Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '07

 
Kategori
Alternatif Enerji
Okunma Sayısı
3340
 

İnek deyip geçmeyin

İnek deyip geçmeyin
 

Inekleri gördüm tv de. Röportaj yaptilar peynir fabrikasinda. Gerci bu tür programlar her zaman vardir. Ilgiyle izlerim. Sütünden, etinden, derisinden vs. insanlarin yararlandigi; büyük- bas ev hayvanlaridir.

Gecen gün Sema Cürük elmanin faydalarindan bahsetmisti. Bilgim oldugu halde meyveyi istahla tadi damagimda kalircasina yiyemiyorum. Kendimi zorlayarak yerim hep. Sema Hanimin yazisini okuyunca masada tabakta bozulmaya yüz tutmus elmalardan gidip bir tane aldim. Istahim cekti; bayat mayat demeden, ona yorumu yazarken elmayi yiyip bitirdim. Belki simdi siz de yerinizden kalip mutfaga gider bir bardak süt alip gelirsiniz yazimi okurken.

Ülkemde nasildir bilmiyorum ama; burada satilan sütlerin genelde en yüksek yag orani %3,5 dir. Diger bir ifadeyle 35 gram yag icermesine ragmen hazmi kolay bir yag. A, D, E ve K gibi cok degerli vitaminler, kalsiyum, fosfor ve proteinlerin temel yapi taslari, aminoasitler hücre yenileyen özellige sahip oldugundan genc ve dinc saglikli kalmamizi saglayan bir besi maddesi.

Günde 500 -gram süt icildiginde günlük kalsiyum ihtiyaci karsilaniyor. Fakat yag orani az olan sütlerin icilmesi daha saglikli. CLA - anticarcinogene ve antiatherogene; bir nevi antioksidan; vücuttaki serbest radikallere karsi etkili olup zar vermesini önlüyormus.

Sözünü ettigim peynir fabrikasinda Almanya'nin mutlu inekleri; gözün alabildigi büyük cayirlarda temiz havada otluyor, sonra yatip keyifli keyifli gevis getiriyorlar.

Daha sonra dolgun memeleriyle salina salina sagilma odasina giriyorlar ve orada her biri icin ayrilmis bölmelerde yerlerini aliyorlar. Memeleri temiz bezle bir güzel piril piril oluncaga dek siliniyor. Peynirler cig sütten imal edilecegi icin temizlik ve hijyenik kosullara riayet edilmesi gerekiyor.

Cünkü insan sagligini tehdit eden bakterilerden arinmis olmasi gerekiyor. Cig sütten yapilan peynirleri; güvenilir marka ve üreticilerden satin alinmaya bu yüzden özen gösterilmelidir.

 

Sonra vakumlu süt sagma makineler memelerine takilarak sütleri sagiliyor. Inegin bir tanesi sagildiktan hemen sonra kamera karsina getirildi: "Gözleri böyle parlak, yaramaz bakiyorsa bu mutluluk ifadesidir " demisti, yetkili kisi röportaji yapan kisiye.

 

Sagilan sütler büyük kazanlara gönderilerek orada mayalandi. Peynir haline gelmeden önce cesitli islemlerden gecirildi.

Ayrintilara girmeden anlatiyorum; amacim peynirin nasil yapildigini anlatmak degil. Yuvarlak 20-25 cm capindaki peynir kaliplarina doldurulan mayalanmis sütler bir süre sonra kaliplardan tek tek elle cikarildi. Bekletme odalarinda insan boyunu asmayacak yükseklikte üc katli tahta raflara yerlestirildi. Tuzlu suyla islatilmis bezle, kadin isciler olusturdukları, otomasyon bir sistemle hepsini tek tek sildiler. Bu islem belirli günlerde tekrarlandi. Bir kac ay sonra aromali leziz damaktadi veren bu peynirlerin yüzde 70' inin Italya'ya ihrac edildigini söyledi yetkili kisi. Italyanlar seviyorlarmis o lezzeti.

Pahali biyo-yemle beslenen bu mutlu ineklerin taze-diskilarida heder edilmiyor. Fabrikada geri dönüsüm tesisati var. Oluklar icinde biriktirilen taze-diskilar orada islem görüyor yani taze-diskilarda cogalan bakterilerden biyo-gaz üretiliyor. Milyonlarca bakteri üretmek icin ideal/uygun isinin 42-45° olmasi yeterli.

Geridönüsümlü biyo-gazin icerigi: ( % 50-75 ) metangazi, ( % 25-50 ) karbondioksit ve cok az miktarda element mevcut. Biyo-gaza dönüstürme isleminde; anerop ( anaerobie digeslion ) cürütme sistemi uygulaniyor.

 

Almanya'da 12 milyon evin elektrik ihtiyacina cevap verebilecek calismalar sürdürülüyor. Böylece gaz, kömür ve mazot kullanimindan tasarruf edilecegi söyleniyor. 4 inegin taze-diskisindan elde edilen elektrik- enerjisi; 2-3 kisilik bir evin normal ihtiyacini karsilayabiliyor.

23-bin inekten 200 bin ton hayvantersi elde ediliyor. Senede 40 bin megavat, elektrik ve isi üretecek kapasite icin 5,5 milyon euro yatirim gerekiyor.

Fransa ve Almanya nükleer satrallerini kapatmayi planliyorken ülkemizde nükleer santral kurma calismalarinin nedenini anlamis degilim. Nükleer artiklari zaten basli basina sorun oluyorken, deprem bölgesi ülkemizde böyle bir santrale ülkemizin ihtiyaci kesinlikle yok. Ülkemizde cesitli alternatif enerji potansiyeli mevcut. Dolayisiyla bilimsel calismalarin baslatılması icin desteklenmelidir.

 

***

Biyo-enerji arastirma merkezlerinde, idrardan enerji üretme calismalari yapiliyor. "New Scientist" ilim-bilim dergisindeki habere göre: Singapur'da idrarla calisan otomobil aküsü gelistiriliyor. Tek bir damla idrar 1,5 volt gerilim üretirken, normal akü 12 voltluk gerilimle calistigina göre; sekiz damla idrarla ayni gerilim saglaniyor. Güney Kore'de otomobil endüstrisi konuya sicak bakiyor. Basinyayin sözcüsü: Chung Lun Su: "Bir isemeyle 500- km yol" gidilecegi tahmi ediliyorken esas sorun; rahatsiz eden kokusunun olmasi imis.

Bundan böyle günün birinde otobanda giderken benzinim bitecek sıkintisi nostaljik olacak. Kendi imalatinizi kullanabileceksiniz. Asagida resmini gördügünüz öko-sistemli tuvalet standart olup, her evde bulunma kosulu getirilirse sasmayalim.

Dünya yeteri kadar yasanmaz haline getirildikten sonra aklimiz basimiza ancak geldi...Ömrü olan ilerde saka gibi algiladigimiz bu ve benzeri arastirmalarin sonuclarini görebileceklerdir.

**

7 sene önce araba kullanmamaya karar vermistim. Bikmistim her yere arabasiz gitmek istemeyisimden. Cocugumu 400-metre uzaktaki krese dahi arabayla götürüp getiriyordum. Bugün o aliskanligimi kiniyorum. Araba kullanma zevkimi kaybettigimi hissediyordum. Simdi arabasiz olmaktan cok mutluyum. Trende, otobüste rahat yolculuk yapiyorum. Trafikte adim adim ilerleme stresi yok. Karli, yagmurlu iklim kosullarinda yasanabilecek tehlikeler yok. Uygun yerde park- bulamama sorunu yok. Yüksek park -ücretleri ayda oldukca fazla yekün tutuyor vs. gibi dertlerden kurtuldum. Benzin istasyonlarindaki fiyat tabelalarina bakildiginda cogu kez bir gün önce gördügünüz rakamlar;borsa gibi, hemen hemen hergün degisiyor.

Sunu da itiraf etmeliyim: Herkesin kullandigi aracta rahat seyahat edemem. Uzun bir dönemden sonra eger bir gün araba kullanmak durumunda kalirsam trafige ilk ciktigimda yeni ehliyet almis acemiler gibi heyecanlanabilecegimi düsünüyorum. Soför okuluna müracaat edip ögretmenle birlikte bir-iki saat trafige cikarak konsantrasyonum, reaksiyonum, trafigin akisina genel bakisim ve arabaya hakimiyetimin ne durumda oldugunu ögrenerek ekzersiz yapmam gerekecektir diye düsünüyorum.

Sevgiler-saygilar

Biyo-enerji üretimi icin beylerin mutlaka oturarak görevini ifa etmeleri gerekiyor :)

Not: Focus dergisinin 12/2007 tarihli sayisinda okudum ilk defa: Inekler gevis getirirken ürettikleri sera- methan gazi, ozon tabakasinin genislemesine sebep oluyormus. Hayvan yemleri eksperi Winfried Drochner, bitkilerden yumruk büyüklügünde hap gelistirmek icin calismalarini sürdürüyor. Ineklerin methan gazi cikarmasini yüzde dörtten yüzde üce düsürebileceklerini ümit ediyorlar.


Ben bunu yeni ögrendim. Yorum yazan Harun Deniz Bey, daha önce böyle bir bilgiye sahip oldugunu ve gösterdigi duyarlilik icin kendisini kutlarim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnekler çok sevimli ama bence her canlının doğada belli bir sayıda olması gerekiyor sonrası zarar. İnsanların inekleri fazla artırdıklarını düşünüyorum. Çünkü ozon tabakasını delen zararlı gazlar sıralamasında %20 ile inekler başta geliyor bilmem duydunuz mu? Suçlusu tabi ki insanlar boğazları için dengeleri bozan insanlar.

Eşit Ağırlık 
 29.01.2007 17:23
Cevap :
Ineklerin ozon tabakasini delen zararli gazlar olusturduklari konusunda hic bir bilgim yoktu derken;sözünüz salt bir düsünceyle cagrisim yapti bende: Hal böyle olunca alternatif enerji arayisi icinde olan ilim adamlari zararli dediginiz o gazin farkina varmis olmalilar ki, degerlendirmek icin bir sistem gelistirmisler. Sanirim yandiktan sonra cevreyi kirletmeyecektir, nedersiniz yaniliyormuyum? Aslinda hic bir hayvanin katledilmesine de gönlüm razi olmuyor. Yorumunuzla katkida bulundugunuz icin cok tesekkür ediyorum. Sevgiler-saygilar  01.02.2007 21:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 4063
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

Yurt dışında yaşıyorum. Spor, yürüyüş vb. bedensel aktiviteleri düzenli uyguluyor - vegan tarzı be..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster