Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kağan Bahadır Küçükalcan

http://blog.milliyet.com.tr/kaganbahadir

21 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
6054
 

İnönü'nün Karabekir'e yazdığı o mektup...

İnönü'nün Karabekir'e yazdığı o mektup...
 

Türk Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyetin ikinci adamı olarak lanse edilen, sürekli adı Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra anılan, adı “İkinci Adam” olarak konulmuş bir kişi vardır.

İsmet İnönü…

Bu yazıda paylaşılacaklar, “Her şeyi Atatürk mü yapmış, koca devleti o mu kurtarmış?” türü Atatürk’ü karalamaya yönelik sorulara tokat gibi bir yanıttır.

Evet… Her şeyi Atatürk düşünmüştür. Çünkü Atatürk, tam bağımsızlığı ve cumhuriyeti düşünürken Halide Edip, Rauf Orbay gibi ileride cumhuriyet yönetim biçiminin en yüksek kademelerine erişecek kimseler, Amerikan mandasını ve ordu ile hiçbir yol kat edemeyeceğimizi düşünüyorlardı.

Halide Edip, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy gibi isimlere eklenecek bir kişi var ki, o da Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü’dür.

Bu iddiamızın nedeni de İsmet İnönü’nün Türk Kurtuluş Savaşı başlamadan önce, henüz ortada bağımsızlık ve özgürlük tanımları yapılmaz iken Kazım Karabekir’e yazdığı mektubudur.

Mektubunda şöyle diyor İsmet İnönü;

Korkulur ki bütün Asya’yı eline geçirmiş olan İngilizler, yegane kabiliyeti harbiye ve ihtilaliyyesi olan Türkiye’yi elinde bulundurarak tamamen çürütüp mahvetmek isteyeceklerdir. Eğer Amerika’nın gelmesi suya düşerse, İngilizler için bugünkü taksim vziyetini tevsik etmekten (belgelemekten) başka yapılacak bir şey yok gibidir ki, İngilizlere diğerleri bu hususta muavenet (yardım) edecekler, muhalefet etmeyeceklerdir.

Eğer Anadolu’da halkın Amerikalıları herkese tercih ettikleri zemininde, Amerika milletine müracaat edilse pek ziyade faydası olacaktır, deniyor ki ben de tamamiyle bu kanaatteyim. Bütün memleketi parçalamadan Amerika’nın murakabesine tevdi etmek yaşayabilmek için yegane ehven çare gibidir…” (1)

İsmet İnönü, bu mektubunu “Duadan başka elimizden bir şey gelmez” diyerek bitiriyor.

Durum ortada…

Tam bağımsızlığı, Türk ulusunun özgür olmasını İsmet İnönü mü, Halide Edip mi yoksa Rauf beğ mi düşünmüş…

Yoksa Mustafa Kemal mi?

Sizi hala inandırmadıysam, şu anı ile yazımı bitireyim.

7/8 Temmuz gecesi sabaha karşı, Mustafa Kemal, Mazhar Müfit ve Süreyya Beylerle yaptığı görüşmede, konuşmaya başlamadan önce bir şart ileri sürer; “Defterin bu yaprağı kimseye gösterilmeyecek, görüşme, sonuna kadar mahrem kalacak, bir ben, bir Süreyya, bir de sen bileceksin. Şartım budur.” der ve devam eder; “Zaferden sonra şekli hükümet Cumhuriyet olacaktır. Buna size daha önce de bir sualiniz nedeniyle söylemiştim. Bu bir. İki; Padişah ve hanedan için zamanı gelince gereken işlem yapılacaktır. Üç; Tesettür kalkacaktır. Dört; Fes kalkacak, medeni milletler gibi şapka giyilecektir. Bu anda kalemi elinden düşüren Mazhar Müfit Kansu, Mustafa Kemal’e bakarak; “Darılma ama paşam sizin de hayalperest tarafınız var.” der. Mustafa Kemal; “Bunu zaman belirler.” diye cevaplandırır. Sen yaz der; Beş; Latin harfleri kabul edilecek.” Mazhar Müfit Kansu;” Paşam kafi, kafi, Cumhuriyet ilanını muaffak olalım da üst tarafı yeter.” diyerek yanlarından ayrılır. (2)

(1) Çetin Yetkin – Karşıdevrim

(2) Mazhar Müfit Kansu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2463
Kayıt tarihi
: 13.03.07
 
 

Kağan Bahadır Küçükalcan   Siyasi Tarih yazarı ve Türkçü düşünce adamı. 28 Aralık 1988'de Antalya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster