Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
530
 

İnönü'de buram buram siyaset kokuyor..

İnönü'de buram buram siyaset kokuyor..
 

İnönü Stadı tribünlerinde ilk yerimi aldığımda, 9 yaşındaydım. Eski açıktaydım, Beşiktaş-Konyaspor maçıydı, Seba'nın asker arkadaşı Walsh atmıştı golleri. O gün başlayan tribün serüvenim, 20 senedir bitmeyen bir yoğunlukla sürdü. Yağmurda, çamurda, en soğukta, en sıcakta vazgeçmedim o tribünlerde takımımı seyretmekten. Garip bir ruh halidir İnönü'de maç izlemek, zaman gelir maçtan koparsın, kendini avazın çıktığı kadar bağırırken bulursun. Sanki maç izlemeye değil de, o maçı iliklerine kadar yaşamaya gelmişsindir.. İnönü, gerçek bir mabettir, kutsal bir yerdir Beşiktaşlılar için.. Dünyanın en güzel şehrinin en güzel konumuna yerleşmiştir, ne kadar eski, ne kadar püskü , ne kadar antika olsa da, İnönü bir Kartal Yuvası'dır, Beşiktaş'lıların gözbebeğidir.

Yıllardır kangren olan stad yenileme konusu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün son Beşiktaş maçını İnönü'de izlemesiyle farklı bir boyut kazandı. Gül, ve devamında Erdoğan, tamamen tesadüfi bir şekilde seçime 5 kala Beşiktaş'ın stad projesine olur verdiler. Bugünkü gazetelere göre, Erdoğan, Başkan Demirören'e 'para sorununu çöz, gerisi olmus bil' demiş. Yani yıllardır Anıtlar Kurulu'ndan alınmaya çalışılan, ve alınamayan onay, Erdoğan'ın iki dudağının arasındaymış. Anıtlar Kurulu da kimmiş, bu ülkede Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan bile zamanı geldiğinde haddini bilmesi istenirken, Anıtlar'ın başındaki deneyimli kişiler mi bilecekmiş nereye ne inşaat yapılır? Beşiktaş yönetimi, yıllardır projeler hazırlayacağına, Gül ile Erdoğan'ı maça davet etseymiş, bir de üstüne kaşkol, izin tamammış. Bunu nasıl olmuş da düşünememişler hayret!!! Bu ülkede her şeyin olduğu gibi bunun da karar mercii Başbakan'mış.

Beşiktaş çok büyük bir camia, bu camianın desteğini almak, iktidar için tabii ki değerlidir. Bu ülkede her zaman sporla siyaset içiçe olmuştur, ama bu zamanki kadar cılkı çıkmamıştır hiçbir zaman. Sanki onay veren bir kurul yokmuş gibi, 'bana güven, gerisini merak etme sen'ler, belediyelerin şehrin futbol kulüplerinin sahibi gibi davranması/finansal destek sağlaması, devletin sahibi kendileriymiş gibi, devletin imkanlarını sonuna kadar çıkar sağlamak için ortaya saçmalar, futbolla siyasetin arasındaki organik bağı kuvvetlendirdi. Bunların hepsi, tabii ki bir oy potansiyelidir, ancak hiçbir taraftar oyunu stad projesini onaylıyor diye iktidar partisine vermez.

Evet şu kesin ki, Beşiktaş'a yeni ve modern bir stad gerek. Nostaljik olarak çok anılar barındırsa da, artık zamanın çok gerisinde kalmış. Girişleri çıkışları, koridorları, tuvaletleri, kapalı olmayan kısımları ile bu stadda maç izlemek keyifli olsa da çok yorucu bir şey. Çok güzel bir yere konumlanmış, eğer Anıtlar Kurulu'nun izin verdiği ölçüde stad yenilenirse, kesin olarak uluslararası maçlar için 1 numaralı aday olabileceği inancındayım.

Evimiz yeniden yapılmak için yıkıldığında, karşısına geçip hüngür hüngür ağlamıştım. Biliyordum ki o ev miadını doldurmuştu, ama yine de içimde biriktirdiğim anılar gözyaşı olarak çıkmıştı ortaya, her ne kadar daha konforlu bir evin bizim için hayırlı olacağını bilsem de. Şimdi de hissettiğim aynı, ne kadar iyi olacağını bilsem de, içimde bir burukluk var. Ne de olsa 'bizimkisi bir aşk hikayesi, siyah beyaz film gibi biraz'..


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 968
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

29 yaşındayım. İTÜ Tekstil Mühendisliği mezunuyum. Evliyim. Çocukluğumdan beri futbol gönüllüsüyüm. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster