Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '13

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
144
 

İngilizcemi geliştiriyorum - 3

İngilizcemi geliştiriyorum - 3
 

Bu amaçla, birilerine ilham kaynağı olması, örnek olması amacıyla en az 12 dersten oluşan bir  dizi hazırlamaya çalıştım. Birilerine yardımcı olursa veya ilham kaynağı olursa çok mutlu olurum. Elimden gelirse daha da bunu geliştirmeyi düşünüyorum.
 
İşte 3. ders.
 
Çeviri yoluyla daha çok ingilizce öğrenmek...
 
3. Ders
 
Sunni Islamist insurgents including al Qaeda regain momentum = El Kaide de dahil olmak üzere Sünni İslamcı isyancılar yeniden ivme kazanıyor.
 
After invading Iraq in 2003 = 2003 yılında Irak'ı işgal ettikten sonra
 
The U.S.-led interim authority suspended the death penalty = ABD liderliğindeki geçici otorite, ölüm cezasını askıya aldı.
 
Citing its use as a tool of repression under dictator Saddam Hussein = Diktatör Saddam Hüseyin döneminde bir baskı aracı olarak kullanımını gerekçe göstererek
 
He left behind mass graves = O, toplu mezarları arkasında bıraktı
 
As sectarian carnage = Mezhep katliamı olarak
 
Iraq reinstated the punishment = Irak cezayı yeniden işleme soktu
 
Provoke, plan, finance and enable others to perpetrate them = Kışkırtmak, planlamak, finanse etmek ve diğerlerini onlara kötüleştirmesine izin vermek
 
Kidnapping and murder = Adam kaçırma ve cinayet
 
Lesser offenses like damage to public property = Kamu malına zarar gibi daha az suçlar
 
In certain circumstances, are also punishable by death = Bazı durumlarda, aynı zamanda ölüm cezalandırılabilir.
 
Members of Iraq's Sunni Muslim minority accuse the Shi'ite-led government = Irak'ın Sünni Müslüman azınlık üyeleri Şii liderliğindeki hükümeti suçluyorlar
 
Came to power = İktidara geldi
 
After Saddam's overthrow  = Saddam'ın devrilmesinden sonra.
 
Using the death penalty to persecute their sect = Ölüm cezası kullanarak kendi mezhebine zulmetmek
 
The ministry did not announce the names of the 48 executed this week = Bakanlık, bu hafta idam edilen 48 ismi ilan etmedi
 
Nor their religious affiliation = Ne de dinlerini (dini şubelerini, mezheplerini)
 
A raid by Iraqi security forces on a Sunni protest camp = Bir Sünni protesto kampına Irak güvenlik güçleri tarafından bir baskın
 
Touched off a backlash by militants = Militanlar tarafından bir tepki neden oldu
 
During the past month = Son bir ay içinde
 
The concurrent increase in militant attacks = Militan saldırılarda eşzamanlı artış
 
Executions showed the death penalty was ineffective = İnfazlar ölüm cezasının etkisiz olduğunu gösterdi.
 
President Barack Obama and Republican leaders appeared ready to end a political crisis = Başkan
Barack Obama ve Cumhuriyetçi liderler bir siyasi krizi sona erdirmek için hazır göründü
 
No deal emerged from the 90-minute meeting = 90 dakikalık toplantıdan hiç bir anlaşma çıkmadı
 
Deadline = Son tarih
 
Hurdles = Engeller
 
In public opinion polls = Kamuoyu yoklamalarında
 
Ending the standoff = Soğukluğu bitirmek
 
Knocked hundreds of thousands of federal employees out of work = Yüzlerce federal çalışanı işsiz bıraktı
 
It was a very adult conversation = Bu çok yetişkin bir konuşmaydı
 
Both sides said they were there in good faith = Her iki taraf da iyi niyetli olduğunu söyledi
 
Temporarily putting off = Geçici ertleme
 
Significantly, Republicans seemed to be steering clear of the restrictions = Önemli ölçüde, Cumhuriyetçiler kısıtlamaların netliğinde direksiyonda gibi görünüyordu
 
Negotiations centered on how far to extend the debt limit = Müzakereler, borç limitini ne kadar genişlettiğine odaklandı
 
We can make progress = İlerleyebiliriz
 
On both sides of the aisle = Koridorların her iki kenarında
 
The proposal is a significant shift for Republicans = Öneri Cumhuriyetçiler için önemli bir değişikliktir
 
To undermine Obama's healthcare law = Obama'nın sağlık yasasını zayıflatmak.
 
Pressured by allies in the business community = İş dünyasında müttefikleri tarafından baskı görmüş
 
Brinkmanship = Amacı uğruna tehlikeyi göze alan
 
Imperil = Tehlikeye atmak
 
At a manageable level = Yönetilebilir düzeyde
 
Conflicting reports of the outcome of the meeting  = Toplantının sonucunun çelişkili raporları
 
The gambit didn't work = Hile işe yaramadı
 
"Obamacare" unveiled its online health-insurance = Obama on-line sağlık sigortasını açıkladı
 
Even so = Buna rağmen
 
In recent days = Son günlerde
 
Reining in the retirement and health benefit programs = Emeklilik ve sağlık yardımı programlarında dizginleme
 
Pose a long-term threat to the country's fiscal health = Ülkenin mali sağlığı için uzun vadeli bir tehdit oluşturmaktadır.
 
For the first time in weeks = Haftalardır ilk kez
 
Both sides will be able to claim victory = Her iki taraf da zafer iddia edebilir
 
Negotiate = Müzakere etmek
 
Even if disaster is averted for now = Afet şimdilik önlenmiş olsa bile
 
The entire dispute could come to the fore again = Tüm anlaşmazlık tekrar ön plana gelebilir
 
most conservative lawmakers have defied him repeatedly on other crucial votes = En muhafazakar milletvekilleri diğer önemli oylarda art arda ona karşı çıktılar.
 
Most rebellious members = En asi üyeler
 
Colleagues = Meslektaşlar
 
Still, they did not entirely dismiss the Republican plan = Yine de, tamamen Cumhuriyetçilerin planını göz ardı etmediler.
 
Instead = Bunun yerine
 
Unemployment benefits due to the shutdown = Kapatma nedeniyle işsizlik yardımı
 
 Loss of life  = Yaşam kaybı
 
The mandate of NATO forces in Afghanistan = Afganistan'daki NATO güçlerinin görev süresi
 
Safeguarded = Güvence altında
 
Has been extended = Genişletilmiştir
 
Once more for the last time = Son kez bir kez daha
 
International troops = Uluslararası Birlikler
 
With unanimous vote = Oybirliği ile
 
The situation in Afghanistan poses a threat to international security and peace = Afganistan'daki durum uluslararası güvenlik ve barış için bir tehdit oluşturuyor.
 
Has been reduced considerably = Önemli ölçüde azaltılmıştır
 
Are composed of Americans = Amerikalılardan oluşmaktadır.
 
US debt standoff could upset the global economy = ABD borç soğukluğu küresel ekonomiyi altüst edebilir.
 
a prolonged debt impasse could cause severe damage to the US economy and to the world = Uzun bir borç çıkmazı ABD ekonomisi ve dünyaya ciddi zarar verebilir
 
Draghi went on to say = Draghi söylemeye devam etti
 
There are two types of situation = Durumun iki türü/tipi/çeşidi vardır
 
We have to keep in mind = Aklımızda tutmak gerekir.
 
An agreement is found but late = Bir anlaşma bulundu ama geç
 
There may be an accident = Bir kaza olabilir
 
Clearly the market's response = Açıkçası piyasanın tepkisi
 
What sort of = Ne tür
 
In his speech = Yaptığı konuşmada
 
Eurozone economy will stay subdued and uneven for a while = Euro bölgesi ekonomisi bir süre bastırılmış ve düzensiz kalacak
 
He emphasized that = Vurguladı
 
Withdrew from the government = Hükümetten çekildi
 
The political crisis that erupted after the Independence Party = Bağımsızlık Partisinden sonra patlak veren siyasi kriz
 
Ended after a new government was formed = Yeni bir hükümet kurulduktan sonra bitti
 
Resolved the crisis = Krizi çözdü
 
Was forced to quit = Çıkmak zorunda kaldı
 
submitted their resignations = İstifalarını sundular
 
Security precautions = Güvenlik önlemleri
 
Due to ongoing civil war in Syria = Suriyede devam eden iç savaş nedeniyle
 
Residents of Ceylanpınar = Ceylanpınar sakinleri
 
Going through tough time due to clashes = Çatışmalar nedeniyle zor bir dönemden geçiyor
 
Stray bullets fired = Kaçak mermiler ateşleniyor
 
Have the Turkish pilots released = Türk pilotların serbest bırakılması
 
His government is making intense efforts to free the pilots = Hükümetleri, Pilotların serbest bırakılması için yoğun çaba sarfediyor
 
Turkish pilots Murat Akpınar and Murat Ağca were abducted in Lebanon on August 9 = Türk pilotları Murat Akpınar ve Murat Ağca 9 Ağustos'ta Lübnan'da kaçırıldı.
 
The highest court in Turkey approved the verdicts in Sledgehammer Coup Plan case = Türkiye'nin en yüksek mahkemesi Balyoz Darbe Planı davası kararlarını onayladı
 
Suspects = Şüpheli
 
Exoneration = Beraat
 
Sentence = Ceza vermek
 
To augment their investments in Turkey = Türkiye'deki yatırımlarını artırmak için.
 
The French Minister , for his part, = Fransız Bakan, kendi adına
 
Praised Turkey's economic achievements = Türkiye'nin ekonomik başarıları övdü
 
To make investment in France = Fransa'da yatırım yapmak
 
The Iraq resolution = Irak tezkeresi
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 642
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2299
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster