karalarken bile,bu sayılı günlerin bir an önce bitmesini,o yalnız ama tertemiz havası,berrak suları ve en çokta kir düşmemiş yürekleriyle o hoyrat bakışlı köylü çocuklara,bu havasız şehirde hastalanmadan sağsalim bir an önce varayım diye dua etmekteyim..



İşte hava kirliliğinden elde ettiğim görüntüler...Videoyu izle..


29.07.2008

İbrahim KAYA

Sınıf Öğretmeni

İnegöl/Bursa

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öğretmenim,öncelikle Karayazılı olduğunuzu okuyunca içim bi cız etti.1982-1985yıllarında Lisenin alt tarafındaki Atatürk io da çalışmıştım.İnsan çektiği çileye aşık olurmuş, zor günlerdi. Ama Karayazı'nın zor coğrafik koşulları, güzl dostluklarla bugün bile unutulmaz halde duruyor. İnegöl deyince, belki görmemişsinizdir. Yanlışta söylemim, inegölden tavşanlıya geçişte gitmiştim. Orda Domaniç ormnlarını görmüş,hayran kalmıştım.İnegöl'ün havasından bir parça kurtulun diye söylüyorum.Kolay gelsin.

baytema 
 31.07.2008 13:25
Cevap :
Çok teşekkür ederim ilginiz için....Doğrudur Karayazı öyle herkesin kolayca yaşayacağı ve kolayca da unutacağı bir coğrafya değildir elbet...Blog yazılarında ara ara memlektimin o çetin kışlarından,uzak ve yalnız yaşamından 2500m rakımıyla,bulutların dibinden bir yer olmasından dolayı o yerde çektiklerimi,sonu gelmez çilelerden bahsedince çoğu kişi durumu abarttığımı düşünüyor ama sanırım bunu en iyi siz bilirsiniz ve beni en iyi siz anlarsınız....Gelin görün ki bu Avrupavari şehirde ben o soğuk yaşamı,o uzak ve tozlu yollarını özlüyorum...Dediğiniz yeri biliyorum ve Oylat tan bahsediyorsunuz sanırım,orası bambaşka bir yer ve güzelliklerle dolu...Ama bu da yetmiyor çünkü orası tam bir sömürü merkezi haline gelmiş..Katkılarınız teşekkürler...www.idealistogretmenler.com siteme de beklerim...İyi günler diliyorum..  31.07.2008 17:03
 

Beterin beteri varmış. Bol sabırlar, burası Yatağan.

Eşit Ağırlık 
 31.07.2008 1:11
Cevap :
Sizi anlıyorum,gerçekten de beterin beteri vardır,size de daha temiz, daha yaşanılır bir çevre diliyorum..  31.07.2008 9:02
 

Sigara da kullandığım için sabahları öksürükle gelen çıkıntılar çok koyu renkliydi. Bursa'ya taşınınca açıldı ve hafifledi. Allah İnegöl'de yaşayanların yardımcısı olsun. Selamlar.

Mehmet Oyan 
 30.07.2008 14:16
Cevap :
Öneclikle buradan kurtulduğunuza çok sevindiğimi söylemek isterim,darısı her gün bu zehiri soluyanlara...  30.07.2008 16:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 447
Toplam mesaj
: 104
Ort. okunma sayısı
: 951
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1974 yılında  Erzurum’ un Karayazı ilçesinde doğdum.İlköğrenimimi Erzurum'da,Ortaöğrenimimi Şan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster