Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '17

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
2297
 

İngiltere Başbakanı May, Rusyayı Türkiye İçin mi Tehdit Etti.

İngiltere Başbakanı May, Rusyayı Türkiye İçin mi Tehdit Etti.
 

BBC sadece Rakka olayını yayınlamadı.

Aynı BBC Arakan meselesini de dünya gündemine taşıdı.

İngiltere kabinesinde yapılan değişiklikler de var.

Ortak noktaları ise İngiltere’nin AB den çıkma kararından sonra olmalarında yatıyor.

Kararın alınması sonrası United Kingdom (UK) AB’nin dış politikalarına bağlılıktan da kurtuldu.

Birleşik Krallık Başbakanı  May önceki gün LFM de yaptığı konuşma da “Hepimizin dayandığı uluslararası düzeni tehdit eden, Rusya'nın eylemleridir. Ne yaptığınızı biliyoruz”dedi.

Basında bu konuşma geniş yer almadı.

Onun yerine BBC’inin görüntüleri üzerinden Rakka meselesinin ABD başkanı Trump ‘un gönderilmesi için bir servis haber olduğu yönünde yazılar yayınlandı.

Kimi yazılarda da “İngiltere sahaya giriyor “ yorumu vardı.

Bana tam manası ile hiç de öyle gelmedi.

Sanki May satır aralarında Rusya’yı tehdit etmekle suçladığı konuşmasında üstü kapalı tehditte bulundu.

Tehdidin konusu siber saldırılar ve Rusya’nın servis ettiği fotoğraflar olarak değerlendirildi.

Bence bu da değil idi…

Türkiye ve İran ile Rusya’nın oluşturduğu birliktelikti.

Nedenlerimi sıralayayım.

Görüyoruz ki Türkiye’nin son dönemde dış siyasetinde 180 derece dönüşler yaşandı.

Sadece dönüşler mi?

Ekonomi alanında açtığı yeni kapılar, askeri alanda yaptığı atılım ve manevralar ve AB ile ABD ilişkilerinde yaşanan sorunlar şeklinde bir kaçını yazabiliriz.

Kısaca hareket sahası değişmiş ve değişmeye de devam etmekte olan Türkiye gerçeği var.

Bu değişimler ise özellikle 2.Dünya savaşı ve sonrasında hep sadık kalmış bir müttefikin kaybedilmeye başlandığının ayak seslerini ortaya koymakta.

İkili anlaşmalarla milyarlarca dolar gelecek kapının, kaybedilirse de açılmasının zor olacağı gerçeği ise kaygı doğurmakta.

Elden gitmiş bir İran orta da iken, birde Türkiye’yi kaybetmek kaygısı.

İlerisinde bu üç ülkenin ortak hareketine katılacak diğer orta doğu, ön Asya ve Afrika ülkeleri gerçeği de var.

Ya bu birliktelikten çıkacak ekonomik potansiyel, askeri gücün doğuracağı neticeler.

Hep eksi yazacak.

Üstelik şimdiye kadar oluşturduğu tüm artılar da heba olacak.

Peki, Birleşik Krallık öncüsü İngiltere koalisyonda yer almıyor mu?

Yer alıyor, hem de merkezinde.

Niye sesi çıkmıyor?

Çünkü onlar biliyorlar ki diplomasi ABD’li albayın açıklamaları ile yürütülmez.

Yine biliyorlar ki Almanlar çalışarak teknolojik ürünleri sağlam üretebilirler ama iyi pazarlama yapamazlar.

Yani pazarlama diplomasisinden anlamazlar.

İşte UK merkezi İngiltere Başbakanı May yukarıda söylediği sözleri Londra Finans Merkezi (LFM) yemeğinde ki konuşmasında dile getirir.

Ve sorumluyu Rusya olarak ilan eder.

“Yemekler de rahatça yene bilsin” diye.

Tuanna Güzel bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Varşova paktı kurulurken de aynı zihniyetle hareket etmişlerdi.Kendileri Nato'yu 1949 da kurdular;amacı:sadece saldırmak,parçalamak ve bölmek;sonra da sömürüyü hızlandırmaktı.Hâlâ öyle.Bosna savaşını başlattılar.Avrupanın orta yerinde o kadar müslüman olmamlıydı onlara göre.Binlerce Bosna'lı genç öldürülürken ve binlerce kadına tecavüz edilirken ses çıkarmadılar.Irak keza aynı.Ortadoğu'yu yakıp yıktılar,zenginliklerine el koydular.Nato'dan 6 yıl sonra kurulmasına rağmen 1955 de kurulan Varşova paktını saldırganlıkla suçladılar.Bizim gibi ülkeleri kominizm palavrasıyla korkuttular,ama terörde yardım etmediler.Bilakis IŞİD,PYD YPG ve PKK'yı desteklediler.Silah verdiler.Norveç tatbikatındaki tutumlarıyla da düşmanlık ve alçaklıkları iyice açığa çıktı.Asıl gerçeğe dönecek olursam Ortadoğu'nun yeniden paylaşımı hedefleniyor.Suriye'yi iyice zayıflattılar.Sıra İran ve Ülkemizde.Bu gerçekler ışığında Nato'dan ayrılmak ve ABD üslerini de kapatmak gerek.Başka çözüm yolu aramak ahmaklık olur.

Abbas Oğuz 
 19.11.2017 22:12
Cevap :
Hocam yazdıklarınız doğru, varşovanın da natonun da yayılmacı politika izlediği bilinir.Yine biliyoruz ki bir ülkeyi ele geçireceksen önce gelenek,görenek,din ve sosyal yaşamını değiştireceksin. Sonrası kolay.Gerçi onlar nato dan 462 yıl önce girişlerini yapmışlardı. Nato da ülkemizde ki yerleşik kurumları arasında. Saygılarımla.  20.11.2017 9:24
 

Tabii Rusya çok masum değil! İngiltere doğrudan Rusya'nın yaptıklarını ele alıyor. Fakat belirttiğiniz gibi bir taşla birkaç kuş vuramayı denemeyi de ihmal etmiyor. Açıklamalarının Türkiye'yle ilgili olabileceği görüşüne de katılıyorum. Türkiye'yi kaybetmeyi asla göze alamazlar. Yörüngede tutmak için her aracı kullanacaklardır. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 18.11.2017 8:10
Cevap :
Biliriz ki İngilizler kaybettikleri savaşları bile yürütükleri "diplomasi" politikaları ile kendi lehlerine çevirmeyi becermişlerdir. Yenilgiyi masa başında kazanç haline dönüştürmede üstlerine yoktur. Ayrıca bölge insanı yapısını tüm noktaları ile değerlendiren ve bilinçli casusluk harcamalarına kısıtlama getirmeyen tek ülkedir desek yeridir.İyi doktrinler ortaya korlar.Ruslar da bu konuda yabana atılmayacak kadar iyidir. Galiba UK bir adım daha ileri.Saygılarımla.   18.11.2017 9:14
 

Değerli Ruhi Bey, Bilirsiniz, Almanya/Protestan, Dışındakilerden: Fransa Roman Katolik, İngiltere, Anglikan/Roman Katolik, İtalya-İspanya Roman Katolik, Avusturya roman Katolik, Polonya Roman Katolik’tir. Romanya/Bulgaristan/Rusya Ortodoks’tur. I. Ve II. Dünya Savaşı’nda Protestan Almanya (muhalif) yerini korumuştur. Konuya gelirsek: Rusya, Hristiyan olmasına karşılık, Ortodoks (Mezhepçe) “dünya devleti” iddiasına sahiptir. Ancak, Rusya’nın Dünya Devletliği Ne Avrupalıların, ne de Türkiye-İran’ın işine gelir. NATO'nun, Avrupalıların, kendilerini Rus/Amerika’ya karşı korumak için kurulduğu bilinir. Ancak, bugün birçok Varşova paktı üyesi NATO’ya geçtiği için bunun da anlamı sorgulanmaktadır. Özetle: İngiltere-Rusya (ve AB) ekonomik olarak zordadır. Bugün ekonomik ve teknoloji üretiminde yükselişe geçen, geçebildiği için ancak, şimdi Milli Mücadele’ye girişen bir Türkiye vardır. Son NATO rezaleti, (büyümemizin) hazımsızlığına en büyük kanıttır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 17.11.2017 17:09
Cevap :
Hocam verdiğiniz bilgiler tam oturmakta. Biliriz ki UK ne zaman hamle yapacağını iyi tahlil eder. Sayın Cengiz'in yorumuna verdiğim cevapta biraz açıkladım. May'in açıklaması o hamlenin bir göstergesi,ha keza AB den ayrılmaları da gerçi kurucu değildi onun için ayrıldı denmekte ise de günün çıkarları o zaman katılmasını bugün de ayrılmasını gerektiriyor. Zira AB yanlış politika izliyor. Rusya ekonomik krizinde Putin "altın" stokunu sürmeyi ve dolardan çıkma tehdidinde bulunduğunda Alman ve Fransız başkanları Moskova'ya koşa koşa gitmişlerdi.O kriz de olduğu gibi UK'nın ambargo söylemi ve uygulaması Kırım meselesinde de yarım bırakıldı.Yine AB'nin Almanya öncülüğünde izlediği "yanlış" orta doğu politikası da var. Bunlar "diplomasi cambazı" UK'yı uzaklaştıran en büyük etkilerdir.Saygılarımla   18.11.2017 9:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 371
Toplam yorum
: 503
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 774
Kayıt tarihi
: 14.02.09
 
 

Adalet önce kendimizde başlamalı ve haksızlıklar sorgulanmalı  ve hataların, afetlere dönüşmeden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster