Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '12

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
12287
 

İngilizce Eğitim / Grammar - 3c / Present Perfect Tense (Belirsiz Geçmiş Zaman)

İngilizce Eğitim / Grammar - 3c / Present Perfect Tense (Belirsiz Geçmiş Zaman)
 

Present Perfect Tense (Belirsiz Geçmiş Zaman)


A) Positive Sentences (Olumlu Cümleler) : [Subject + have / has + Verb(-ed)]

 1)“I, we, you, they” öznelerinden sonra “have” yardımcı fiili kullanılır. Fiiller “-ed” takısı alır.

2) “he, she, it” (3. tekil şahıs) öznelerinden sonra “has” yardımcı fiili kullanılır. Fiiller “-ed” takısı alır.

3) Belirsiz bir zaman önce yapılan eylemleri ifade eder.

- I have finished my work. (Ben işimi bitirdim.)
- They have moved to a new apartment. (Onlar yeni bir daireye taşındı.)
- Jim has eaten lunch. (Jim öğle yemeği yedi.)
- I have seen that movie before. (Daha önce bu filmi gördüm.)
- My father has washed the car. (Babam arabayı yıkadı.)

B) Negative Sentences (Olumsuz Cümleler) : [Subject + haven’t / hasn’t + Verb(-ed)]

 1)“I, we, you, they” öznelerinden sonra “haven’t” yardımcı fiili kullanılır. Fiiller “-ed” takısı alır.

2) “he, she, it” (3. tekil şahıs) öznelerinden sonra “hasn’t” yardımcı fiili kullanılır. Fiiller “-ed” takısı alır.

3) Belirsiz bir zaman önce yapılmayan eylemleri ifade eder.

- I haven’t seen Tom this morning. (Bu sabah Tom’u görmedim.)
- The students haven’t finished their homework. (Öğrenciler ev ödevlerini bitirmediler.)
- Maria hasn’t washed the dishes. (Maria bulaşıkları yıkamadı.)
- The secretary hasn’t typed the letter yet. (Sekreter mektubu henüz yazmadı.)
- We haven’t received any messages from Jack this week. (Biz bu hafta Jack’ten herhangi bir mesaj almadık.)

C) Question Sentences (Soru Cümleleri) : [Have(haven’t)/has(hasn’t) + subject + Verb(-ed)]

 1)“I, we, you, they” öznelerinden önce “have/haven’t” yardımcı fiili kullanılır. Fiiller “-ed” takısı alır.

2) “he, she, it” (3. tekil şahıs) öznelerinden önce “has/hasn’t” yardımcı fiili kullanılır. Fiiller “-ed” takısı alır.

3) Belirsiz bir zaman önce yapılan/yapılmayan eylemleri sorgulamayı ifade eder.

- Have you visited your uncle this week? (Bu hafta amcanı ziyaret ettin mi?)
- Have you ever eaten Chinese food? (Hiç Çin yemeği yedin mi?)
- Has Tim drunk any beer? (Tim, hiç bira içti mi?)
- Has she finished her work? (O’nun işi bitti mi?)
- Have you ever been to Istanbul? (Hiç İstanbul’da bulundunuz mu?)

* Present PerfectTense Nerlerde Kullanılır ?

a) Geçmişte, belirsiz bir zamanda, yapılmış ya da hiç yapılmamış bir eylemi ifade ederken kullanılır. Eğer geçmişte belirli bir zaman belirtilmesi gerekiyorsa, ya da eylemin ne zaman yapıldığı belirtilmek isteniyorsa, Simple Past Tense kullanılır.

- They have moved to a new apartment. They moved there last week. (Onlar yeni bir daireye taşındı. Onlar oraya geçen hafta taşındı.)

- I have met Bill’s wife. I met her at a party last night. (Bill’in eşiyle tanıştım. Onunla dün gece bir partide tanıştık.)
- I have washed the car. (Arabayı yıkadım.)
- I have never seen such a big building. (Ben böyle büyük bir yapı görmedim.)
- Have you ever eaten at that restaurant yet? (Hiç bu restoranda yemek yedin mi?)
- I think I have seen that girl before. (Bence, ben o kızı daha önce gördüm.)

b) For , since, so far, up till now, untill now ile kullanıldığında, geçmişte başlayıp içinde bulunduğumuz ana kadar devem etmekte olan bir eylemden bahsetmek için kullanılır.
- I have been here since 9 o’clock. (Saat 9’dan bu yana buradayım.)
- They have been married for 25 years. (Onlar 25 yıldır evliler.)
- I have has this old car for 10 years. (10 yıldır bu eski arabaya sahibim.)
- She has done great work up to now. I think she will be promoted soon. (O şimdi büyük bir iş yaptı. Bence yakında terfi alacak.)
- I haven’t seen my uncle since 1990. (1990 yılından bu yana amcamı görmedim.)
- Janet has been very busy with the new project for the last three months. (Janet son 3 ay için yeni bir proje ile çok meşgul.)
- I have liked science-fiction films ever since I was a child. (Çocukluğumdan bu yana bilim kurgu filmlerini sevmişimdir.)

 c)Geçmiş ve şimdiki zaman arasında, kesin zamanlar belirtmeksizin, tekrarlanmış olan eylemlerden bahsederken kullanılır.

- I have seen that movie four times. (Ben o filmi 4 kez gördüm.)
- I have met many new friends since I came here. (Buraya geldiğimden bu yana bir çok yeni arkadaşla tanıştım.)
- How many times have you been to France? (Kaç kere Fransa’da bulundun?)
- The telephone has rung six times since this morning. (Telefon sabahtan beri 6 kez çalmıştır.)
- The scientists have made many important inventions since 1900’s. (Bilim adamları 1900 yılından beri pek çok önemli buluşlar yapmışlardır.)

d) Bahsedilen zaman dilimi henüz bitmemiş ise present perfect tense kullanılır.
- I haven’t seen Tom this morning. (Bu sabah Tom’u görmedim.)
- My grandfather has written many novels. (Dedem bir çok roman yazdı.)
- It has rained a lot this year. (Bu yıl çok yağmur yağdı.)
- Jane hasn’t called me today. (Jane bu gün beni aramadı.)

e) Çok kısa bir süre önce tamamlanmış, geçerliliğini hala koruyan eylemleri ifade etmek için kullanılır.
- I have just eaten a sandwich. ( Ben henüz bir sandviç yedim.)
- Ouch! I’ve cut my finger. It’s bleeding. (Ah! Parmağımı kestim, kanıyor.)
- My boss has gone to London. (Patronum Londra’ya gitti.)
- The robbers have been put into the prison. (Soyguncular cezaevine konuldular.)

* Using SINCE: Bir eylemin geçmişte belirli bir zamanda başlayıp, şu ana kadar devam etmekte olduğunu ifade etmek için kullanılır. Since, bir saat, gün, ay ,yıl ya da geçmişte tamamlanmış bir eylem gibi, geçmiş zaman referansları veren zarf ya da zarf cümlecikleri ile kullanılır.

- I have had this old car since 1990. (1990 yılından bu yana bu eski arabaya sahibim.)
- Alex hasn’t eaten anything since breakfast. (Alex, kahvaltıdan bu yana hiçbir şey yemedi.)
- Roger and I have known each other since last January. (Roger ve ben, geçen Ocak ayından bu yana birbirimizi tanıyoruz.)
- I have met so many people since I came to this town last year. (Geçen yıl bu şehre geldiğimden bu yana, bir çok insanla tanıştım.)
- Jane has worn her new blue jeans only twice since she bought them. (Jane yeni kotlarını aldığından bu yana, onları sadece 2 kez giydi.)
 

* Using FOR: Bir eylemin geçmişte başlayıp, şu ana kadar devam etmekte olduğunu ifade etmek için kullanılır. For ile birlikte two minutes, three hours, four days, five years gibi zamanın uzunluğunu ifade eden yapılar kullanılır.

- I have had this old car for 10 years. (10 yıldır bu eski arabaya sahibim.)
- Alex hasn’t eaten anything for 8 hours. (Alex 8 saattir hiçbir şey yemedi.)
- Roger and I have known each other for a year. (Roger ve ben 1 yıldır birbirimizi tanıyoruz.)
- Tom has worked on this project for a long time. (Tom uzun bir süredir bu proje üzerinde çalıştı.)

* Using  EVER

a. Olumsuz ve soru cümlelerinde

- Have you ever been to Turkey ? (Hiç Türkiye’ye gittiniz mi?)
- Has she ever met John? (O, John ile hiç tanıştı mı?)
- Haven’t they ever been to Turkey? (Türkiye’de hiç bulunmadılar mı?)
- Hasn’t she ever met John? (O, John ile hiç tanışmadı mı?)

b. olumsuz yapılarda : nothing .......ever , nobody ........ever.

- Nobody has ever climbed to that mountain before. (Daha önce bu dağa hiç kimse tırmanmadı.)
- Nothing has ever been said to us. (Bize hiçbir şey söylenmedi.)

 c. “the first time .....” gibi yapılarda

- This is the first time I have ever eaten Thai food. (Şimdiye kadar ilk kez Tayland yemeklerinden yedim.)
- It’s the first time I have ever been to England. (Şimdiye kadar ilk kez İngiltere’de bulunuşum.)

d. superlative yapılarda

- Helen is the most beautiful girl I have ever seen. (Helen şimdiye kadar gördüğüm en güzel kızdır.)
- Istanbul is the most beautiful city I have ever been to. (İstanbul şimdiye kadar bulunduğum en güzel şehir.)

* Using  NEVER: “daha önce hiç...” anlamındadır. Olumsuz bir zarftır ve not ile birlikte kullanılmaz.

- I have never eaten caviar. (Ben hiç havyar yemedim.)
- She has never failed any exams. (O hiç sınavlarda başarısız olmadı.)

* Using  ALREADY: Bir eylemin halihazırda ( beklenenden önce) yapılmış olduğunu ve artık yapılmasının gereksiz olduğunu ifade etmek içim kullanılır.

- Don’t take the car to the mechanic. I have already fixed it. (Arabayı tamirciye götürme. Zaten tamir ettim.)
- You have already finished your homework. (Zaten ev ödevini yaptın.)
- I have seen that movie already. (Zaten bu filmi gördüm.)

* Using  YET: Bir eylemin şu ana kadar henüz yapılmamış olduğunu, ama gelecekte yapılabileceğini ya da olabileceğini ifade etmek için kullanılır. Yet cümlenin sonunda kullanılır.

- It’s 2:00 pm and I am very hungry. I haven’t eaten lunch yet. (Saat 2 ve ben çok acıktım. Henüz öğle yemeği yemedim.)
- Have you seen Eric yet? (Henüz Eric’i görmedin mi?)
- Has he arrived yet? (O daha varmadı mı?)

* Using  JUST: Eylemin çok kısa bir süre önce tamamlandığını, henüz olduğunu ifade etmek için kullanılır.

- No, thanks. I have just eaten a sandwich. (Hayır, teşekkürler. Ben henüz bir sandviç yedim.)
- They have just gone out. (Onlar henüz dışarı çıktı.)
- Mr. Green has just called you. (Mr. Green seni henüz çağırdı.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 296
Toplam yorum
: 228
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 6293
Kayıt tarihi
: 24.09.08
 
 

Bankacılığın stres ve yoğunluğundan fırsat buldukça, okumaya ve düşüncelerimi burada paylaşmaya ç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster