Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1085
 

İnkilapçı değil inkılapçıyız...

Tam 79 yıl önce bugün 1 kasım 1928 yine yüce Türk Milleti için bir milattı. Bugün eger okuyup, yazabiliyorsak, bugün gelişmiş ülkeler seviyesindeysek, işte 79 yıl önce o büyük devrimlerden biriyle atıldı bunun temelleri. Ulu önder Atatürk devrimlerin en önemlisini gerçekleştirdi ve Türk harfleri kabul edildi. Atatürk, 9 Ağustos 1928 gecesi İstanbul'da Sarayburnu Parkı'nda düzenlenmiş bir şenlik sırasında, Harf Devrimini halka duyurdu. "Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Arkadaşlar, bizim güzel ahenkli, zengin lisanımız (dilimiz) yeni Türk harfleri ile kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulunduran, anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak mecburiyetindeyiz. Lisanımızı muhakkak anlamak istiyoruz. Bu yeni harflerle behemehal pek çabuk bir zamanda mükemmel bir surette anlaşacağız ki, Milletimizin yazısıyla kafasıyla bütün medeniyet aleminin yanında olduğunu gösterecektir. Vatandaşlar, yeni Türk harflerini çabuk öğreniniz. Bütün millete, kadına, erkeğe, köylüye, çobana, hamala, sandalcıya öğretiniz" demiştir.

Atatürk İlke ve İnkılapları İlköğretim ve Liselerde ve yüksek öğrenimde hangi fakültede olursanız olun mutlak suretle 1. sınıfta ders olarak okutuluyor. Ancak üzerinde önemle durmamız gerken konulardan biri de inkılap sözcüğü. Atatürk de bu konu üzerinde hassasiyetle durmuş ve inkılap yerine devrim kelimesinin kullanılmasını istemiş. Çünkü inkılap ve inkilap sözcükleri arapça kökenli bir sözcük olduğundan farklı anlamlar içermektedir.

İnkılap:Arapça kalbetmek kökünden meydana gelir. değiştirmek , dönüştürmek, devrim anlamına gelirken
İnkilap: kelp kökünden meydana gelir . kelp köpek, inkilap köpekleşmek demektir.

Bazı örümcek kafalıların Atatürk'ün devrimlerine neden üzerine basa basa İNKİLAP dediğini anlamak daha kolay olacaktır sanırım bu ayrıntıdan sonra.
Ve Atatürk özellikle İnkılap kelimesi yerine devrim kelimesinin kullanılmasını büyük bir hassasiyetle istemiştir.

Madem ki Türkiye de yaşıyoruz o zaman herkes , her Türk evladı Türkçe konuşup, Türkçe Okuyup , Türkçe yazacak demiş ATATÜRK.

Bu inkılabın dışında Atatürk bir de Geometri kitabı yazmıştır. Bundan belki de bir çogumuzun haberi yok. Hepimiz Atatürk'ün matematikle olan ilişkisini belki de adına Kemal ismini ekleyen matematik öğretmeni ile olan ilişkisi kadar tahmin ediyoruz. Oysa ki durum bundan çok daha öte tabii ki... Cumhuriyet' ten önceki matematik kitaplarına baktığınızda bir dünya arapça kelimeden oluştuğunu görürsünüz.

“Müsellesin sathı yatalay, dikeley zarbının müsavatına müsavidir.”

Bu cümleden ne anlıyorsunuz? Ben de ilk gördüğümde aval aval baktım tabii ki bu cümleye. Sonra 97'lik Atatürk çocuğu Selanik'li dedeme sorduğumda -ki o bile unutmuş artık arapça'yı, ki sıkı bir Atatürkçüydü. Allah rahmet eylesin- zor bela yanıtladı. "Üçgenin alanı , tabanı ile yüksekliğinin çarpımına eşittir" dedi. Vay be dedim. Biz ne kadar şanslıyız. Bir çırpıda anlayabiliyoruz. Tabii kim sayesinde ATATÜRK

Şimdilerde çok kolaylıkla anladığımız matematik ve geometri terimlerinin hepsini dilimize Ulu Önder'imiz kazandırmış. En azından artık mustatil, kutur, münharif, mecmü (dikdörtgen, çap, yamuk, toplam) gibi garip gurup kelimeler kullanmıyor Türkçe kelimelerle dilimize sahip çıkıyoruz. Türk Dil Kurumu'nun yapmış olduğu çalışmaları da saygı ile izliyoruz. Ve Türkçe ile ilgili yapılan gelişmeleri takip ediyoruz.

Son yıllarda radyo ve televizyonların hayatımıza çok yoğun bir şekilde girmesi, aile yaşantımızdan tutunda sosyal yaşantımıza kadar herşeyimize hakim olması da dilimizin bozulmasında çok önemli bir faktör. Her ne kadar bir televizyon programcısı olsam da bazı kanallardaki abuk sabuk yayınları izlemekten ve Türkçe'nin katledilmesinden son derece rahatsızım. Özellikle radyoların bu konuda tam bir canavar olduğunu düşünüyorum. Onun için artık işimi eve taşımıyor ve evde asla televizyon izlemiyorum. Zamanımı saygın topluluklarla ve Türkçesini iyi kullanan insanların bulunduğu platformlarda geçirmeye çalışıyorum. Blogger arkadaşları da burdan bir kez daha saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Şu ana kadar okuduğum tüm blog yazarlarını da Türkçe'yi doğru bir şekilde kullandıkları içinde ayrıca tebrik ediyorum.

Dilimize , alfabemize ve ATA'mızın İNKILAP'larına sahip çıkalım.

Mutlu günler...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Sezin; Evet Ulu Önder Atatürk sayesinde ilerlememize devam ediyoruz.Bunlardan bir taneside araç olarak dilimiz.Dilimize sahip çıkmalıyız.Ancak zaman zaman bizlerde Türkçe olmayan sözcükleri kullanabiliyoruz.Bunlara dikkat etmeli ve ettirmeliyiz.Dışarıdaki bir sürü mağaza vs adı özellikle büyük şehirlerde yabancı sözcüklerden oluşmakta.Halbuki Türk dilini koruma kanunu var.Ancak bu kanuna dahi bu şekilde açıkca muhalefet edilmekte,bunlara ruhsat veren resmi kurumlarda suç işlemekteler.Dilimize sahip çıkabilmek umudu ile sevgilerimle...

ERDEM AKBABA 
 08.12.2007 10:39
 

Teşekkürler.

sedataydın 
 17.11.2007 23:23
 

İşte bu yüzden ben Türkçe olarak "devrimciyiz" demeyi seçiyorum. Ayrıntıyı çok güzel yakalamışsınız ve iyi ki paylaşmışsınız. Teşekkür ediyorum. Saygılarımla.

Haluk Seki 
 02.11.2007 14:01
 

Latin harfe geçişimizin güzel bir olay olduğunu kanıtlamak için eski harfleri bu kadar kötülememiz gerekmiyor. Çünkü bugün onları kullanan dünyada pek çok insan var. Üstelik onlar bizden ekonomik ve kültürel olarak gerideler. Ama oralarda da 5-6 yaşında çocuklar bu harfleri çok rahat okuyup anlayabiliyorlar. Japonları düşünün, Çinlileri düşünün. Bugün bir milyar Çinli, Arap harflerinden çok daha zor ve karmaşık bir alfabeyi pekala çocuk yaşta okuyup öğrenebiliyor. Yani demek istediğim Latin harfine geçişimiz güzel ve yerinde bir olay. Ancak bunun için ille de Arapça harfleri küçümsememiz, onlardan yapılan kelimeleri katır kutur diye tarif etmemiz biraz haksızlık, insafsızlık olmuyor mu? Biz Türk milleti olarak, insan haklarına saygılı bir millet olarak, kimsenin diline kusur bulmayalım. Herkes kendi dilini, kültürünü sevsin, benimsesin. Biz daha rahat, kolay ve çağdaş dünya ile uyumlu bir alfabeye kavuştuğumuz için Atatürk'e minnet duyalım, yeter. Teşekkürler, selamlar...

Ahmet YILMAZ 
 02.11.2007 11:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1634
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

İzmir 1975 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi buca eğitim fak. biyoloji öğretmenliği mezunuyum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster